On iki yıl önce kurak ve unutulmuş bir araziye adım atan Devran, şimdi gözlerini çevresindeki canlı ve verimli topraklara açıyordu. Çiftlik evinin sağlam kapısı gıcırdayarak açıldı ve Devran dışarı adım attı. Evin ahşap kapısını arkasında bırakıp genişçe bir verandaya çıktı. Burası, evin hem gölgesi hem de sığınağıydı. Kapının eşiğine oturdu, dizlerini kavradı ve derin bir nefes alarak çiftliği izlemeye başladı. Göz alabildiğine uzanan topraklar, bir zamanlar sadece kurak dikenler ve tozdan ibaretti. Şimdiyse, yeşilin her tonuyla bezenmiş, hayvan sesleriyle canlanmış büyük bir çiftlik vardı önünde. Koyunlar, keçiler, inekler, tavuklar ve atlar, yeni yapılmış ahırların etrafında serbestçe dolaşıyor, arka planda çalışanlar telaşla günün işlerini yürütüyordu. Devran, buraya ilk geldiği günü

