Medya :Uras TÜRKOĞLU
Kabul ediyorum.. Gülşah'ı işten çıkarmayın lütfen kafamı salladım. Öykü 'nün işi kabul edeceğini zaten biliyordum. Bile isteğe birinin işinden olmasına izin vermezdi.Ne idüğü belli olmayan biryerde çalışmasındansa benim bildiğim bir yerde çalışmasının iyi olacağını düşündüm.Bu yüzden teklifime karşı o kızın işine son vermeyeceğimi söyledim. Ona karşı birşey hissediyordum bu belliydi.Daha önce kimseye hissetmediğim birşeydi. Geçici bir hevesmiydi? Bilmiyorum. Ama onu gördüğüm zaman hissettiklerim hoşuma gidiyordu. Zamana bırakmıştım herşeyi.. Zamanla duygularımın gerçek olup olmadığını mutlaka hissedecektim. O süre zarfında yakınımda olmasını istiyordum. Ali işini de halletmem gerekecekti. Öykü ye yakın olması hoşuma gitmiyordu. Ali kesinlikle Öykü'ye karşı birşeyler hissediyordu. Öykü' nün evine gittiğimde hissetmiştim. Bu düşünce bile beni sinirlendiriyordu. Bu kız bana farklı duygular hissettiriyordu.
Arabadan indikten sonra Emir'i aradım.
"Efendim abi"
"Ne yaptınız"
"Abi adamı aldık. Şimdi depoya gidiyoruz." dudağım yukarı kıvrıldı.
"Güzel.. Ben gelene kadar kimse dokunmasın o Şerefsize!! Onu kendi ellerimle seveceğim" keyfim yerine gelmişti. Hızlı adımlarla şirkete girdim. Yüzüme takındığım sert ifademle asansöre doğru yürüdüm. Herkes bana selam verirken tepkisiz kalmayı tercih ediyordum. Sert bakışlarımdan korktukları belli oluyordu. Ben Uras TÜRKOĞLU 'ydum. Herkes benden korkmalıydı. Asansörün kapısı açılınca bindim. 11.katın düğmesine bastıktan sonra beklemeye başladım.
Asansör durunca odama doğru ilerledim. Pınar odama girmeden yanıma gelince bakışlarımı ona çevirdim.
"Ne var Pınar?" çekinerek yanıma gelmişti.
"Efendim yarın Dubai ye yeni yaptıracağınız Alışveriş merkezi için mimarlar görüşmeye gelmek istiyor."kafamı salladım. Birde o iş vardı dimi.
" Yarın 14:00 için toplantı oluşturmamı ister misiniz? "
" Olur.. Sonrası için restoran da yemek organize et. "
" Peki efendim nasıl isterseniz"Bu kız işini çok iyi yapıyordu. Eğer işini iyi yapmasaydı şimdiye kadar yüz kere kovmuştum. Kızdıktan sonra bana olan hareketleri değişmişti.Daha ciddi davranıyordu. Kıyafet konusunda pek değişmemişti. Eskisi gibi bol dekolteli kıyafetler giyiyordu. Kapıyı açtıktan sonra odama girdim. Masama oturduktan sonra bilgisayarı açtım. Mimarların daha önce gönderdiği birkaç proje yi inlemeye başladım.
Kaç saattir projelere baktığımın farkında bile değildim. Ağrıyan gözlerimi kapattıktan sonra arkama yaslandım. Hala isminede karar vermemiştim. Yarın için fikir önerilerini duymak istiyordum. Umarım işe yarar fikirleri vardır. Yorulduğumu farkedince ceketimi alıp odadan çıktım. Pınar masasında otururken ayağa kalktı. Hızla asansöre bindikten sonra şirketten çıktım. Arabama bindikten sonra kolumdaki saate baktım. 17:50 cebimde ki telefonu çıkardıktan sonra Emir'i aradım.
"Emir nerdesin"
"Abi gece kulübüne geldim. Ufak bir sorun vardı onu halletmeye geldim."
"Sorun ne?"
"Abi öyle büyük bir sorun değil. O yüzden seni rahatsız etmek istemedim. Bizim adamlar arasında bir anlaşmazlık olmuş ben şimdi hallediyorum. "
Hiçbirşey demeden telefonu kapattım. Emir benim sağ kolumdu. Gözüm kapalı canımı ona emanet ederdim. En güvendiğim adamımdı. Ona da benim gibi saygı duymalarını isterdim. Uras TÜRKOĞLU 'nun en yakın adamı da saygıyı hak ediyordu!! . Benim olmadığım yerde adamlarımdan o sorumluydu ne isterse yapmak zorundaydı herkes. Bugüne kadar hiçbir zaman benim güvenimi sarsacak bir hareket yapmadı. Emir' i kardeşim gibi görürdüm. Sigaramı yaktıktan sonra içime çektim. Şimdi Öykü'ye dil uzatan şerefsize ne yapacağımı düşünmem lazım. Peşpeşe dumanını çektiğim sigarım sonu gelmişti. Biten sigaramı camdan attıktan sonra yenisini yaktım. Aklımda bazı fikirler vardı ama Öykü' yü üzmek istemiyordum. O adamın canını hiç düşünmeden alırdım ama Öykü duyarsa benden uzaklaşırdı. Birinin cezasını nasıl keseceğime ilk defa karar veremiyordum. Ben kısa yolu seçip kafalarına sıkardım. Ama bu sefer bunu yapamazdım. Benden gitmesini istemiyordum. Aklıma gelen düşünceyle gülümsedim. Bu kız nasıl işlemişti ruhuma. Bu nasıl birşeydi böyle. Deponun önüne gelince arabayı durdurdum.Açılan kapıdan dışarı çıktım.
"Hoşgeldin abi" kafamı salladıktan sonra depoya girdim. Karşımda ki sandalyeye bağlı 40 45 yaşlarındaki adama baktım. Adamın yüzündeki korku beni neşelendirmişti. Adamlarıma sandalye getirmeleri için işaret verdim. Getirdikleri sandalyeyi önüme koydular. Sandalyeye oturduktan sonra sağ bacağımı sol bacağımın üzerine koydum.Arkama yaslandım. Adamlarım şaşkınlıkla bana bakıyordu. Ben asla sakin olamazdım. Sakinliğim herkesi şaşırtmıştı. Karşımdaki adama baktığımda şaşkınlık ve korkuyla bana bakıyordu. Sert bakışlarla konuştum.
"Çözün" adamlarım birbirine bakarken şaşkınlıkları yüzünde ne yapacaklarını bilemediler.
"ÇÖZÜN LANN!!" iki adam hızla sandalye de bağlı olan adamı çözdüler. Ellerini ovuşturan adam bana baktı.
"ANLAT!!" diye yüksek sesle sordum. Karşımda ne olduğunu anlamayan adam yüzüme bakarak konuştu.
"Abi ben ne yaptım? Neyi anlatayım beni bırakın abi yalvarırım!! Çoluğum çocuğum var benim." yalvarmaya başlayan adam beni daha sinirlendirmişti. Yakasından tuttuğum gibi kendime çektim.
"ULAN ŞEREFSİZ MADEM ÇOLUĞUN ÇOCUĞUN VAR NE DEMEYE KİMSESİZ BİR KIZA DİL UZATIYORSUN!!" karşımda titreyen adamın korkusu yüzünden okunuyordu. Ellerimle tuttuğum yakasından şerefsizi geriye doğru ittim. Sandalye ile yere düşen adam yalvarmaya başladı.
"Abi kurban olayım bırak beni yalvarırım bırak ben birşey yapmadım ne dil uzatması abi hiçbirşey anlamıyorum. " korkudan kısık çıkan adamın yalvarması beni daha da sinirlendirdi.Sakin bir şekilde işkence aletlerinin yanına gittim. Elime aldığım muşta yı elime taktım. Adama doğru yürümeye başladığımda elimdeki muştayı gören adam oturduğu yerde geri geri gitmeye başladı. Korkudan titreyen adam ne yapacağımı anlamış olacak ki yalvaran gözlerle bana baktı.
"Yalvarırım yapma abi"
"KES LAN SESİNİ!!! GETİRİN LAN ADAMI ÖNÜME!! " iki adam kollarından tuttuğu adamı ayaklarınım önüne bıraktı. Korkan adam ayaklarıma kapandıktan sonra yalvarmasına devam etti.
"Ayaklarını öpeyim bırak abi yalvarırım bırak!!" ayaklarıma sarılan adamın yüzüne tekme attım. Ayaklarımdan uzaklaşan adamın yüzüne baktım. Dudağından ve burnundan gelen kanla elini yüzüne götürdü. Eline bulaşan kana baktı. Daha fazla sakin kalamadım adamın yere serip üzerine çıktım. Attığım yumruklar arasında konuşmaya başladım.
"ULAN PİÇ KURUSU SEN BEN-İM O-LA-NA NASIL DİL UZATIRSIN!! SENİN ÖYKÜ'YE UZANAN DİLİNİ KOPARIP KÖPEKLERE YEDİRMEZ MİYİM? SENİ ADİ ŞEREFSİZ ÇOLUĞUNDAN ÇOCUĞUNDANDA MI UTANMADIN PİÇ!!" kesik kesik çıkan sesimle vurmayı bıraktım. Eli yüzü kan içinde kalan adamın üzerinden sendeleyerek kalktım. Soluk soluğa kalmıştım. Sinirimi öfkemi alamadan ŞEREFSİZ bayılmıştı.
" 5 DAKİKANIZ VAR BU ADAMI AYILTIYORSUNUZ!! 5 DAKİKA SONRA GELDİĞİMDE AYILMIŞ BULMAZSAM BENİ UĞRAŞTIRMAYIP KAFANIZA SIKIN!! DUYDUNUZ MU LANNNN!! " adamlarıma söyleğim cümleyle kafalarını salladılar. Arkamı döndükten sonra depodan çıktım. Kapıda bekleyen adama döndüm.
" SİKTİRİN GİDİN LAN İÇERDEKİ ADAMI AYILTIN!! " hızla depoya giren adamların arkasından baktım.
Ceketimin cebinden paketimi çıkardıktan sonra içerisinden bir kez daha sigara çıkarttım. Sinirlendiğim zaman şu lanet sigarayı içiyordum. İçime çektiğim dumanla sanki sakinleşiyordum. Birkaç dakika sonra yanıma gelen adama baktım.
" Abi ayıldı "kafamı sallayıp elimde bitmiş olan sigarayı attım. İçeriye girdiğimde üstü başı ıslak yüzündeki kan suyla dağılmış baygın gözlerle bana bakan şerefsizi gördüm.Belimdeki silahı çıkardım. Yanına yaklaştığımda konuşmaya başladı. Sesi bitkin çıkan adam
" Abi yalvarırım bırak. Söz bir daha rahatsız etmeyeceğim ne olur öldürme beni."
"Rahatsız edemezsin zaten!! Çünkü o kadar yaşamayacaksın ŞEREFSİZ!!"
"Abi yalvarırım öldürme ne istersen yaparım!!"bu dediği sözle kahkaha atmaya başladım. Boş olan depoda kahkaha sesim yankılandı.
"Ne istersem haa!! " bu hoşuma gitmişti. Silahın namlusu ile omzuna vurduktan sonra adam yere yığıldı.
Silahımı adama doğru uzattım. Geri geri giden adam korkudan titredi.
"Yapma abi ne istersen yaparım abi ne olur acı affet beni" ağlamaya başlayan adamın yüzüne baktım.
"KES LANNN AĞLAMAYI!! ŞİMDİ BİRKEZ KONUŞACAĞIM. BU ŞEHİRİ TERK EDECEKSİN!! ÖYKÜ 'YE BIRAK DİL UZATMAYI YÜZÜNE BİLE BAKMAYACAKSIN!! SİKTİR OLUP GİDECEKSİN BURDAN!! SANA 3 GÜN VERİYORUM. EĞER DEFOLMAZSAN CANINI ALIRIM!! ANLADIN MI LANN" kafasını sallayan adamın rahatladığını anladım. Affetmek kitabında olmayan ben herkesin şaşırmasına sebep olmuştum. Adamların uğultusunu duyunca sert bir bakış attım. Herkes sustuktan sonra kafalarını eğdiler. Sonra tekrar yerde ki şerefsize döndüm.
"BİTMEDİ!! ÖYKÜ' NÜN OTURDUĞU EVİ BANA BIRAKACAKSIN!! O EVİ CANINA KARŞI ELİNDEN ALIYORUM!!"
"Y-yapma abi o evden başka birşeyim yok!!"
"O ZAMAN CANINDA OLMASIN ŞEREFSİZ" kafasına dayadağım silaha baktı.
"T-tamam abi senin olsun"
Adamlarıma baktığımda kağıt kalem getirdiler.
"İMZALA" adama uzatılan kalemi titreyen ellerle aldı. Kağıda imzayı attıktan sonra kalemi adamıma uzattı.
"AFERİN!! ŞİMDİ BU ŞEREFSİZİ İYİCE DÖVÜP ÇÖPLÜĞE ATIN!! 3 GÜNÜN VAR UNUTMA!!EĞER DEFOLUP GİTMEZSEN CANINI ALIRIM" arkamı döndükten sonra adamlarımdan birine işaret verdim. Deponun kapısını açan adam benim çıkmam için kapıyı tuttu. Dışarı çıktığımda adama döndüm.
"ŞİMDİ BU ŞEREFSİZİ ÇÖPLÜĞE ATTIKTAN SONRA TAKİP EDECEKSİNİZ. 3 GÜN SONRA GİTMEMİŞ OLURSA KAFANIZA SIKARIM!!"
"Emrin olur abi" kafamı salladıktan sonra arabama bindim.Gaza bastıktan sonra oradan uzaklaştım. Gece kulübüne doğru arabayı sürmeye başladım. O evi Öykü için almıştım. En azından kira derdi olmazdı. Bunu kabul etmeyeceğini biliyorum. Ama bir şekilde kabul ettirecektim. Öykü çok güçlü bir kızdı. Ayakları üzerinde durmaya çalışması beni daha da çok etkiliyordu. Onun güzel bir hayatı olması için uğraşacaktım. Arabayı gece kulübünün önünde durdurdum. Kapım açılınca araban indim.
"Emir nerede" kafasını yerden kaldırmayan adam cevap verdi.
"İçerde abi" kafamı salladıktan sonra içeri girdim. Alkol ve ter kokusuna aldırış etmeden Emir'i aradım. Emir karşısında ki iki adamla konuşuyordu. Kulüpteki herkesin bakışı benim olduğum tarafa dönünce Emir de benim olduğum tarafa döndü. Koşarak yanıma geldi.
"Hoşgeldin abi!! " kafamı salladım.
"Halletin mi meseleyi!!" kafasını salladı.
"Hallettim abi hiçbir sorun yok." kafamı sallayıp onayladım.
"Şimdi beni iyi dinle Emir.Depoda ki adamlarda imzalanmış bir kağıt var. Söyle onu sana getirsinler. Öykü'nün oturduğu evi satın aldım. İşlemleri hallet." şaşırmış bir şekide yüzüme baktı.
"T-tamam abi" neden şaşırdığını anlıyordum. Bugüne kadar hiçbir kız için böyle şeyler yapmamıştım. Aslında ben kimse için birşey yapmamıştım. Bende şaşırıyordum kendime!!
"Bana viski gönder Emir" kafasını salladıktan sonra yanımdan uzaklaştı. Lobiye çıkan merdivenlere yöneldim. Lobiye girdikten sonra dans edenleri izlemeye başladım. İçkinin etkisiyle deli gibi eğleniyorlardı. Aklıma Öykü nün buraya geldiği geldi. Beni aramasına çok şaşırmıştım. Onu izlediğimden habersizdi. Beni göremeyince üzülmüştü. Beni görünce çok şaşırmıştı. İlk defa o gün hissetmiştim kokusunuda. Çiçeksi muhteşem kokusunu...Onu düşünürken gelen ses ile kafamı kapıya çevirdim.
"Gel" içeri giren Emir 'in elindeki viski şişesine baktım.
"Neden sen gerirdin Emir"
"Abi iznin olursa biraz konuşalım mı?" şaşkın gözlerle yüzüne baktım. İlk defa böyle birşey istemişti Emir. Önemli birşey olduğunu düşündüm.
"Geç otur Emir" kafasını salladıktan sonra karşıma oturdu. Gözlerini yüzümden çektikten sonra yere bakmaya başladı. Bir derdi vardı sanki?
"Hayırdır Emir bir sıkıntı mı var?" gözleri beni bulduktan sonra tekrar yere bakarak konuşmaya başladı.
"Abi biliyorsun seni ne kadar sevdiğimi. Vur de vurayım git de gideyim. Öl de öleyim. Benim senden başka kimsem yok!! Eğer sen beni yanına almasaydım. Şuan ne haldeydim kimbilir. Belki de hayatta bile değildim. Asla sana zarar gelmesine izin vermem. Seni de değer verdiğin... (sustu) Kim varsa abi anlıyorsun dimi. Benim canım senin yoluna feda. Kursağıma bir lokma giriyorsa senin sayende"sessizce bekledi. Bunları neden söylüyordu ki şimdi bu?
"Hayırdır aslanım!!Saol bende seni kardeşim gibi seviyorum da.. Bunları neden söylüyorsun şimdi. Bir durum mu var?" gerçekten merak ediyordum.
"Abi benim üzerime vazife değil ama.. Sen değiştin abi. Yapmadığın şeyleri yapıyorsun!! Ne olur kusuruma bakma senin için söylüyorum Abi." kaşlarımı çattıktan sonra yüzüne baktım.
"Ne demek istiyorsun Emir!!!" sert bir şekilde söylemiştim.
"Abi Öykü hanım!!" Öykü nün ismini duyunca ayağa kalktım. Emir'in yakasından tuttuğum gibi kapıya yasladım.
"NE DEMEK LAN ÖYKÜ HANIM!! NE DEMEK İSTİYORSUN KONUŞ!!"Emir gözlerimdeki siniri görünce şaşırdı.
" BİRŞEY Mİ OLDU LAN ÖYKÜ'YE!! KONUŞSANA LAN!! "öfkemden Emir' e yumruk attım. Ne demek istiyordu? Bakışlarım hala Emir'in yüzündeyken eli ile dudağındaki kanı sildi. Ayağa kalktıktan sonra ellerini birbirine bağlayıp karşıma dikildi. Kafası yerde konuşmaya başladı.
" Abi öyle değil Öykü hanım iyi merak etme!! Abi şey..."
"NEY ULAN NEY!! KONUŞSANA!!" sinirden delirmek üzereydim. Kendimi kontrol etmekte zorlanıyordum. Emir'e zarar vermek istemiyordum. Ellerimi iki yanımda yumruk yaptım.
"Abi bu yeraltı dünyasının sahibi sensin. Dostun olduğu kadar düşmanın da var. Eğer senin birine .." sustu. Anlamıştım ne demek istediğini bunu bende biliyordum. Kendime bu yüzden zaman vermiştim. Onu hayatıma almak istesemde yapamıyordum. Bu içimi yaksada kendime dile getirmiyordum.
" LANET OLSUN!! "önümdeki sehpayı devirdim.
" BUNU BİLMİYOR MUYUM? EMİR!! OLMUYOR LAN OLMUYOR UZAK DURMAYA ÇALIŞSAMDA OLMUYOR!! BİR ŞEKİLDE KARŞIMA ÇIKIYOR!!ALLAH KAHRETSİN NE YAPACAĞIM ULAN BEN!! " Emir 'in kafası hala yerdeyken konuşmaya başladı.
"Abi öl de öleyim. Koruruz abi gerekirse gece gündüz uyumam!! Ama iyi düşün abi eğer birşey olursa.."
"SUS EMİR!! SAKIN O CÜMLEYİ KURMA!!" kafasını tamam anlamında salladı.
"BENİ YALNIZ BIRAK!!" kafasını sallayan Emir dışarı çıktı.
"ALLAH KAHRETSİN!!" Elimle duvarı yumruklamaya başladım.Hiç durmadan yumrukluyordum. Duvarın dibine çöktüm. Ellerimi dizlerim üzerine koyduktan sonra düşünmeye başladım. Onu tehlikeye atamazdım.Ona birşey olursa ÖLÜRDÜM.. Elimden akan sıcak sıvı yerdeki beyaz halıya damlıyordu. İçimde tarifi olmayan acı vardı. Onu unutmam lazımdı. Hayatıma kimseyi alamazdım. Benim dünyam karanlıktı. O karanlığa ÖYKÜ'yü sokamazdım. O bunları hakketmiyordu. Bundan sonra uzak duracağıma dahi kendime söz verdim. Buna mecburdum hiç istemesemde mecburdum.!! Kendimi toparlayarak ayağa kalktım.
Hızla arabama bindikten sonra arabayı çalıştırdım. Evin yoluna tuttum. Cebimden sigarayı çıkardıktan sonra yaktım. Dumanın ciğerlerimde dans etmesine izin verdim. Ondan vazgeçmek zorunda kaldığım için yaşadığıma hayata lanet ettim. Ben bugüne kadar yaşadığım hayatı elde etmek için uğraşmıştım. Acımazsızdım. Hırslıydım. Herşeyi kazandım. Birçok kişinin kanı bulaştı ellerime bu yolda!! Bu hayatı kendi ellerimle kurdum. Şimdi lanet ediyordum kurduğum hayata. Onun canına zarar vermek isteyecek o kadar kişi vardı ki. Beni bitirmek isteyen başa geçmeye çalışan o kadar düşmanım vardı ki.! Yanımda istediğim biri için kurduğum dünyadan vazgeçebilirdim. Ama kurduğum dünya için Öykü den vazgeçemezdim. Onun öldürmelerine izin vermezdim. Başka yolu yokmuydu?
Yoktu. Yok.... Yok... Yok.....
Evin önüne gelince arabadan indim. Açılan kapıdan eve girdikten sonra odama çıktım. Elimde ki kuruyan kana baktım. Birkez daha duvara yumruğumu geçirdim.
"KAHRETSİN!!!!!"
Vazgeçmek, her zaman zayıflık değildir. Bazen bırakacak kadar güçlü olmaktır.Ben bırakacaktım onu!! Onun için onu bırakacaktım. Hızla banyonun kapısını açtım. Üzerimdeki kıyafleri çıkardıktan sonra duşa girdim. Elimdeki kan akan suyun rengini kırmızıya boyadı. Suyun beni ıslatması ruhumu okşuyordu.
Kısa duşun ardından belimdeki havluyla giyinme odasına girdim. Elime aldığım siyah eşofman ile üzerine yine siyah olan tişörtü üzerime giyindim. Banyodaki ecza dolabından sargı bezi ve krem aldım. Yatağımın üzerine oturdukta sonra elime kremi sürdüm. Hiçbir acı içimdeki acı kadar ağır değildi. Elime aldığım sargı bezi ile elimi sardım. Kremi komodinin üzerine bıraktıktan sonra yatağa uzandım. Yeni bir güne uyanmak için gözlerimi kapattım.
ÖYKÜ ÇETİN
Kabul ediyorum.. Gülşah'ı işten çıkarmayın lütfen" kafasını salladı.Hiç birşey demeden arabasına bindi. Araba gözden kayboluncaya kadar arkasından baktım.
Mecburdum. Kabul etmekten başka yolum yoktu. Gülşah'ın annesi için...
Restorana geri döndüğümde Mehmet bey Gülşah ile konuşuyordu.
"Annenin durumu yüzünden bu işten çıkarmıyordum seni!! Kaç kere uyardım seni Gülşah kaç kere!!! Mecburum kusura bakma Gülşah Uras Bey'in sözü üzerine birşey yapamam. Elimden gelen herşeyi yaptım senin için buraya kadarmış."
Gülşah hıçkırıkla ağlıyordu. Ülkü elini Gülşah'ın sırtına koymuş onu teselli etmeye çalışıyordu. O an yaptığım şeyin ne kadar doğru olduğunu anladım. Gülşah gibi bir kız bu kadar ağlıyorsa gerçekten paraya ihtiyacı olduğu içindir. Boğazımı temizlerek konuşmalarını böldüm. Herkes bana döndüğünde Gülşah' ın bakışları içimi acıttı.
"B-ben konuştum. Uras bey ile Gülşah işten çıkarılmadı."Gülşah'ın yüzündeki ifade içimi eritti.
" Sen ciddi misin Öykü!! "koşarak yanıma geldi. Evet anlamında kafamı salladım. Kollarını boynuma dolayarak daha şiddetli ağlamaya başladı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Bende sarılmasına karşılık verdim. Gülşah'ın böyle birşey yapacağını hiç beklemezdim.
" Şşşş tamam ağlama artık Gülşah" burnunu çekerek benden ayrıldı. Ellerimi tuttuktan sonra gözlerime baktı.
"Ne olur affet beni Öykü!! Yaptığım herşey için özür dilerim." gözlerinde gördüğüm ifade ile bende çok üzüldüm. Gözümden bir iki damla yaş akmasına izin verdim.
"Sorun değil Gülşah ben unuttum herşeyi inşallah annene bir faydam olur."kafasını salladı. O sırada Mehmet Bey araya girdi.
" İşten bu kadar kaytardığınız yeter bayanlar herkes işinin başına bu arada Gülşah ve Ülkü tekrar mutfağa Öykü sen salona hadi bakalım. "Gülşah bana gülümseyerek baktı. Kafasını salladı.
" Bu salona yakışıyorsun o yüzden sinir oluyordum sana kolay gelsin Öykü"ne yani mutfağa tekrar gönderildiği için kızmamış mıydı? Gülşah'a şaşkın şakın bakarken elini omzuma koydu.
" Bu işe ihtiyacım var Öykü şaşırma!! Mutfak olsun önemli değil artık benim için!! Herşey için çok teşekkür ederim. Benim için işi kabul ettin. Salon bundan sonra sende!!" gülümsediğinde bende gülümsedim. Kafamı salladıktan sonra yanımdan ayrıldılar.
Mehmet bey yanıma geldi.
" Bunu nasıl başarıyorsun bilmiyorum ama sen herkese iyi geliyorsun Öykü!! Gülşah'ın durumunu öğrendikten sonra işinden olmaması için çok uğraştım. Gerçekten annesinin ilaçları pahalı o yüzden onu kovamıyordum. Burdan çıkınca gece kulübüne gidiyor. Orada barmenlik yapıyor. Annesinin hastane masrafları oldukça ağır. Eğer işten çıkarmak zorunda kalsaydım çok üzülürdüm. " duyduklarıma çok üzülmüştüm. Gülşah içinde neler yaşıyordu böyle..
" Peki Uras bey bilmiyor mu? " eğer bunu biliyorsa işten çıkarılmasına nasıl müsade ederdi.
" Hayır bilmiyor. Eğer bilse annesini tedavi ettirirdi. Uras bey bu konularda çok hassas.Birkaç kez söylemek istedim ama Gülşah müsade etmedi. Annesine kendi parasıyla bakmak istediğini söyledi. Bana söylemesi de mecburiyetten oldu. Annesine hastaneye götürmesi için ona haftada birkaç saatliğine izin veriyorum."
"Peki başka kimsesi yok mu?"
"Hayır babasını geçen sene kaybetmiş. Hemde annesinin hastalığından." duyduklarıma inanamıyordum.
"Peki hastalığı ne Mehmet bey?"
"Böbrek yetmezliği varmış. Babasına annesi vermiş böbreğini tek böbreği olan kadıncağızda diyalize giriyor. Tek böbrekle yaşamaya çalışıyor. Uygun bir böbrek bulunmazsa annesini kaybedecek. Kendi böbreğini vermek istemiş ama annesi kabul etmemiş."
"Neden kabul etmemiş."
"Ölürse arkasında tek böbrekle kızını bırakmak istemiyormuş." daha fazla dayanamadım ağlamaya başladım. Ne kadar zor hayatlar vardı. Benim hayatım da zordu. Gülşah'ın hayatı da. İkimizde dünyada kalabilmek için savaş veriyorduk. Mehmet bey elini omzuma koydu.
" Sen çok iyi birşey yaptın Öykü.. Hadi ağlama artık."gözyaşlarımı sildikten sonra Mehmet bey e gülümsedim.
" Biz çok şanşlıyız biliyorsunuz dimi Mehmet Bey"şaşkınlıkla yüzüme baktı.
"Nedenmiş o Öykü"
"Babalarımız hayatta değil ama Allah bize sizin gibi baba olan bir abi verdi.İyiki varsınız Mehmet bey!! " gözleri dolu dolu olan Mehmet bey kafasını eğdi.
"Tamam bu kadar duygusallık yeter!! Şimdi alışveriş merkezine dön işi kabul edemeyeceğini söyle yarın saat 7 de burda ol küçük hanım." kafamı salladım. Gülümseme gülümsedi. Mehmet abi 40 45 yaşlarındaydı. Onu çok seviyordum. Bu yaşına kadar hiç evlenmemiş. Ülkü'nün dediğine göre nişanlısını trafik kazasında kaybetmiş. Kalbini kapatmış ve kimseyi hayatına almamış. Onun için çok üzülmüştüm duyduğumda. Bütün çalışanlarına Abi oluyordu. Herkesin derdiyle ilgileniyordu. Onu tanıdığım için çok şanslıydım.
Bölüm sonu.
Umarım beğenirsiniz ☺️
Oylamayı unutmayalım ☺️