Oyunbozan +18

1205 Kelimeler
Üzerime Ardıç'ın aldığı siyah iç çamaşırı takımını giydim. Dantelli ve dışarıdan bakınca inanılmaz seksi görünüyordu. Buna karşı koyması imkansızdı. Üzerime beyaz bir tişört ve gri bir şort da giydim. Siyah havuz misali, merak ve şüphe iyidir. Dışarıdan gördüğüne inanmayacak böylece. Yatağıma oturup bağdaş kurup elime bir kitap aldım. Akşama kadar vakit geçirmek için kitabı okumuştum ama o kadar sıkıcı ilerlemişti ki bir yerden sonra dayanamayıp ayağa kalkmıştım. Ne kadar kitapları yarım bırakmak gibi bir huyum olmasa da bu kitabın kapağını bir daha açmayacaktım sanırım. Artık Ardıç beyi sınama işine odaklanabilirdim. Ayşen Gruda'nın da filmde dediği gibi : Göster ama elletme. Uygulayalım bakalım. Kapıyı açıp odadan çıktım. Ardıç'ın odasının kapısı açıktı ve içeride yoktu. Belli ki o da aşağıdaydı. Gidip görünsem iyi olurdu. Merdivenleri inerken mutfaktan sesler duyunca oraya ilerledim. İçeri geçtiğimde hayatımın şokunu yaşadım desem abartmış olmazdım. Ardıç paspas ile sabah kirlettiği yeri siliyordu. Ardıç... Bizim Ardıç temizlik yapıyordu. Yüzümdeki ifadeyi silip beni fark etmesi için boğazımı temizleyip buzdolabına doğru ilerledim. "Kolay gelsin." Bir şey demezken dolabı açıp meyve suyunu çıkardım. Bu ona sabahı hatırlatacaktı haliyle. "Neden paspasla siliyorsun ki?" ona dönüp tezgaha yaslandığımda bana döndü tamamen. "Sen seversin, yalasaydın yeri ya." Dudağının bir köşesi yukarı doğru kıvrılırken elindeki paspası bırakıp bana doğru bir kaç adım attı. Şansımı fazla mı zorluyordum? Aramızdaki mesafeyi kapatıp beni tezgah ile arasına aldığında dik durmaya çalıştım. "Alay mı ediyorsun Larin?" Başımı olumsuzca salladım. "Yoo, bugün bir kez daha bana dokunamayacağın için yerdekiyle yetinmen için söyledim." Yutkundu. "Ha sen kendinden baya eminsin yani?" Başımı salladım. "O kadar eminim ki... Ama sen Ardıç, bana dokunmak için yanıp tutuşacaksın. Yine de izin vermeyeceğim." Başını aşağı yukarı salladı. "Pekala. Var mısın iddiasına?" Hiç düşünmeden kabul ettim. "Varım." "Eğer bu gece sana dokunmazsam, yarın bunun intikamını çok kötü alırım Larin. Ve inan bana bu gerçekten çok kötü olur." "Ya dokunursan ne olur?" "Sen seç." dediğinde ses tonu o kadar kendinden emindi ki... Ve ben onun bu sesini kullanmasını istiyordum. "Benim için inleyeceksin." kaşlarını çattığında devam ettim. "Sana dokunup seni ödüllendireceğim ve sen de inim inim inleyeceksin." tamam sevişirken de inliyordu bazen ama benim kadar değil. Onun da aynı şekilde benim gibi inlemesini benim için deliren o ses tonunu duymak istiyordum. "Pekala. Anlaştık, ama baştan söylemeliyim ki kaybedeceksin. Gözlerimin önünde soyunsan bile sana dokunmam." Tekrar arkasını dönüp paspası aldı. Yerleri silmeye devam ederken ne yapacağımı çok iyi biliyordum. "Sen dokunmasan da olur. Ben işimi hallederim." Paspası alıp mutfaktan çıkarken hiçbir şey demedi ama ben ona ne yapacağımı çok iyi biliyordum. Bu akşam onu mahvedecektim. Ucunda ben mahvolacak olsam bile... ~ ~ ~ ~ ~ ~ Salonda koltukta oturup telefonuna bakarken önünden geçip yanına oturdum. Güzel konuşmuştun ama adam yüzüme bile bakmıyordu son bir saattir. "Ardıç?" "Ne var yine?" "Kaşınıyorum ben ya. Sırtımı kaşır mısın?" "İşim var." Elindeki telefonu çekip aldım. "Kaşısan ölmezsin." Telefonu arkaya atıp tişörtümü çekip çıkardığımda güldü. "Bu mu yani numaran? Beni böyle mi etkileyeceksin?" "Ne numarası canım? Sadece sırtım kaşındı." arkamı döndüm. "Hadi ya, eline yapışmaz herhalde." güldüm. "Yoksa bana dokunma düşüncesi bile seni etkilemeye yetiyor mu?" Nefesini bıraktığında sırtımda hissettim bütün nefesini. "Yok öyle bir şey." deyip ellerini sırtıma getirip kaşımaya başladı. "Oldu mu?" "Yok, böyle sanki kaşıdıkça daha çok kaşınıyor. Tüm vücudum kaşınmaya başladı sanki." "Larin benimle oynama." Ellerinden kurtulup arkamı döndüm. "Kaşısan ölmezsin." "Neren kaşınıyor?" diye sorduğunda bakışlarımı aşağı indirdim. "Vajinam da kaşınıyor." dediğimde kaşlarını kaldırdı. "Dokunmak yasak." deyip ellerini gösterdiğinde dudaklarını işaret ettim. "Sen sadece dur, ben hallederim gerisini." "Ateşle oynuyorsun." dedi itaatkar bir şekilde. "Herhalde beni yakmazsın." şüpheliydi ama onu delirtmek istiyordum. "Biraz yardımcı olsan hiç fena olmaz." Aniden kucağına oturduğumda başını arkaya yatırdı. "Pekala, istediğini yap. Sana dokunmayacağım." iddiayı kazanmak için her şeyi yapıyordu. Nefesimi bırakıp yavaşça erkekliğinin üzerinde sürtünmeye başladım. Kadınlığımda hissettiğim baskıyla vücudumda küçük kıvılcımlar yanıp sönerken penisi de yavaş yavaş kalkmaya başlıyordu. Zaten buna nasıl dayanabilirdi ki? Hormonlarını da dizginleyecek hali yoktu ne de olsa... Bir ileri bir geri erkekliğin üzerinde gidip gelirken kadınlığım ıslanmaya başlamıştı. Ama Ardıç'ta tık yoktu. Hâlâ kendini tutuyordu. "Geçti mi kaşıntın?" Başımı olumsuzca salladım. "Belki de daha iyi bir şeye ihtiyacım var." üzerinden kalkıp şortumu da indirdikten sonra karşısında iç çamaşırları ile kalmıştım. "Dudakların Ardıç, onlar daha iyi." Omzundan tutup onu koltuğa yatırdığımda üstüne çıktım. Vajinamı başına yaslayıp dudaklarının üzerinde kendimi yavaşça ileri geri hareket ettirirken dudakları ve burnu vajinama baskı uyguluyordu. Benim kafam çoktan uçmuştu. Orgazmın kıyılarında yüzerken külodum da çoktan sırılsıklam olmuştu ve Ardıç'ın bunu emmesini istiyordum. "Ahh, siktir. Ağzının içine boşalacağım şimdi." O kadar profesyoneldi ki kendini tutmayı başarıyordu ama ben onun kadar iyi değildim. "Ahh, Ardıç em şunu. Em lütfen." Daha hızlı hareket ederken vajinam sırılsıklam olmuştu. "Bunu saymayacağım. Lütfen em." Sözlerimi duyar duymaz ellerini kalçalarıma getirip önce beni durdurdu. Sonra da külodumun üzerinden vajinamı emerken zevk çığlıkları döküldü dudaklarımdan. "Ahh, siktir bu çok iyi." çoktan kendimden geçmiş ve daha fazlasını isterken Ardıç beni üzerinden indirdi. "Bence kaşıntın geçmiştir." derken dudaklarını sildi. Gözlerimi dudaklarına kayarken kollarımı boynuna dolayıp sertleşmiş erkekliğinin üzerine oturdum. "Hiçbir şey umrumda değil, ne olursa olsun. Seni istiyorum." Kaşlarını kaldırdı. "İddiayı bile bile kaybetmek mi istiyorsun yani?" Başımı salladım. "Zaten seninle sevişirken inlemeni duyabilirim. Daha fazlasını istersem bunu yaparım da şimdi beni cezalandır ve sert bir şekilde sik." Güldü. "Bu kadar kolay pes etmen iyi Larin. Ama cezanı bugün değil yarın çekeceksin." "Gerdek gecemizde yani?" dudaklarımı ıslattım. "O da olur ama şu an yanıp tutuşan kadınlığımın da icabına baksan sevinirim doğrusu." Elini vajinama getirdi. "Bu amcık madem benim için ıslandı. Onu ödüllendireceğim." Elini yavaşça hareket ettirip okşarken başımı arkaya atıp derin bir nefes aldım. "Ah, evet. Evet çok iyi." "Hemen şimdi burada." Külodumu nasıl parçaladığını görmemiştim bile. Kumaş parçalarını yere atıp vajinama sertçe vurdu. "Demek benimle oyun oynarsın ha." "Ahh!" Bir kez daha vurdu. "Şimdi bir oyun oynayacağız ve sen asla konuşmayacaksın Larin." Dudaklarımı birbirine bastırdığımda bir kez daha vurdu vajinama. Acıyla içime içime inlerken ayağa kalktı. Tişörtünü indirdikten sonra şortunu da indirdiğinde yalnızca boxerı ile kalmıştı. Yaklaştığında doğruldum. "Em." boxerını indirmeden şişen erkekliğini ağzımın içine almaya çalıştım. Bundan bile tatmin olurken sertçe emdim ama yeterli değildi. Bir türlü yeterli gelmiyordu. Pes ettiğimde boxerını çıkardı. Penisini okşarken boxerını alıp ağzımın içine yerleştirdi. "Sessiz ol." deyip üzerime gelip koltuğa oturduğunda hızlıca kucağına çekti beni. Penisini tutup yavaşça içime geçirdiğinde yutkundum. Kucağında hızlıca bir ileri bir geri giderken içimdeki kocaman penisle kendimden geçtim. Her hareketimde penisi ıslanırken ağzımdaki boxer yüzünden iniltilerim içimde hapsolmuştu. "Ahh, siktir, devam et. Daha hızlı zıpla." Üstüne zıplamaya devam ederken konuştu. "Bir gün beni daha çok memnun edersen senin için inlerim Larin." Bunu çok isterdim. Bu yüzden onun inlediğini duymak için her şeyi yapacaktım. Ama şu an duyulan tek şey bedenlerimizin birbirine çarpıp çıkardığı sesti. O kadar yüksek sesliydi ki... İnanılmazdı. " Daha hızlı bebeğim. " dediğinde yorulmuştum. "Şimdi boşalacağım." dediğinde yavaşça içinden çıkıp ağzımdaki boxerı tükürdüm. Kucağına eğilip penisini ağzıma alıp emdiğimde fışkırarak boşalmıştı yine. "Sikeyim... Yut onları." Bütün menisi boğazımdan aktıktan sonra geri çekildim. Hâlâ kucağındayken uzanıp dudaklarımı öptü. İki dudağımı da sertçe emdikten sonra geri çekildi. "Bu kadar yeterli." "Daha yeni başladık." Dediğimde onu öpmek istedim ama elini dudaklarıma götürdü. "Kendini benden mahrum bırakmanın cezası küçük hanım. Sana bu kadarı yeterli bugün." "Saçmalama Ardıç ya. Henüz yeni başladık. Dahasını istiyorum." Gülümseyip geri çekildi. Ayağa kalktığında konuştu. "Dahası gerdek gecemize kalsın. Ne dersin?" Öylece çekip giderken arkasından bakakalmıştım. Deliydi bu adam... ~ ~ ~ ~ ~ ~
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE