Yarım saat sonra diz üstü gri bir etek, gri bir ceket ve siyah bir bluzlu orta yaşlarda bir kadın geldi. Tam karşımdaki sandalyeye oturdu. Oldukça sert ve ciddi görünüyordu. Saçları ışıl ışıl parlıyordu.
“Ben İstanbul Barosunun atadığı Avukat Sinem… Sen de Kaan Kor Kunteper... Ne ilginç bir ismin ve soyadın var.”
“Evet öyle, 18 yaşıma geldiğimde değiştirdim.”
“Kaan hala duruyor?”
“Anısı var galiba…”
“Anlıyorum… Sana hangi isminle hitap etmemi istersin?”
“Kor…”
Şöyle bir süzdü beni. Sonra da elinde tuttuğu bir cihazı alnımın tam ortasına yerleştirdi. Neden diye sorduğumda yalan söyleyip söylemediğini anlayacağını belirtti bu cihaz ile. Diğer cihazıda tam göğsümün üzerine…
“Ben yalan söylemem…”
Beni aşağılarcasına bir gülümseme atarak; “Herkes yalan söyler…”
Çantasından çıkardığı dosyayı masanın üzerine attı. “Sana yardımcı olmamı istiyorsan doğruları söylemelisin?”
Başımı salladım…
“Bir öğretmenine tecavüz etmek ile suçlanıyorsun? Onu odasında tek yakalamışsın, kapıyı kilitlenmişsin sonra da onun rızası olmadan, onunla birlikte olmuşsun. Bu konuda ne söylemek istersin?”
“Hayatım boyunca kimseye rızası olmadan hiçbir şey yapmadım, yapmam da, ihtiyacım da yok. Oldukça yakışıklı biriyim. Şu kriterde olmayanlar kendine erkek demesin diye twitt atan kendini bilmezlerin bile kriterlerini karşılıyorum. Benim aldığım çıkma tekliflerini sıralasak İstanbul’a yeni köprü olur.”
Baştan aşağıya alıcı gözüyle süzdü beni.
“Evet oldukça fit bir vücuda ve çekici bir yüz hattına sahipsin. Fakat bunlar mahkeme için delil niteliği taşımıyor…”
“Anlatayım öyleyse, ben bir jigoloyum. İstanbul’a geldikten kısa bir süre sonra parasız kaldım. Sonra da fiziksel özelliklerim sayesinde birkaç teklif aldım ve bu işe başladım. Olaydan kısa bir süre önce, Faruk adlı ombudsman, bana yeni bir iş getirdi. Kadının kocası beni tuttu ve kadınla bir ilişki yaşamam karşılığında para teklif etti. Bende kabul ettim.”
“Ombudsman?”
“Arabulucu, jargondaki pezevenk kelimesinin karşılığı.”
“Faruk’a nasıl ulaşabilirim?”
“Telefon numarası…”
“Onunla konuşacağım. Senin için şahitlik yapar mı?”
“Evet yapar, aynı zamanda kocasının bize attığı mesajlar, sözleşme örneği de bizde duruyor. Ne olur ne olmaz diye.”
“Peki olay nasıl yaşandı anlatır mısın?”
“Faruk geldi. Böyle bir iş olduğunu söyledi. Kadının fantezisiymiş bu. Bir öğrenci tarafından becerilme fantezisi varmış. Bende kabul ettim.”
“Bir dakika bir dakika, daha önce kocası diyordun? Şimdi kadının diyorsun. Yani kadının da mı haberi var?”
“Ben kadının haberi var sanıyordum ama yokmuş. Kocası ve Faruk tezgâhlamışlar işi. Fakat ben kadının haberi yok ise kabul etmeyeceğimi bildiğinden dolayı Faruk bana başka türlü anlattı.”
“Doğru mu anlıyorum? Faruk ile tecavüz ettiğin kadının kocası anlaşıyorlar. Karımın fantezisini gerçekleştir diyerek sana para ödüyor. Sonrasında ise Faruk sana kadınla anlaştığını söyleyerek, seni kandırıyor ve sende nasıl olsa kadının haberi var diyerek, kadına tecavüz ediyorsun. Doğru mu?”
“Aynen öyle…”
“Bu konuda Faruk şahitlik eder mi?”
“Eder…”
“Bu işten ayda ne kadar kazanıyorsun?”
“Değişiyor… 200-250 bin Türk lirası… Bazen daha fazla, bazen daha az. ”
“Ben bile bu kadar kazanmıyorum…”
“Seks satıyor…”
“Senden değişik fanteziler isteyenler oluyor mu?”
“Değişikten kastınız nedir?”
“Şiddet, tecavüz.”
“Evet isteyenler oluyor, trendler değiştikçe müşterilerin istekleri de değişiyor. Bir film veya kitap meşhur oluyor, bir anda o sahnenin aynısını yaşamak istiyorlar. Grinin Elli Tonu ben mesleğe başlamadan önce çok popülerdi ve bu mesleğin içinde olan arkadaşlarım Grinin Elli Tonu ile beraber çok farklı isteklerin başladığından bahsederler. Birçok farklı şey isteyen var. Çeşit çeşit insan var.”
“Aldığın en garip teklif?”
“Bugün yaşanan tecavüz.”
“Zevk aldın mı?”
“Zevk almak için Jigololuk yapmıyoruz. Zevk vermek için varız.”
“Yani, senin yarın kadar olmayan bir kadına, şiddet uygulamaktan, onu zorla birlikteliğe zorlamaktan zevk aldın.”
“Öyle bir şey söylemedim.”
“Güç her şey değil mi Kor…”
Kafamı salladım.
“Bence sen bunların hepsini uyduruyorsun. Bir kadın neden bir jigoloya ihtiyaç duyar ki… O kadar kolay ki bir kadın için cinselliğe ulaşmak.”
“Haklısın. Ben sosyolog değilim. Bunu da sorgulamadım. Belki orgazm garantili bir seks deneyimi yaşamak istiyorlar. Belki merak ediyorlar. Erkeklerin eskortlara gitmesini deneyimlemek istiyorlar. Bir kerede olsa güçlü görünmek istiyorlar ve erkeklerin yerini almak istiyor olabilirler. Güvenlik nedeni ile tercih edebilirler, yuvaları yıkılsın istemiyorlardır. Bir sürü sebep olabilir. Neden eskorta giden erkeğe sorulmuyor ise, kadınlara neden sorulsun?”
Gözlerine dik dik baktım;
“Sende onlardansın galiba…” dedim…
“Kimlerden?”
“Erkeklerin her yaptığına uygun bir kılıf bulan fakat kadının her yaptığını yargılayanlardan.”
“Asla… Ben kadın erkek eşitliğine inanırım.”
“Ben inanmam…”
“Konumuza dönelim? Gaylerden veya Lezbiyenlerden teklif alıyor musun? Veya evli bir adam karısı için seni tutuyor mu?”
“Sektöre ilk başladığımda sıkça bu tekliflerle karşılaşıyordum. Eşcinsel olmadığım için gay ilişkileri ret ediyorum. Lezbiyenlerle birlikte olmadım, böyle bir teklif gelmedi. Evli bir adam izlerken karısıyla birlikte olma teklifi de almadım. Ama elbette bu durumlar, eş değiştirme partilerine çağırılan arkadaşlarım var.”
“Neden onlarda aynı şey değil mi? Amaç para kazanmak değil mi?”
“Parayı ne kadar sevdiğinle ve lüks yaşama merakınla alakalı bir olay. Piyasada isim yapmak çok kolay değil. 30 yaşından önce isim yapmanız çok zor ve 40 yaşından sonrası yok. O zamana kadar ne kazanırsanız. Bu yüzden de bu hayatın sonlarına doğru gelmiş insanlar artık seçim yapmıyorlar. Çok fazla lüks harcamam yok, bakmam gereken insan yok. O yüzden de seçici davranıyorum. Seçme şansımı kullanıyorum.”
Devam ettim sözlerime;
“20 yaşında genç bir kız düşünün. Herkes onunla evlenmek ister, yuva kurmak ister, birlikte olmak ister. 30 yaşını geçmiş bir kadın için aynı durumlar söz konusu değildir. Erkekler içinde bu böyledir. 20 yaşında bir eskort seçim yapar. Herkesle birlikte olmaz. Çünkü çok fazla talibi talebi vardır. Kendi piyasasını kendi belirler. 40’a yaklaşmış bir eskort için ise 20’li yaşlarda bir eskort ile rekabet edemeyeceğinden piyasası düşer. Para bakımından da gerekli birikimi yapmamış ise ve lükse düşkünlüğü var ise Gelen işleri ayırt etmemeye başlar.”
“Bunu merakımdan soruyorum… Zevk alıyor musunuz?”
“Alıyoruz… Almıyorum diyen yalan söyler. Fakat şöyle bir şey var, mesela düzenli bize gelen insanlar var. Onlardan zevk almamaya başlıyoruz. Beynin ödül mekanizması her zaman farklı bir kişiyi arıyor. Çok eşlilik aslında özgürlük değil kölelik. Bu erkek için de kadın için de fark etmiyor.”
“Hiç aşık oldun mu?”
“Konuyla alakası olduğunu düşünmüyorum.”
“Merakıma soruyorum, yaşlı kadınlar yada çirkin kadınlarla denk geldiğinde ne hissediyorsun?”
“Düşünülenin aksine yaşlı kadınlar zaten bize gelmiyorlar. Evet fiziksel özelliklerim yüzünden tercih edildiğim çok oluyor, işimin bir parçası ve bu konuda bir şikayetim yok. Çirkin kadın mevzusuna gelirsek, ben insanları güzel yada çirkin olarak değerlendirmem. İnsanlar iyidir yada kötüdür… Güzellik bir yansımadır ve yansımalardan hoşlanmam. Güzelliğe hiçbir zaman kıymet vermedim. Bana davranışları çok daha önemli.”
“Sizinle en çok kimler birlikte olmak istiyor?”
“Genellikle eğitimli kültürlü iş insanları geliyor. Yabancı turistler geliyor. Genellikle eğitimli ve çalışan insanlar.”
Ayağa kalktı… Etrafımda dolanmaya başladı…