2 ay sonra
Kira günü gelmişti. Ama kirayı vereceğim adam ortalıkta yoktu. Bakkalı da kapatmıştı. Ama bana hesap numarası dahi bırakmamıştı. Belki gelip toplu alacaktı bilmiyordum. Bende her ay kira parasını koyacaktım kenara. Çıkıp gelirse zorlanmadan vermem lazımdı.Bir yönden seviniyordum o adamın gitmesine. Ama haber vermemesine şaşırmıştım. Ne de olsa evi burdaydı.Hiçbirşey anlamamıştım. Hayatım günden güne güzelleşiyordu. İşimi seviyordum. Mehmet bey, Ülkü, Gülşah hepsi o kadar iyilerdi ki. Gülşah ile aramız o olaydan sonra çok iyi olmuştu. Beraber yemek yiyorduk eğleniyorduk. Ülkü başlarda biraz bozulsada o da alışmıştı Gülşah'a.. İşler bazen çok yoğun oluyordu. Mehmet bey kızlardan birini sürekli yardıma gönderiyordu. Bugün maaşımı alacaktım. Çok heyecanlıydım. Alışveriş yapmam gerekiyordu. Havalar iyice ısınmaya başlamıştı. Nisan ayını geride bırakmıştık. Yazlık birşeylere ihtiyacım vardı. Şeçil'i ve Ayşegül'ü kızlarla tanıştırmıştım. Çok iyi anlaşmışlardı. Arada sırada Seçil ile Ülkü takışsada birlikteyken çok iyi anlaşıyorduk. Birkaç kez benim evimde toplanıp sabahlamıştık. Gülşah restoran dan sonra Uras'a ait gece kulübüne gidiyordu. Barmenlik yapıyordu orada Mehmet Bey ayarlamış işini çok sevmesede o ortamı mecburiyetten haftada 4 gün çalışıyordu. Kızlarla birgün Gülşahlara gitmiştik. Annesiyle tanışmıştım. Çok tatlı bir kadındı. Sağlığına kavuşacağı aanı iple çekiyordum. Hayatım da düzene girmeye başlamıştı. . O kadar güzel zaman geçiyordu ki herşeyden zevk almaya başlamıştım. Ailem aklımdan çıkmıyordu tabi ama onlarsız yaşamaya alışmaya başlamıştım.
Uras bey'i artık çok fazla görmüyordum. İş yemekleri dışında restorana gelmiyordu.Bazen onu görmek istiyordum. Ama sonra kendime kızıyordum. Bakışları hala çok tuhaftı. Bazen benim kokumu içine çekiyormuş gibi hissediyordum. Onun önüne servis tabağını bıraktığım zaman kokusunu hissediyordum. Erkeksi kokusu çok hoşuma gidiyordu. Bu düşünce ile gülümsüyordum.Başlarda Uras bey'in beni sevdiğini düşünüyordum. Ama artık eskisi gibi bakmıyordu gözlerime. Bakışları sertti. Ama artık o bakışlardan korkmuyordum. Sanırım alışmıştım bakışlarına. Hafta da en fazla 2 kez görüyordum onu. Kızlara herşeyi anlatmıştım. Onlar Uras'ın beni sevdiğini düşünselerde ben öyle olmadığını söylüyordum. Sadece aklıma takılan tek konu Ali abinin beni sevdiğini söylediği gün benimle ne konuşacağıydı. Birde Ali abi ye söylediği kelime
"Çok yakında öğreneceksin Ali... Öykü'nün neyi olduğumu?"bu ne demekti. Neyi öğrenecektik?Bu sözü üzerine kızlar kesinlikle seni seviyor demişlerdi. Bizim aramızda farklı birşey vardı. Anlayamıyordum. O da benim kokumu seviyordu. Bende onun kokusunu. Bar da ilk defa beni koklaması beni şaşırtmıştı o zaman. Sonra ne zaman karşılaşsak kokumu içine çekiyordu. Bu benim çok hoşuma gitsede içimdeki duyguları arttırıyordu.
Ali abi ise beni sevdiğini söylediği günden sonra karşıma çıkmadı. Birkaç kez aramak istesemde umut vermekten koktuğum için aramadım. Seçil bunu duyunca çok şaşırmıştı. Hiç beklemiyordum dedi. Bende beklemiyordum. Bazen onun sohbetini özlüyordum ama sonra beni sevdiği aklıma gelince üzülüyordum. Ben onu hep Abi gibi sevmiştim. Günlerim böyle geçmişti işte...
Şimdi Gülşah'ın ısrarları üzerine çalıştığı gece kulübüne gidecektik. Uras 'ın gece kulübüne!! Bunu çok istemesemde kızların ısrarlarıyla kabul ettim.
"Öykü bunu giymelisin" sabahtan beri bana kıyafet seçmeye çalışan Seçil beni deli etmişti. Oflayarak yataktan doğruldum.
"Kızım Allah aşkına gel otur yaaa!! Sabahtan beri onu giy bunu giy bıkmadın mı ya?" Ülkü de Seçil'in yanına gitti bana bakarak konuşmaya başladı.
"Öykü.. Seçil haklı hadi ama kalk hazırlanda gidelim. Hem daha Ayşegül ile buluşcaz hadi ama kalk.!!" elimden tuttuktan sonra beni ayağa kaldırdı. Oflayarak kalktım. Oflamama yan yan bakan Ülkü bana döndü.
" Oflama Öykü Seçil'in elindeki tulum çok güzel kesinlikle onu giymelisin!! "Seçil'in bana zorla aldırdığı tulum değil miydi o??
" Kesinlikle giymem ben bu tulumu!! Zaten Seçil yüzünden aldım birde birsürü para verdirdi şuna. "elime aldığım tulumu incelemeye devam ettim. Seçil çatık kaşlarıyla bana baktı.
" Eğer sen bu tulumu giyme Öykü bir daha yüzümü bile göstermem!! Neyi varmış bu tulumun ya hem her zaman dışarı çıkmıyoruz ki!! Daha nerede giyeceksin bunu?" oflamalarım devam ederken
"Tamam ya giyiyorum. Başım ağrıdı gitmeden valla" söylenerek üzerimi giyinmeye başladım.
Beyaz üzeri güpürlü tulumu aslında bende çok beğenmiştim. Ama biraz kısa gelmişti sanki bana kızlar kısa değil deyince kabul ettim. Saçlarımı düzleştirdikten sonra makyajımı yaptım. Aynada kendime baktım. Çok güzel olmuştum.
"Ayy Öykü çok yakıştı çok güzel oldun!!" şaşkınlıkla bana bakan Seçil'e döndüm.
"Abartma istersen Seçil altüstü bir tulum giydim. Duyanda abiye giydim sanacak." bu dediğime hep birlikte kahkaha attık.
"Şaka bir yana bende çok beğendim kendimi kızlar. İyiki aldırmışsın bunu Seçil" yanıma gelen Seçil bana sarıldı.
"Canım arkadaşım biliyordum sana yakışacağını zaten çok güzelsin ne giysen yakışır." Sarılınca bende ona sarıldım. Ülkü de yanımıza gelince hep birlikte sarıldık.
"Hadi oyalanmayalım kızlar Ayşegül'ü arayalım o da çıksın."
Hep birlikte evden çıktık. Havalar baya sıcaktı. Üşürüm diye korkmuştum ama gayet iyiydi hava. Ayşegül ile buluştuktan sonra taksiye bindik.Taksiciye adresi verdikten sonra gitmeye başladık. Aklıma birden Uras geldi acaba ordamıydı.?Onu görebilecek miydim? Onu görmek istiyordum umarım orada olur diye içimden geçirdim. Kızların beni dürtmesiyle kendime geldim.
"Öykü sence? " Seçil e baktım.
"Ney bence Seçil?" şaşkınlıkla yüzüme baktı.
"Sen bizi dinlemiyor musun?
" Dalmışım kızlar kusura bakmayın ne diyordunuz? "kızlar kıkırdamaya başlayınca şaşırdım.
" Diyoruz ki acaba Uras bey orda mıdır? "Ülkü ye anlamsız gözlerle baktım.
" Bizene bundan Ülkü!! Bizi ilgilendirmez ki"
"Neden hala inkar ediyorsun Öykü!! Ondan hoşlanıyorsun."gözlerimi kaçırdım.
" Saçmalıyorsunuz kızlar"yanaklarım kızırmaya başlamıştı.
"Onun için mi Uras bey dediğimiz zaman gözlerini kaçırıyorsun ve kızarıyorsun!! Şimdiki gibi" kafamı çevirdim.
"Siz öyle sanın yok öyle birşey!!" hep birlikte gülmeye başladılar. Onlara aldırış etmeden camdan dışarıya baktım. Haklılardı. Ben Uras'ı seviyordum galiba. Ama bu olabilecek birşey değildi o bana bakmazdı bile. Aklıma LAVİNYA dediği geldi. Neden bana Ölüm çiçeği diyordu acaba? Neden bir anda benden uzaklaşmıştı. Eskiden gözlerime daha güzel bakıyordu sanki!! Şimdide bakıyordu gözlerime ama duygusuz gibi bakıyordu. Keşke önce ki gibi baksa... Kolum tekrar dürtülünce kendime geldim.
"Öykü inmeyi düşünmüyorsun heralde?" kızlar bana bakarak gülüyorlardı. Bu canımı çok sıkmıştı. Herşeye gülmelerine sinir olmuştum. Taksiden hızlıca indin ve kapıyı kapattım. Kızlara bakmadan içeri girdim. Peşimden gelen kızların seslerini duymamazlıktan gelmek beni iyi hissettirmişti. Sürekli bana gülmeleri beni delirtiyordu. İçeri girdiğimde alkolle karışmış ter kokusu midemi ayağa kaldırmıştı. Hızımı kesmeden yürümeye devam ettim. Ayağımın burkulmasıyla sendeledim tam düşecekken biri kolumdan tuttu.
"Öykü Hanım iyi misiniz?"şaşırmıştım bu adam ismimi nerden biliyordu? . Kollumu hızla kendime çektim.
"S-sende kimsin? İsmimi nerden biliyorsun?"
"Kusura bakmayın Öykü Hanım ben Emir Uras bey'in adamıyım."kafamı salladım.
" İyi de benim ismimi nerden biliyorsun? " tam o anda kızlar yanıma geldi. Koluma girmeye çalışan Seçil konuşmaya başladı.
" Öykü neden beklemiyorsun bizi" Emir olduğunu söyleyen adam hızla yanımızdan uzaklaştı. Bu adam beni nerden tanıyordu? Hem ismimi nasıl biliyordu? Uras neden söylemişti ki beni? Kafamda onca soru dolanırken Ülkü nün sorusuna döndüm.
"Öykü iyi misin?"
"E-evet iyiyim hadi gidelim."
Uras TÜRKOĞLU
Tam 2 ay olmuştu. Kendime verdiğim sözü tutmaya çalışıyordum. Öykü'den uzak durmayı başarıyordum. Onu görmediğim her gün içiyordum. Haftada birkaç kez görebiliyordum. Ondan uzak kalmak ölüm gibiydi. Onsuz nefes alamıyordum. Geçici bir heves olduğunu düşünmüştüm. Şimdi bu düşünceme gülüyorum. Ben ondan vazgeçemezdim ama vazgeçmek zorunda kalmıştım. Geçen her günümde etrafıma zarar verdim.Acımasız yanım daha da acımasız olmuştu.Hiç kimseyi gözünün yaşına bakmadan öldürdüm. Kendimi kontrol altında tutmaya çalışsamda tutamıyordum. Bir kaç kez yurtdışına çıkmıştım. Dubai deki alışveriş merkezi inşaatı başlamıştı. Bir kaç kez gitmek zorunda kalmıştım. Oraya gitmişken Egemen ve Hilal'i de görmüştüm. Oğulları Can dünyaya gelmiş hatta büyümüştü.Onları öyle görünce Öykü'yü hayal etmiştim. Egemen' e herşeyi anlatmıştım. Çok şaşırmış ve çok sevinmişti. Çıkmazda olduğumu söyleyince Hilal ile kendini örnek gösterdi. Ama çıkabilmişti bu yeraltı dünyasından çünkü arkasında ben vardım. Benim korkuma rahat bırakmışlardı onları. Benim arkamda kim vardı? Hiç kimse....
Çünkü yeraltı dünyası benimdi. Öykü'yü hayatıma almak demek onun ölümü demek. Bu nasıl birşeydi böyle...2 ay boyunca her gece evinin önüne gittim. Işığı sönene kadar oradan ayrılmadım. Bir kere daha fazla dayanamadım kapısına gittim. Elimi zilin üzerine getirdim ama basamadım. Kapısının önünde saatlerce oturdum. Onunla konuşmayı çok istiyordum. Restorana her gittiğimde kokusunu içime hapsediyordum. Daha restoranın kapısından içeri girerken kokusu burnuma geliyordu. Onun yürüdüğü yollarda bile o kokuyordu. Ben onun kokusunun müptelasıydım. Onun peşine Emir'i takmıştım. Herşeyden haberim oluyordu. Her anının fotoğrafını istiyordum Emir'den.. Her hali şuan ellerimdeydi. Gece kulubündeki odamda oturmuş elimde içkim ve kucağımda 2 ay boyunca çekilmiş onlarca resim. Her anı o kadar güzeldi ki!! Onu herşeyden koruyabilecek gücüm vardı. Ama olur da birgün koruyamazsam diye ondan uzak duruyordum. 2 ay boyunca biraz kilo almıştı. Arkadaşlarıyla güzel vakit geçiriyordu. Mutlu olması benide çok mutlu ediyordu. Resimlerine tek tek bakarken kapı çaldı. Kafamı resimlerden kaldırmadan konuştum.
"Gel" sert bakışlarımla açılan kapıya baktım.
"Abi Öykü Hanım!!" hızla yerimden kalktım.
"NE OLDU LAN ÖYKÜ'YE" kötü birşey duymaktan korkuyordum.
"Abi sakin ol Öykü hanım iyi!! Ve şuan aşağıda buraya geldi." şaşırmıştım. Öykü' nün burada ne işi vardı!!
"Ne demek aşağıda lan!! Ne işi var onun burada neden haber vermiyorsun? Peşinde değil miydin?"öfkelenmiştim.
"Abi seni aradım yoldayken ama telefonuna ulaşamadım."kafamı salladıktan sonra giyinme odasına girdim. Üstümde ki gömleği değiştirdim.
"Abi aşağı inecek misin?"
"Evet"
"Abi ya Öykü hanımı öğrenmemesi gereken biri varsa!!"
"YETER EMİR!! BIKTIM LAN BIKTIM!! UMRUMDA BİLE DEĞİL!! YORULDUM LAN ARTIK YORULDUM!! NE OLACAKSA OLSUN ARTIK!! KİMSENİN ONA ZARAR VERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİM!!" odadan çıktım. Hızlıca aşağı indim. Emir'in arkamdan geldiğini anladım. Lobi ye girdikten sonra etrafta onu aramaya başladım.
Ordaydı işte!! Barın önünde oturuyordu. Etrafına bakıyordu. Parmağımı cama koydum. Ona dokunuyormuşcasına parmağımı oynattım.
"LAVİNYA sana şuan dokunmak için herşeyimi verirdim."
Ayağa kalkınca üzerindeki kıyafete baktım.
"BU NE LANNN!!BU NASIL KIYAFET" üzerinde varla yok arasında olan kıyafetini görünce delirdim. Bu kız nasıl böyle bir kıyafet giyebilirdi. Aşağıda onca erkek vardı. Bu kız burda katliam yapmamı istiyordu heralde.? Cama hızla vurdum. Aşağıya inip onu ordan almak istiyordum. Hızlıca kapıdan çıkınca Emir'i karşımda gördüm. Ne yapacağımı anlamış olacak ki!!
"Abi ben yanına getireyim!!" Emir'in yakasını tuttum.
"ULAN NASIL İZİN VERİRSİN BURAYA O KIYAFETLE GELMESİNE!!!" Emir birşey demeden kafasını eğdi.
"ONU HEMEN ODAMA GETİR EMİR HEMEN!!" kafasını olumlu anlamda salladı.
"Tamam abi" yakasını bıraktım. Hızlıca odama geri döndüm.
ÖYKÜ ÇETİN
Gülşah ve kızlarla sohbet ederken etrafıma baktım. Uras ortalıkta yoktu. Demek ki burda değildi. Lavaboya gitmek için ayağa kalktım. Üstümdeki tulumu düzelttikten sonra kızlara döndüm.
"Lavaboya gidip geliyorum kızlar!!" hepsi kafasını sallarken bende lavabonun olduğu yere doğru yürümeye başladım. Biri kolumdan tutunca korkarak arkamı döndüm. İsmimi bilen adam!!
"Öykü hanım korkmayın!! Lütfen benimle gelin.!!
" Ne diyorsun be sen bırak kolumu!!"
"Öykü hanım lütfen gelin benimle size asla zarar vermem!! Bana güvenin ve benimle gelin!! " şaşkınlıkla yüzüne baktım.
" Ne güveneceğim yaa bırak kolumu kimse yok mu İMDAATTTT!! "karşıdan iki adam bana doğru koşmaya başladı. Kolumu hala bırakmıyordu.
" Kurtarın beni "adamlar yanımıza geldikten sonra Emir olduğunu söyleyen adama baktılar. Hiçbirşey yapmadan kafalarını eğdiler. Bu neydi şimdi!? Bu adamda kimdi? Buranın sahibi Uras değilmiydi? Bu da kim oluyordu? Benden ne istiyordu?
" Kusura bakma abi"yanımıza gelen adamlar arkalarını döndükten sonra gittiler.
" Hey!!! nereye gidiyorsunuz? Kurtarsanıza beni siz nasıl adamlarsınız? "
" Öykü hanım sakin olun. Kolunuzu şimdi bırakacağım sakın kaçmaya çalışmayın zor kullanmak istemem!!" elini kolumdan çekince parmağımı ona doğru salladım.
"Buranın sahibini tanıyorum. Kovulmak istemiyorsan defol git" karşımdaki adam gülmeye başlayınca şaşkınlığım daha da arttı. Ne yani patronundan korkmuyor muydu?
"Öykü hanım Uras Bey sizi bekliyor!!"
"URAS MI?" şaşırmıştım.
"Evet" ağzım açık adama baktım.
"BURANIN SAHİBİ OLAN URAS TÜRKOĞLU MU?" kafasını aşağı yukarı salladı. Bu adam beni neden ayağına çağırıyordu şimdi??
"Git Uras Bey 'e söyle ayağına gidemem!! Çok istiyorsa o gelsin!! O benim restoranda patronum!! Burda müşterisiyim ayağına falan gidemem!!" adam şaşkınlıkla yüzüme baktı. Kafasını salladıktan sonra yanımdan uzaklaştı. O gittikten sonra ne yaptığımı tekrar düşündüm.
Yaptığım şeye biraz pişman olmuştum. Ya işten kovarsa? Ne yapardım o zaman!! Endişe içime dolarken kızların yanına gittim. Ülkü yüzüme baktı.
" ÖYKÜÜÜÜ!! iyi misin? Birşey mi oldu? Yüzün kireç gibi.." kızlar bana döndü hepsi cevap vermemi bekliyordu.
"İyiyim kızlar merak etmeyin. Lavaboda önüme aniden biri çıktı. Bende onu görünce birden korktum." hepsi kafasını salladı.İçim içimi yemeğe başladı. Dilimi tutamamıştım. O benim patronumdu. Tabi ayağına çağıracaktı.
'Ah Öykü ahh bir diline hakim olamadın!! ' sessizce söylendim. Gülşah'a döndüm. Ben içmek istiyorum. Kızlar şaşkınlıkla yüzüme baktı.
" Kızım sen hayatında kaç kez içtin!! Saçmalama içmek falan yok!!"
"Karışmayın bana!!" sesim biraz yüksek çıkmıştı. Hepsi ağzı açık bana bakıyordu. Seçil ağzını kapattıktan sonra gözümün içine baktı.
"Ne halin varsa gör Öykü!!" gülümsedim.Gülşah'a döndüm.
"Şu filmlerde olan limonla içilen içkiden istiyorum.Hep tadını merak etmiştim. " Gülşah şaşkın şaşkın yüzüme bakmaya devam etti.
"TEKİLA MI? kızım sen iyi misin? O adamı çarpar manyak mısın? Hayatında hiç içki içmemiş biri onu içer mi?" ofladım.
"Ya karışmayın bana dediğimi yapar mısın Gülşah!! " içki içince herşey unutulur diyorlar. Patronumu ayağıma çağırdığımı unutacak mıydım acaba?
"Al çarpılda gör!! " önüme koyduğu küçücük bardağa baktım.
"Bu mu çarpacak!!kızım küçücük bu!! " kahkaha attım. Gözleri kapattım bardağı elime aldıktan sonra tek yudumla içtim. Zehir gibi tadı vardı. Bu ne iğrenç birşeymiş yaa!!! Hemen limonu ağzıma aldım. Ağzımın tadı biraz değişmişti. Ama ben hala unutmamıştım.
" Gülşah bir tane daha"kızların hepsi bana döndü. Ayşegül kolumu tuttu.
" Öykü iyi misin? Ne yapıyorsun sen? Kim taşıyacak kızım seni!! Sarhoş olacaksan evinde ol bizi rezil etme. "hepsinin yüzündeki ifadeden anladım. Bana kızıyorlardı. Yinede içecektim.!!
" Gülşah dediğimi yapar mısın? Bir tane daha istiyorum. Söz daha içmeyeceğim.!!"ağzını kapattıktan sonra tekila olduğunu öğrendiğim bardağı önüme bıraktı."
"Bu son Öykü" kafamı salladıktan sonra bardağı elime aldım. Kafaya diktikten sonra limonu ağzıma attım. Sanki başım dönmüştü ama başka hiç birşey olmamıştı. Bir anda bileğimden tutulduğum gibi geri çekildim.Ne olduğunu anlamaya çalıştım ve karşımda çatık kaşları ile bana bakan Uras mı?
"URAS!!" bey kelimesi ağzımdan çıkmamıştı. Ayağa kalmaya çalıştığım gibi dengemi kaybettim. Beni saran kollar düşmemi engelledi.
"BENİMLE GELİYORSUN ÖYKÜ" kaşlarımı çattım.
"Nedenmiş? Bırak beni.." bakışları hiç değişmemişti. Gözlerinde öfke vardı. Eskisi gibi bakmıyordu.
"Öykü benimle geliyor. Sizi Emir bırakacak evinize" kızlara baktığımda hepsi gülüyordu.
"Ya siz nasıl arkadaşsınız? Adam beni götürmek istiyor. Nasıl izin veriyorsunuz ?"
Birden havalandığımı hissettim. Uras beni kucağına almıştı.
"Ya kime diyorum indirsene beni. Kime diyorum ya bırak beni. "
"SESİNİ KES ÖYKÜ"
"BAĞIRMA BANA" bende bağırınca kafasını bana çevirip baktı. Çok yakındık. Nefesini yüzüme verdi.
"BİRDAHA BANA EMİR VERME. " sesi yüksek çıkınca korktum. Etrafıma baktığımda buranın bizim girdiğimiz yer olmadığını anladım. Etraftaki herkes bize bakıyordu.Bunlar Uras'ın adamları mıydı? Utandım ve başımı Uras'ın boynuna doğru koydum. O an Uras'ın kasıldığını hissettim.Ne olmuştu şimdi? Kafamı hafif kaldırdığımda gözlerime baktı. O an içimde kaçelebekler uçmaya başladı. Bu adam her seferinde bana ne yapıyordu bana?
Arabanın arka kapısı açılınca adamına ters ters baktı ve bağırdı.
"ÖN KAPIYI AÇ!!" adam arka kapı olduğunu tahmin ettiğim kapıyı kapattıktan sonra ön kapıyı açtı. Yavaşca koltuğa bırakıldım. Uras yavaşça bana doğru yaklaşınca öpeceğini anladım. Gözlerimi kapattım. Bir süre nefesini yüzümde hissettim. Gözlerimi açınca üzerimden çekildi. Emniyet kemeri mi? Bu adam onun için mi eğilmişti? Neden hayal kırıklığı yaşamıştım ki? Beni öpmesini mi istiyordum?
"Kesinlikle içkiden yoksa neden öpmesini isteyeceğim ki!!" gülme sesi duyunca yanıma baktım.Kafamı hemen cama çevirdim. Yoksa ben sesli mi düşünmüştüm? Kızardığımı hissediyordum. Ah Öykü Ahh rezil oldun. Kafamı çeviremiyordum. Beni nereye götürüyordu bu adam!! Yarım saat olmuştu ve hala yoldaydık. Boynum ağrımıştı. Beni duyduğundan beri yüzüne bakmamıştım. Artık dayanamadım.
"Of sıkıldım ya. Nereye götürüyorsun beni? Evime gitmek istiyorum."hiçbir tepki vermedi.
"Bana cevap verecek misin?"cevap alamayınca sinirlendim.
"DURDUR ARABAYI İNMEK İSTİYORUM" sesimi yükseltince ani frenle arabayı durdurdu. Sert bakışlarıyla bana baktı.
"SENİ DAHA KAÇ KEZ UYARACAĞIM!! BİRDAHA BANA SESİNİ YÜKSELTME!!" bağırınca ağlamaya başladım. Hemen kafamı çevirdim. Sessiz sessiz ağlarken arabayı çalıştırdı. Bana bağırması çok zoruma gitmişti.Gözyaşlarım yağmur gibi akmaya devam ederken gözlerimi kapattım. Sanırım içkinin de etkisi vardı. Kendimi durduramıyordum.
"AĞLAMA!!!" hala bana bağırıyordu. Gözyaşlarımı durduramıyordum.
"AĞLAMA DEDİM SANA!!" korkuyordum. Gözyaşlarımı elimle sildim.
Bir süre daha sessiz geçen yolculuğumuz bitmek bilmiyordu. 1 buçuk saat olmuştu. Artık patlamak üzereydim. Müzik açabilir miyim? Uras'ın yüzüne baktım. Gözlerime baktı. Tekrar yola bakmaya başladı. Kafasını aşağı yukarı salladı. Düğmeye bastığımda şarkı çalmaya başladı. Değiştirmeden arkama yaslandım.
Kafamı çevirdikten sonra yolu izlemeye başladım. Şarkının sözlerini duyunca Uras' a dönüp baktım. Yüzündeki ifadesizlik beni korkutuyordu. Nereye gidiyorduk? Neden cevap vermiyordu? Benden ne istiyordu?
Aniden arabayı durdurdu. Gözlerini gözlerime dikti. O sıra da çalan şarkının sözleri dikkattimi çekti.
Ben seni çok sevdim
Ben seni çok sevdim
Belki zordur anlaması sessizliğimden
Ben seni çok sevdim
Ben seni çok sevdim
Sen oku kelimeleri gözlerimden
.................
BÖLÜM SONU..
UMARIM BEĞENİRSİNİZ ☺️
OYLAMAYI UNUTMAYALIM ☺️