Medya :Uras TÜRKOĞLU
Kısa bir duşun ardından banyodan çıktım. Giyinme odasına girip siyah bir takım elbise aldım. İçine beyaz bir gömlek seçip yatağımın üstüne bıraktım. Üstümü giyip odamdan çıktım. Bugün yılbaşı ve yatımda bir organizasyon düzenlemiştim.Merdivenlerden indim, kapıyı açtığımda Emir hızla yanıma geldi.
"Abi araba hazır".
Kafamı salladım. Arabaya doğru yürüdüm. Arabaya binip hızlıca gaza bastım. Emir ve yanındaki iki adamım arkadaki arabayla beni takip ediyorlardı. 20 dakika sonra Marinaya giriş yaptım. Yanıma gelen adama anahtarı verip yata doğru ilerledim. İçeriye girdiğimde herkes ayağa kalktı. Sert yüz ifademle hepsine kafamı salladım. Yanıma gelen birkaç insanın hoşbeşinden sonra benim için hazırlanan masaya ilerledim. Önüme viski konulduğunda kafamı kaldırdım. Kumral saçlı beyaz tenli yirmili yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim garson güzel kızdı.
Ellerinin titrediğini fark ettiğim kız önce gözlerini kapattı sonra derin bir nefes çekti içine. Yüzüne anlayamadığım bir şekide baktım. Neyi koklamıştı bu?? Sonra hiçbirşey demeden hızlıca yanımdan uzaklaşmıştı. Göz hapsine aldığım kız gözden kaybolunca müdüre baktım. Hızlıca yanıma geldi.
"Efendim bir arzunuz mu var?"
"Benimle ilgilenen biri yok mu?Her içkim bittiğinde gözlerim seni mi arayacak LANNN!!!" sert bir sesle söylediğim cümle adamı titretmişti.
"Efendim hemen birini gönderiyorum" yanımdan uzaklaştı karşımdaki diğer garson kızla konuşup bişeyler anlattı
Az önce ki garson kız tekrar yanıma geldi. Boşalan viski bardağımı önümden aldı. Yerine bir kadeh bıraktı.
"Bu ne?? dediğimde afallamış bir şekilde cevap verdi.
" Efendim kırmızı şarap"duyduğum şeyle şaşırdım. Benimle dalga mı geçiyordu bu kız.. Sinirlendim hızlıca ayağa kalktım. Kadehi elime aldım yere attım.
"BEN ŞARAP SEVMEM!!! dedim. Sinirden ellerimi yumruk yapmıştım. Ben buraya gelmeden önce bunları uyarmamışlar mıydı? Garson kıza baktığımda olduğu yerde durmuş cevap verden titrediğini gördüm.Öfkemi kontrol altına almaya çalışıyordum. O sırada Emre denen dangalak yanımıza geldi.
"Uras Bey çok özür dilerim efendim ben hemen hallediyorum."
Garson kızla yanımdan uzaklaştılar.Tekrar masaya oturdum. Ağız tadıyla içemediğim içkimi bekledim. Etrafıma bakarken az önce ki garson kızın bana doğru yürüdüğünü gördüm. Elinde hiçbirşey yoktu. Kendi yerimde ağzımlamı isteyecektim lan siparişlerimi!!!. Garson kız karşımda kafası eğik bir şekilde konuşmaya başladı.
"Efendim özür dilerim. B-ben bilmiyordum."
Tepki vermeden yüzüne baktım. Bir süre sonra cevap alamadığı için kafasını kaldırıp yüzüme baktı. Karşımda mavilerini görünce kimsenin gözümün içine bakmaya cesaret edemeyip bu kızın bakması beni şaşırtmıştı. Ne o yoksa benden cevap mı bekliyordu??? Hızlıca başını tekrar eğdi.
"Bana viski getir HEMEN!!! Sesim yüksek çıkmış olcak ki karşımda sıçradığını gördüm.
" Peki efendim. "sesi çok kısık çıkmıştı. Sanırım benden korkuyordu. Bütün dünya beni tanırken bu kız beni tanımıyor muydu acaba?? Ama tanımaması imkansız kesin bu da diğer SÜRTÜKlerden farklı bu yolu deniyordu. Bütün kadınlar zengin koca avında. Hiç kimseye inanmayacaktım. Hayatıma kimseyi sokmayacaktım.!!!
" Buyrun efendim" duyduğum sözle tekrar suratına baktım. Getirdiği viskiyi tek yudumda içtim. İğrenerek karşımdaki kıza baktım. Hızlı adımlarla oradan çıktım.
Dışarıya çıktığımda soğuk hava yüzüme çarptı.Sakinleşmek için derin bir nefes aldım. Sinirim her dakika daha da arttı. 'Kadınlardan nefret ediyorum' diye mırıldanarak arabama doğru ilerledim.
Arabaya binerek marinadan çıktım. Ceketimin cebindeki sigara paketinden bir tane sigara aldım. Dudaklarıma götürüp yaktım. Dumanını içime çekerken gördüğüm mavi gözleri düşündüm. Olan bütün olumsuzluklara ragmen neden ordan gitmemişti!! . Başka birisi çekip giderdi. Bu Kız neden gitmemişti.Kötü davrandığımın farkındaydım. Gurursuz davranması beni daha da öfkelendirdi. Paraya mı ihtiyacı vardı yoksa?Bu söylediğime kahkaha attım. Kimin paraya ihtiyacı yoktu ki. O kızda hayatını zengin koca bularak garantiye almak istiyordu kesin. Ama ben bu oyunlara asla gelmem. Aklı sıra saf masum kız ayağına yatıp beni etkileyeceğini düşünüyor. İlk masaya geldiği zaman anlamam lazımdı. Dikkatimi çekmek için derin nefes almıştı. Sanki kokuma çeker gibiydi. Sinirlendim ve direksiyona vurmaya başladım.
'Allah kahretsin!! Nefret ediyorum kadınlardan'
Birde AŞK varmış. Kendi kendime gülmeye başladım. Her girdiğim ortamda bu tarz kadınlar yüzünden bıkmıştım. Bir kadın asla kendini rezil etmemeli ayaklarının üstünde durmalı sürtük gibi zengin koca avına çıkmaması lazım!! Telefonumun sesiyle elimi cebime attım.
"SÖYLE!!"
"Abi rahatsız ediyorum ama barda kavga çıktı.Bilmek istersin diye düşündüm. " dediğiyle kaşlarımı çattım. Birşey demeden telefonu kapattım. Marinadan çıkınca bara doğru sürdüğüm arabanın hızını daha da arttırdım. Beş dakika sonra bar ın önüne geldim. Ani fren yaparak arabayı durdurdum. İçeri girdiğimde herkes bana bakıyordu. Gözüm yerde yatan adamlara kaydı. Kafasına silah dayanan iki adam yere yatıyordu.Bardaki diğer insanlarda onlara bakıyor. Gözleri beni bulunca öfkeli ses tonumla bağırdım.
" Benim mekanımda olay çıkaran Sikik beyinliler demek sizsiniz!!!"
"Abi özür dileriz affet abi alkolü fazla kaçırınca hem, hem biz barıştık abii" karşımda titreyen iki adama baktım.Önce kavga etmişler şimdi barıştık abi ayağına yatıyorlar. Madem korkuyorlar benden ne bok yemeye kavga ediyorlar.
"KESİN LAN SESİNİZİ!!!" yakasından tuttuğum adamı ayağa kaldırdım. Burnuna kafa attım yere yığılan adamın üstüne yürümeye başladım. Hızımı alamadım adamı yumruklamaya başladım. Yüzü kanlar içinde kalan adam daha fazla dayanamayarak bayıldı.
"Şimdi gelelim sana!!!
" Abi yalvarırım yapma"
"Ulan itt!! Kavga ederken sonunun böyle olacağını bilmiyor muydun?" yakasından tuttuğum gibi duvara fırlattım. Yere düşen adama yaklaştım iki yakasından tutup tek yumrukla adamı bayılttım.
"Şimdi bu şerefsizleri atın kapıya!! Arkama bakmadan yukarı çıktım.
Olay çıkaran şerefsizler dışarı atıldıktan sonra müzik tekrar çalmaya başladı. Lobi ye çıkıp viski istedim. Sessizce oturup içtim. Bu nasıl bir gündü. Adam akıllı içememiştim. Aklıma garson kız gelince elimdeki bardağı kapıya doğru attım. Ellerimi saçlarımın arasına götürdüm ve hafifçe çektim. Neden bu kadar takılmıştım o kıza!!! Neden aklıma sürekli o kız geliyordu? Sinirle bağırıp lobiden çıktım.
ÖYKÜ ÇETİN
Öğlen e kadar uyumuştum.Dün gece çok yoruldum. Sabaha yakın uyuduğum için öğlene kadar yatmıştım. Sonra yemek için bişeyler hazırladım. Yemeğimi yerken dün ki yaşadığım olayları düşündüm. Nasıl bir geceydi yaa.. Aklıma dün akşam ki adam geldi. Çok yakışıklı bir o kadar da itici. Kendisini ne sanıyordu acaba?Kendini herkesten üstün gören bir hali vardı. Bir insan neden kendini herkesten üstün görür ki. Güzelce konuşabilirdi. Ben içmiyorum hanımefendi!! viski getirmisiniz hanımefendi!! bu kelimeleri kullanabilirdi. Onun yüzünde Emre Bey den bi ton azar işitmiştim. Allahtan sonra gittide rahatça işime devam ettim.Yemeğimi bitirip masadan kalktım küçük beyaz mutfağıma doğru yürüdüm elimdekileri tezgaha bıraktım önce kahve yapmak için sıcak su koydum. Ardından mutfaktaki bulaşıkları yıkamaya başladım. İşimi bitirdim sonra ellerimi pembe mutfak havlusuyla kurulayıp hazır olan kahve mi alarak televizyonun karşısındaki koltuğa oturdum. Kahvemden bir yudum alırken Seçil'i aradım.
"Alo Seçil ne yapıyorsun?"
"İyiyim canım Ayşegül ile dışarı çıktık. Geziyoruz sen ne yapıyorsun?Aslında seni de arayacaktım ama Ayşegül dün çok yorulduğunu söyledi.Uyuyorsundur diye kıyamadım. Malum sen çalışmaya alışık değilsin"
"Bende iyiyim canım..Evet çok yoruldum. Öğlene kadar uyumuşum. İşiniz yoksa bana gelsenize hem Ayşegül'e teşekkür etmiş olurum."
"Olur canım sen çay koy biz pastaneden birşeyler alıp gelelim olur mu?"
"Tamam canım bekliyorum"
"Görüşürüz kuzum"
"Görüşürüz." telefonu kapattım.
Elimde ki fincanı sehpaya koyup hızla mutfağa ilerledim. Üst dolaptaki çaydanlığı aldım içine su doldurup ocağa koydum.
Salona geçtiğimde televizyonu açmaya karar verdim. Büyük uğraşlar sonunda kumandayı bulup müzik kanallarında gezinmeye başladım. Bir kanalda durdum. En sevdiğim şarkılardan biri çalıyordu. Sesini biraz açtıktan sonra dinlemeye başladım.
Ne kadar güzel bir şarkı...
Öyle sarhoş olsam kiiii birdaha ayılmasam..
Herşey bir rüya olsa unutarak uyansam. (Ailem yanımda olsa..)
Öyle sarhoş olsam ki bir an seni unutsam..
Unutsam bugünleri yarınları unutsam.. (Aklıma dön gördüğüm adının Uras olduğunu öğrendiğim adam geldi. Neden şimdi aklıma gelmişti ki.)
Aklıma gelen şeye gülümsedim. Ne kadar korktuysa beni şarkı dinlerken bile aklıma geliyordu. Oturduğum yerden kalktım mutfağa gittim çay kaynamıştı. Hemen altını kıstım çayı demledikten sonra musluğu açtım çaydanlığın altına biraz su koyduktan sonra tekrar ocağa koydum. O sırada zil çaldı ve kapıya doğru yürüdüm.
"Hoşgeldiz" yüzümdeki gülümsemeyle onlara sarıldım.
"Hoşbulduk canım"
"Hoşbulduk Öykü"
"Hadi içeri geçin donmuşsunuz!! "
"Sorma Öykü çok soğuk ya.."
"Şimdi çayınızı koyarım ısınırız. " Seçil'in yanağından bir makas aldım.
Kızlarla birlikte mutfağa geçtik. Ayşegül ile Seçil mutfak masasına geçip oturken bende çay bardaklarını hazırlamaya başladım.
"Ne kadar çok şey almışsınız ya niye zahmet ettiniz." mahçup bir ifadeyle kızlara döndüm.
Ayşegül konuşmaya başladı...
"Ne zahmeti canım hepbirlikte yeriz işte" gülümsemesiyle bende gülümsedim. Dolabın kapağını açtım. Üzerinde minik kelebekler olan servis tabağını aldım aldıklarını koymaya başladım. Seçil de hazırladığım bardaklara çay doldurdu. Hep birlikte salona geçtik elimizdekilere sehpaya bırakıp konuşmaya başladık.
"Ne güzel yaptın Öykü yaa iyi ki bizi çağırdın." Seçil e sarıldım.
"İyi ki geldiniz hep gelin böyle." dedim. Ayşegül 'ün üzgün bir şekilde bize baktığını gördüm. Ne olduğunu anlamadan konuşmaya başladı.
"Aaa kıskandım yaaa.. Ya banada sarılın yada ayrılın." dudaklarını büzüp konuşması çok tatlıydı. Hep birlikte kahkaha attık. Yanımıza geldi bize sarıldı. Ayşegül 'ü yeni tanıdım ama çok sevmiştim. Bundan sonra hep görüşecektik anlaşılan. Birbirimizden ayrıldıktan sonra
Ayşegül :
"Öykü bişey soracağım."
"Sor canım"
"Dün Emre bey neden sana kızdı." Yine gelmişti o adam aklıma onun yüzünden Emre bey den azar işitmiştim. Dün olan olayları kızlara anlatmaya başladım. Her dediğim kelimeye şaşırdılar.
"İşte böyle kızlar."
"Ay iyi ki dün ben ilgilenmedim Uras Bey le yoksa senin gibi sabırlı olamazdım.Herşeyi berbat ederdim. Sonra da arkama bakmadan kaçardım ordan" Normal şartlar altında olsaydım bende öyle yapardım kesin!!
"Çalışmam gerekiyor canım mecburum eğer tepki verseydim paramı alamazdım."
"Anladım canım sende haklısın." kafamı salladım. Sonra o adamı tanıyıp tanımadığını Ayşegül'e sormak istedim.
"Ayşegül sen o adamı tanıyor musun?" dedim.
"Ne yani sen tanıyor musun?" Gözlerini dikip yüzüme baktı.
"Hayır tanımıyorum kim ki o adam.? " Seçil lafa girdi.
"Bu Uras'ın soyadı ne Ayşegül."
"TÜRKOĞLU" Seçil çığlık attı. Ellerini birbirine vurdu. Sevinçle ayağa kalktı tepinmeye başladı. Neden bu kadar heycanlanmıştı anladım.
"İnanmıyorum yaaa sen dün Uras TÜRKOĞLU 'na mı hizmet ettin." Seçil delirmiş gibi yüzüme bakıyordu.
"Evet ama gerçekten tanımıyorum o adamı"
"Kızım sen koskoca Uras TÜRKOĞLU 'nu gerçekten tanımıyor musun?"
Bu adamı herkes tanıyor bir ben tanımıyorum heralde.
"Gerçekten tanımıyorum kızlar." ikiside suratıma şaşkın balık gibi bakıyorlardı. Yüz ifadeleri o kadar komikti ki gülmeye başladım. Onlar bana şaşkın şaşkın bakarken daha da çok kahkaha attım.
"Neden gülüyorsun Öykü" Seçil'in dediğiyle kendimi tutmaya çalıştım.
"Şimdi ben tanımıyorum dedim bu adamı öyle diyince ağzınız açık bana baktınız çok komik gözüküyordunuz dayanamadım güldüm" diyip tekrar gülmeye başladım.
"Öykü Uras TÜRKOĞLU çok zengin bir iş adamı bütün dünyada tanınır. Şirketler, barlar,avm,restoran ne ararsan bu adamda var. Ayrıca çok çok çok yakışıklı bütün kızlar onunla tek bir gece geçirmek için birbirleriyle yarışırlar. Ayrıca mafya olduğuna dair söylentiler var. " Duyduklarıma hiç şaşırmamıştım demek ki dün ki artist hareketlerinin sebebi PARAymış. Parasıyla insanları ezen insanlardan nefret ederim.
" Desenize dün o kadar ilgi zengin olduğu içinmiş. "dedim.
Ayşegül bana döndü.
" Saçmalama Öyküü o gittiğimiz yat zaten o adamın.Ayrıca herkes çok korkar Uras Bey den. Bu yüzden ben gerçekten mafya olduğunu düşünüyorum. "dedi
" Misafirperverliği harikaydı gıcık mafyanın. "Söylediğim kelimeyle hep birlikte kahkaha atmaya başladık. Sohbet o kadar güzel gitmişti ki saat ne ara 21:00 olmuştu anlamamıştık. Kızları yolcu ettikten sonra mutfağı toparladım sonra duşa girip pijamalarımı giydim ve yatağa yattım. Gözlerimi tavana dikip Uras TÜRKOĞLU 'nu düşündüm. Neden sürekli aklımdaydı bu adam. SÜREKLİ aklıma geliyordu. Birden kokusu aklıma gelince içime derin bir nefes çektim.İnsan neden bu kadar güzel kokardı ki... Acaba bir daha karşılaşır mıydık??
Kokusunu bir daha içime çekmek ister miydim?
UMARIM BEĞENİRSİNİZ ☺️