28. BÖLÜM Kendimi onların arasından nasıl kurtardım, hâlâ bilmiyorum. Gülüşmeleri hâlâ kulaklarımdaydı. Koşar adımlarla aşağıya indim. Dila Hanım, yanında Cihan’ın annesiyle sohbet ediyordu. Biraz ötede babaannem onları dikkatle dinliyordu. Derin bir nefes alarak hızla Dila Hanım’ın yanına oturdum. “Bu ne hâl kız?” diye sordu gülümseyerek. “Dila Hanım, Kılıç’la Berfe benimle dalga geçiyorlar,” deyiverdim. Adeta yaramazlık yapmış çocukları şikâyet eden bir kız çocuğu gibiydim. O anki hâlim, odadakilerin de hoşuna gitmiş olmalı ki hafif bir kahkaha yayıldı ortama. Dila Hanım öne doğru eğildi, ellerimi tuttu ve yüzüme içten bir bakışla: “Bana anne diyebilirsin yavrum. Biliyorum, anneni yeni kaybettin. Yerini dolduramam belki ama seni onun gibi korur, kollarım,” dedi. Az önceki gülüşmele

