Medya:Öykü ÇETİN
Erkenden kalktım. İşe gitmek için hazırdım. Evden çıkıp hızlı adımlarla yürümeye başladım. Eve yakın olması benim için o kadar iyi olmuştu ki. Otobüs parası bile vermeyecektim bu benim için bir artıydı. Yüzümdeki gülümsemeyle restoran a geldim. İçeri girdiğimde Mehmet bey 'i gördüm. Yanıma geldi.
"İlk iş gününe geç kalmadın Öykü tebrik ederim" gülümsemesiyle bende gülümsedim.
"Hadi şimdi nereden sorumlu olduğunu söyleyeyim. Sen servis bölümünde çalışacaksın. Mutfakla hiçbir alakan yok sana getirecekler sende müşterilerimize servis yapacaksın!!"
"Bu çok basit bir iş" sorar gözlerle karşımda ki adama baktım.
"Hiç sanmıyorum Öykü. Bu iş düşündüğünden zor herkes bizim gibi değil unutma."
"Peki efendim." kafamı sallayarak gülümsedim.
"Şimdi aşağı kata in oradan sana kıyafet ayarlasınlar."
"Tamam efendim." deyip aşağı kata inmek için merdivenlere doğru yürüdüm. Aşağıya indiğimde benim yaşlarımda iki kişiyi konuşurken gördüm. Yanlarına doğru ilerledim.
"Merhaba ben yeni işe girdim ismim Öykü kıyafet için beni buraya gönderdiler. Yardımcı olur musunuz? Karşımda ki sarı saçlı olan kız bana döndü.
" Demek benim yerime alınan kız sensin. Senin yüzünden mutfağa gönderildim. Söylesene bana Öykü Mehmet bey'i nasıl etkiledin?" ağzım açık kızın söylediklerini sindirmeye çalıştım. Bu kız bana ne demek istiyor? Ne demek nasıl kandırdın ben Sürtük müyüm???
" Ne diyorsun sen bee!!! Doğru konuş seni parçalarım. " dedim
" Ne o zoruna mı gitti doğrular. Sen gelmeseydin hala salonda olcaktım. Senin yüzünden mutfağa gönderildim.!!!sesi yüksek çıkmıştı. Şaşkınlığımı hala üzerimden atamamışken Mehmet bey yanımıza geldi.
"Ne oluyor burda Gülşah"
"Hiçbirşey olmuyor Efendim Öykü ile tanışıyorduk." ağzım hala açıktı. Bu kız neden söylediği kelimeleri söylemiyordu.
"Neden bağrışıyordunuz o zaman?? İşinden olmak istemiyorsan akıllı dur Gülşah anladın mı? Yoksa gözünün yaşına bakmam koyarım kapıya!!!" adının Gülşah olduğunu öğrendiğim kız kafasını sallayarak yanımızdan uzaklaştı. Mehmet Bey diğer kıza dönüp
"Öykü ye kıyafet ver Ülkü!!! "
" Peki efendim"dedi.
"Gel benimle Öykü" isminin Ülkü olduğunu öğrendiğim kızı takip ettim. Bir depoya girdik.
"Kaç beden giyiniyorsun Öykü?"
"36" Etrafta biraz araştırma yapıp paketlenmiş kıyafetleri bana uzattı.
"Al bakalım 36" gülümsedi. Bende ona tebessüm ettim.
"Teşekkür ederim"
"Bu arada tanıştığıma memnun oldum Öykü" gülümsedi.
"Bende memnun oldum Ülkü" gülümsedim.
"Sen Gülşah'a bakma aslında iyi kızdır. Ama nasıl desem biraz hırslı!! Sen geldiğin için Mehmet bey onu mutfağa yolladı. Niye yollandığını seni görünce anladım zaten. Gülşahta anlamış olcak ki sana bulaştı." dediklerinden pek bişey anlamamıştım.
"Nasıl yani neden ben direk mutfakta başlamadım. Onun yerine beni koydular."
"Bak canım salona herkesi koymazlar. Orada özel misafirler ağırlanır. Gülşah önündeki herkesi alt edip bir şekide salona girdi. Amacı zengin insanlara yakın olup kendini göstermek. Kısaca zengin koca arıyor. Birkaç kez buranın sahibinden azar işitti. Özür falan diledi bir şekilde kaldı. Onun yerine birinin alınacağını tahmin ediyordum zaten. Sende onun tam tersisin kibar saygılı ve çok hanım duruyorsun!! Sanırım o yüzden Mehmet bey seni onun yerine aldı. Ama şunu diyeyim Gülşah 'a dikkat et senden önce birkaç kişinin işten çıkmasına yol açtı. Nasıl oluyor anlamıyorum ama bir şekilde bütün işlerden sıyrılıyor. "dediklerine çok şaşırmıştım. Bu kız çok tehlikeli ondan uzak durmam gerekiyor işimden olusam çok zor durumda kalırdım. Onun için dikkatli olacaktım.
" Teşekkür ederim anlattıların için dikkatli olacağıma emin olabilirsin . " gülümsedim.
" Her neyse hadi giyinme odasına gidelim üstüne değiştir yoksa geç kalacaksın!!"
Onu takip ederek giyinme odasına girdim. Üstüme giyeceğim kıyafetlere baktım üstümü çıkartıp verilen kıyafetleri giydim. Oldukça kısa gri bir etek üzerine beyaz gömlek ve onun üzerine etekle aynı kumaştan mini bir yelek üstümü giyinip saçlarımı at kuyruğu yapıp aynada son kez kendime bakıp yukarı çıktım.
Sabah erkenden gelen birkaç iş adamına kahvaltı servis etmiştim hiç bir sorun çıkmamıştı. Beklediğimden iyi gidiyordu işlerim. Sakarlık yapacağım diye çok korkuyordum ama şükür hiçbir sakarlık yapmamıştım. Öğlene doğru biraz yoğun olmuştu salon ama Mehmet Bey Ülkü 'yü yardıma göndermişti. Restoran biraz sakinleşmişti ki Mehmet Bey yanımıza geldi
"Kızlar hadi restoran sakinken gidip yemeğinizi yiyin." Kafamızı sallayıp Ülkü ile mutfağa doğru ilerledik. İçeri girdiğimde Gülşah' ın bakışları beni rahatsız etsede aldırış etmedim. Elimize aldığımız tabaklara bir kaç birşey koyup masaya oturduk.
"Öykü sen takılma ona boşver hadi yemeğimizi yiyelim. "gülümsedim ve yemeğimi yemeye başladım. Ara sıra Gülşah'ın olduğu tarafa bakıyordum. Her baktığımda öldürecek gibi bana bakıyordu. Yemeğimi bitirip tabağımı tezgaha bırakıp mutfaktan çıktım. İşe başlamadan önce lavaboya gitmeye karar verdim. İçeri girdim musluğu açıp yüzümü yıkadım. Ellerimle kenardan çıkan birkaç saç telimi kulağımın arkasına attım.Tam kapıdan çıkacaktım ki kapı açıldı. İçeri giren Gülşah kolumu tutup beni duvara yasladı.
"Bana bak kızım!!! Burada çok çalışacağını düşünüyorsan yanılıyorsun!!! En kısa zaman da burdan kovulacaksın ve ben salona geri döneceğim!! Onun için kendini buraya alıştırma yoksa çok üzülürsün.!!" Elleri kolumu o kadar çok sıkıyordu ki canım acımaya başlamıştı.
"Bırak kolumuuuu!!!!" yüksek çıkan sesimle kolumu ellerinin aradından kurtardım.
"Bana bak Gülşah!!!! BENDEN UZAK DUR!!! Asla bu işten kovulmayacağım ve salondan çıkmayacağım. Elinden geleni ardına koyma." omzuna vurarak lavabodan çıktım. Acıyan koluma baktım.kesin morarıcaktı. Manyak kız çok fena sıkmıştı. Sakinleşmeye çalıştım. Derin bir nefes alıp salona doğru ilerledim.
İş çıkış saatimiz geldiğinde giyinme odasına indim. Çıkardığım kıyafleri bana verilen dolabıma koydum. Kendi kıyafetlerimi çıkardım üstüme giydim. O sırada içeri giren Gülşah ile bakıştık. Hiç birşey demeden çantamı alıp çıktım.
Eve doğru yürümeye başladım. Biraz yorulmuştum ama genel olarak ilk iş günüm çok güzel geçmişti. Bir kaç sorun canımı sıkmıştı ama yinede pes etmeyecektim. Cebimden telefonumu çıkarıp Seçil 'i aradım.
"Alo ne yapıyorsun kuzum. Sen beni unuttun varyaa..'" Seçil'in karşıdan kahkahasını duyunca bende kahkaha attım.
"Seni hiç unutur muyum kızım yaa? Dersler, finaller derken mahvoldum. Evden okul okuldan ev çok sıkıldım valla ee sen ne yapıyorsun?"
"Bende işten çıktım eve gidiyorum" ne güzel bir his insanın işinin olması kendi kendime gülümsedim.
"Neeeeeeee!!!!! İş buldun mu? Çok sevindim yaaa" telefonu kulağımdan uzaklaştırdım.
"Kızım az yavaş ya kulağım sağır oldu" canım arkadaşım çok sevinmişti.
"Nerde başladın canım işe hadi anlat detayları." heyecanla sorduğu soruya cevap verdim.
"Alışveriş merkezinin yanındaki büyük restoran da canım.Salonunda servis yapıyorum"
"İnanmıyorum kızım orası çok lüks!!! Bütün zenginler orda yemek yiyor!!! Zenginlerin içine karıştın desene" gülmeye başladı.
"Farkındaysan Seçilcim ben servislerini yapıyorum bir nevi hizmetçi.. Hem banane canım zengin iş adamlarından ben işime bakarım." güldüm.
"Kızım fena mı olur zengin bir koca bulsannn!!!!" saçmalamaya başlamıştı canım arkadaşım.
"Neyse Seçil sen şaçmalamaya başladın ben kapatıyorum." dedim.
"Tamam yaa kızma buluşalım bir ara çok özledim."
"Tamam canım buluşalım. Öpüyorum seni." öpücük attım telefondan.
"Bende öptüm canım" telefonu kapattım. Sokağıma girmiştim bile. Eve girip kapıyı kapattım. Hemen üstümü çıkarıp banyoya koştum. Kısa bir duştan sonra çıktım. Pembe bornozuma sarılıp odama geçtim. Dolaptan aldığım mavi pijamalarımı üzerime giydim. Saçlarımı taradım ve kuruttum. Ev topuzu yaptığım şaçlarımla mutfağa girdim. Açıkmıştım ama ne yiyeceğim konusunda bir fikrim yoktu. Buzdolabının önünde bir süre bekleyip kapağı geri kapattım. Makarna yapmaya karar verdim. Tencereye suyu koyup ocağa koydum. Bir süre sonra kaynayan suya makarna koydum tuzunu atıp karıştırdım. Kaşığı tezgaha bırakıp dolabın kapağını açtım. Bir biber bir domates aldım. İkisini de yıkadıktan sonra doğrama tahtasını elime aldım önce biberi doğradım. Dolaptan bir tabak çıkarıp doğradığım biberleri tabağa koydum. Domatesin kabuklarını soyup doğramaya başladım.
Makarnam pişmişti. Altını kapatıp dolaptan bir tabak aldım. Makarnamı koydum ve bir tepsi çıkardım. Dolaptan aldığım meyve suyunuda tepsiye koyup salona geçtim. Elimdeki tepsiyi sehbaya bıraktım. Televizyonu açıp kumandayı elime aldım. Kanalları gezerken bir film dikkatimi çekti. Kumandayı bırakıp tepsiyi önüme çektim.
Film bittiğinde saate baktım 21:41 olmuştu. Sabah altıda kalktığımı düşünürsek uykumun gelmesi normal. Televizyonu kapatıp odama gittim. Yatağıma oturup alarm kurdum. Yorgamı açıp yatağıma yattım. Gözleri mi kapatınca aklıma birden Uras geldi. Neden aklıma geldiğini anlayamamıştım ama bu çok hoşuma gitmişti. Kendi kendime gülüp durdum. Adam benden bihaber ama ben onu düşünüyorum. Kokusu aklıma gelince gözlerimi kapatıp derin nefes aldım. Bu bile kendimi çok iyi hissettiriyordu.
"ALLAH'ım bir kere de daha göreyim ne olur!!" dediğim şeyle kahkaha attım.
"Görsen ne olacak Öykü o sana bakar mı? Hem sana kötü davrandığı günü unutma!! "
Düşüncelerime son verip gözlerimi kapattım..
Uras TÜRKOĞLU
Gördüğüm rüyadan sonra iki gün geçmişti. Hala rüyama o kızın neden gördüğüme anlam veremezken, her dakika o kızı düşünüyordum. Bu garip duyguyu benimseyememiştim. Düşüncelerimi kafamdan sildim ve kahvemden bir yudum aldım.
Dün Mehmet Han SAYGIN'ın da girdiği ihaleyi kazanmıştım. Keyfim oldukça yerindeydi ve keyfimi kaçıracak düşüncelerin içine girmek istemiyordum. Kapının çalınma sesiyle yerimde doğruldum.
"Gir". Kapı açıldığında Emir kafasını uzattı.
"Gel Emir" kafasını salladı ve içeri girip karşımda durdu. Bir sorun olmadığı taktirde Emir'in odama gelmeyeceğini biliyordum. Ellerini önünde birleştirip bana baktığında, arkama yaslandım ve oturmasını işaret ettim. Oturduktan sonra beklemeden konuşmaya başladı.
"Abi SAYGIN 'ı dediğin gibi takip ettim. İhaleyi kaybettikten sonra şirketten çıktı. Sonrasında sinir krizi geçirdi diyebilirim. Bir kaç adamını tartaklayıp arabasına bindi. Bende takibe devam ettiğimde evine gittiğini gördüm. Öfkeli bir şekilde arabasından indiğinde onun evde çok durmayacağını düşündüm ve kapısında beklemeye başladım. Yaklaşık bir saat sonra tahmin ettiğim gibi elinde bir çantayla dışarı çıktı. Peşinden gittiğimde, hava alanına girdiğini gördüm. Sanırım İtalya' ya kardeşinin yanına gitti. İşi garantiye almak içinde uçak kalkana kadar bekledim. Gittiğinden emin olduktan sonra da bara gittim. Şu kapıda ki koruma işini hallettim.
Dediğin gibi kapıya iki koruma daha alındı abi. " başımı salladım. Keyifli bir şekilde konuşmaya başladım.
"Şerefsizin İstanbul 'u terketmesi güzel olmuş. Kulağın açık olsun Emir geri geldiği zaman ilk benim haberim olacak. "
" Emrin olur abi. " dedikten sonra elimle gitmesini işaret ettim. Emir yerinden kalktı ve dediğimi yapıp odadan çıktı. Bu şehri terketmesi iyi olmuştu. Gözlerimi kıstım ve içimdeki öfkeyi dışarı vurdum.
' Senin bittiğini görmeden bana ölmek haram SAYGIN. '
O da babası gibiydi benim gözümde, Yıllar önce kendime verdiğim sözü tutacaktım. Nasıl ki babası benim hayatımı bitirdi bende ondan kalanları oğluna yedirmeyecektim. SAYGIN 'ın dibe vurduğunu görmek en büyük arzumdu.
"Elinde ne var ne yoksa satacak duruma getirmezsem bana da TÜRKOĞLU demesinler." dedikten sonra ceketimi alıp odadan çıktım. Odadan çıktığımda masasında oturan Pınar' a döndüm.
"Uçağım kaçta?"
"Akşam 9 'da efendim."kafamı sallayıp asansöre doğru yürüdüm. Şirketten çıkıp eve doğru arabayı sürdüm. Cebimden sigara çıkarıp yaktım. Işıklarda bekleyen arkası dönük bir kız gördüm. Elimdeki sigarayı yere attım. Kumral saçlı kız garson kız mıydı? Arabadan inip omzuna dokundum.Arkasını dönen kız bana baktı.
" Kimsin??"
"Pardon ben birine benzettim."arkamı dönüp arabaya yürüdüm.
"Heyyy!! Sen Uras TÜRKOĞLU değil misin?"
Hiçbirşey demeden arabaya bindim arkada kornaya basanları görünce sinirlendim. Hızla gaza bastım. Direksiyona sertçe vurmaya başladım. Neden inmiştim ki araban ne bekliyordum!! O kızsa ne olacaktı?? Bu kız bana ne yapmıştı?? Neden aklımdan çıkmıyor, rüyalarıma giriyor?? Tekrar direksiyona vurmaya başladım.
"Allah kahretsin!! " diye bağırmaya başladım. Yurdışından dönünce bu kızı araştırmaya karar verdim. Aklımda onca düşünce vardı. Şu saatten sonra ne olacaksa olsun!!
Eve geldim.Odama çıkıp üzerimdekileri yatağın üstüne attım.Duş almak için banyoya girdim. Soğuk suyu açtım. O kadar iyi gelmişti ki!! Gözlerimmi kapatıp bir süre suyun altında kaldım. Banyodan çıkıp giyinme odasına geçtim. Koyu siyah kot pantolon üzerinede siyah ince bir kazak aldım çekmeceden boxser aldım. Üzerimi giydikten sonra aşağıya inip yardımcıya seslendim.Kaşlarımı çatarak konuşmaya başladım.
"Yukarı çık 10 gün yokum çanta mı hazırla!!
"Peki efendim" kafamı sallayıp koltuğa oturdum. Televizyonu açıp haber kanallarında gezinmeye başladım. Bir kanalda durdum habere odaklandım. O sırada merdivenlerden yardımcı kadın indi.
"Efendim yemeğiniz hazır. Arzu ederseniz masayı hazırlayayım?" . Kolumdaki saate baktığımda 19:37 olduğunu gördüm.
"Hızlı ol"
"Peki efendim"
15 dakika sonra
"Efendim herşey hazır" kafamı salladım. Ayağa kalkıp masaya doğru yürüdüm. Yemeğimi yedikten sonra Emir'i aradım.
"Emir eve gel odamdan çanta mı al. Sonra beni Hava Alanına bırak!!" cevap vermesini beklemeden telefonu kapattım. Ayağa kalkıp kabanımı giydim. Dışarı çıkıp sigara yaktım. Sigaram bitince Emir yanıma geldi.
"Abi araba hazır" kafamı sallayıp arabaya doğru yürüdüm.
Araba ilerlerken kısık çalan şarkının sözlerini dinlemeye başladım.
"Sesini aç Emir" aynadan yüzüme bakan Emir şaşırmıştı. Birşey demeden sesini açtı.
Göresim var Özledim bee
Ölesim var gözlerinde
Bir an dar gelir bütün dünya özlemimden.
Garson kız... Neden hep aklımdasın!!! Ne yaptın bana neden seni görmek istiyorum. Neden arkamda birini birakıp gidiyor muşum gibi hissediyorum?? Bana ne oluyor böyle... İçim daralıyor nefes alamıyor gibi hissediyorum. Ben koskoca Uras TÜRKOĞLU ilk defa böyle hissediyorum. Camı açtım içime derin bir nefes çektim. Aynadan bana bakan Emir le göz göze geldik.
"Abi bir sıkıntı mı var? Arabayı durdurmamı ister misin?" aynadan yüzüme bakıyordu.
"Hayır devam et"
Ben kendim bile bilmiyorum ki ne olduğunu Emir'e ne söylecektim ki. Gözlerimi kapattım. Yüzü gözlerimin önüne geldi. Gülümsedim. Rüyamda bana söylediği kelime aklıma geldi.
'Uras beni bırakma ne olur'
"Söz veriyorum garson kız seni bulacağım.." fısıltı ile söylediğim cümleyle gözlerimi açtım.
"Efendim abi birşey mi dedin?"
"Yok birşey Emir ne kadar kaldı yolumuz?"
"5 dakika abi" kafamı salladım. Bir an önce işlerimi halledip dönecektim. Garson kızı bulacaktım!!
Ya bulunca ne olacak? Ne diyeceksin Uras TÜRKOĞLU.. Gücünle paranla herşeye sahip oluyorsun da o kız a??? Kalbini mi isteyeceksin!!! Yada sen herkese kapattığın kalbini o kıza mı açacaksın? Ya da çoktan açtında haberin mi yok!!! Aklımdaki düşünceler nefesimi kesiyordu. Bu nasıl birşey!! Yoksa AŞK bu mu? AŞK'a inanmayan ben Aşık olmaya mı başladım...
"Abi geldik" gözlerimi açıp dışarıya baktım.Ellerimi yüzüme götürüp derin bir nefes alıp araban indim. Beni bekleyen uçağa doğru yürüdüm.
"Hoşgeldiniz Uras Bey" kafamı salladım. Uçağa binip oturdum. Bir süre sonra uçak havalandı. Hostes yanıma gelip
"Uras Bey arzu ettiğiniz birşey var mı?"
"Viski"
"Peki efendim" elinde bir şişe ve bardakla gelen hostes servisimi yaparken aklıma yine o geldi.
"Servis yapma bırak ben hallederim yanlız bırak beni!!" kafasını sallayıp yanımdan uzaklaştı. Kristal bardağa viskimi koydum. Bir dikişte bitirdim. İçim hala yanıyor ve hiçbirşey geçirmiyor. Kafamı toplamakta o kadar zorlanıyordum ki. Bu kafayla nasıl toplantılara girecektim ben. Ne olduysa o sandığım kızı görünce oldu. O zaman o kızı görmek istemiştim. Garson kız olsun istemiştim.. 3 buçuk saat sonra Dubai ye iniş yaptık. Uçaktan inip beni bekleyen arabaya bindim.
Şöför'e baktım.
"Eve" kafasını olumlu anlamda sallayıp arabayı çalıştırdı.
"Yarın saat dokuzda kapıda ol. Şirkete sen götüreceksin."
"Peki efendim"
Evin önünde durunca kapımı açan adam
"Hoş geldiniz efendim"yüzüne bakıp kafamı salladım eve doğru yürüdüm.
Kapıyı açan kadın gülümsemesiyle
"Welcome sir" (Hoş geldiniz efendim)
"Is my room ready?" (Odam hazır mı?)
"Yes, sir.(Evet efendim) kafamı sallayıp merdivenlerden yukarı çıktım. Duş aldıktan sonra yatağıma yattım. Ellerimi kafamın altına koyup sırt üstü yattım.
'ACABA BENİM SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ SENDE BENİ DÜŞÜNÜYOR MUSUN? ADINI BİLE BİLMEDİĞİM MAVİ GÖZLÜ GARSON KIZ."
UMARIM BEĞENİRSİNİZ☺️