27. BÖLÜM Kılıç’ın kollarında, yavaş yavaş içimdeki fırtınanın dinmeye başladığını hissettim. Kalbim hâlâ biraz çarpıyor, düşünceler kafamda dolanıp duruyordu ama onun sıcaklığında bir durulma başlamıştı. Derin bir nefes alarak başımı kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. Dudaklarımda küçük bir tebessümle fısıldadım: “Kızılcık’ın yanına gidelim mi?” Hiç tereddüt etmeden başını salladı. Gözlerinde o her zamanki sakin kararlılık vardı. Elini uzattı, parmaklarımız birbirine dolandı. El ele, sessiz adımlarla konaktan çıktık. Kılıç, elimi tutmaktan hiç çekinmiyordu. Sanki bu basit ama güçlü temasla, hep yanımda olduğunu, beni yalnız bırakmayacağını hissettirmek istiyordu. Parmaklarının arasındaki sıcaklık, içimde yavaş yavaş filizlenen bir huzur gibi yayılıyordu bedenime. Ahıra vardığımızd

