CELINA
Akşam yemeğine kadar birlikte ofiste çalışmaya devam ettik. Derek arada sırada yanıma gelip bana espiri yapıyor ve güldürüyordu.
Adonis’in gözü üzerimizdeydi.
Akşam yemeğinde bu sefer yemek salonuna inmiştik. Yemek salonu bu koca evin en altındaydı. Ana kapıdan ilk sola girildiğinde ki odaydı.
Kapıdan girince sağda kalan salon ise düz törenin yapıldığı odaydı.
Bu kısımda bir çok oda daha vardı ama daha keşfedememiştim. Tüm günü ve geceyi Adonis’in yanında geçirmiştim.
Bir üst katta Adonis’in ofis odası ve benim odamın olduğunu biliyordum. Diğerleri de muhtemelen bu katta ve üst katta kalıyordu.
Bu ev aşırı büyük olduğu için tek başıma asla gezemedim. Eski sürümde ki insanların hepsi buraya sığabilirdi.
Muhtemelen bu ev de sürü eviydi.
Sürünün alfasının kim olduğunu hala bilmiyordum. Sadece Jenna ve Adonis’in akrabası olduğunu tahmin ediyordum.
Yemeklerimizi alıp masaya geçtik. Birlikte yemek yerken Jenna’da bize katıldı. Adonis gene yanımda oturuyordu.
Yemeğin sonlarına doğru Derek çenesini tutamadı ve ‘Chris’in en kötü anını hatırladım’ diye bağırdı. Chris öfkeyle kaşığını masaya vurdu.
Derek hiç oralı olmadan devam etti. Gerçekten çok yakın arkadaşlardı.
‘Chris ile ben 15 yaşlarındayken ben Christen daha kaslıydım. O da her sabah kahvaltısında ceviz yiyordu. Sonra antrenmana gidiyorduk’ dedi.
Adonis ‘Kapa çeneni Derek. Senden daha kaslı ve iriyim. Senden daha güçlü olduğumu biliyorsun’ dedi.
Derek ‘15 yaşında öyle değildi ve senle dalga geçtiğim için beni düelloya davet etmiştin’ dedi. Çocuk gibi kavga ediyorlardı.
Derek ‘Kurduma senden önce sahip olduğum için beni kıskanıyordun’ dedi.
Adonis ‘Hayır’ dedi. Çocuk gibi kaşlarını çatmıştı.
‘Neyse. Beni düelloya davet etti. Sonra düellonun ortasında Chris uyuz gibi kaşınmaya başladı’ dedi. O anları hatırlayarak gülmeye başladı.
‘Kurdunun pireli olduğu için ona gelmeyeceğini söyledim’ ardından arkalıksız gülerken ‘Gidip insan kasabasından pire ilacı aldı’ dedi.
Jenna’da gülmeye başladı. Onlar güldükçe bende güldüm.
Adonis hala somurtuyordu. Derek’i kesin öldürme planları yapıyordu.
Derek nefes alıp ‘o ilaçla yıkandı’ dedi. Somunda hikayeyi bitirmişti ama gülmesi geçmemişti.
Birlikte güldükte sonra Adonise döndüm. ‘Meğer senin bu zırhının içinde bir insan varmış, Adonis’ dedim.
Herkes bir anda sessizleşti. Adonis bana bakıp gülümsüyordu. Jenna ‘ona diğer adıyla mı seslendin?’ dedi.
‘Bunu o istedi. Neden bir sorun mu var?’ dedim.
Adonis ‘hayır bir sorun yok. Bana sadece sen Adonis diyebilirsin. Sadece senin böyle bir hakkın var’ dedi. Bana böyle bakarken havanın yeterli gelmediğini düşündüm. Nefes alamıyordum yada nefesimi tutuyordum.
Birisi tepemizde ‘Ona öyle seslenmezsin’ dediğinde aramızda ki büyü bozuldu. Dönüp baktım.
Bu kızı hatırlıyordum. Aşırı kızgın gözüküyordu. Ağlamış gibiydi. Burnu kırmızıydı.
Bana ‘ona Alfa demen gerekli. Alfa Christian yada Alfa Bariloche’ dedi. Bir anda gözlerimi açtım.
Ne yani bu sürünün alfası o muydu? Sıçtım. Kesinlikle sıçtım.
Ya bu sürü evinin zindanına bağlanacaktım. Ya da eski sürümde idam edilecektim.
Gene kandırılmıştım. Bana neden Alfa olduğunu söylemediğini bilmiyordum. Buradan koşarak kaçıp gitmem için bu yeterliydi.
Adonis’e baktım. Kızgın gözüküyordu. Ayağa kalktı.
‘Samantha, ona ne diyip ne demeyeceğine sen mi karar veriyorsun?’ Diye sordu. Üzerine yürüdü. Kız korkuyla geri çekildi.
Bende olsam öyle yapardım. Bu kadar gösterişli bir adam sana kızgınsa eğer kaçman gerekir.
‘Onun yüzünden tören yapılmadı’ dedi.
‘Onun yüzünden değildi. Eğer o gelmeseydi. En yakın arkadaşımı, betamı öldürecektim. Hatta tüm sürüyü öldürecektim. Bu da yetmeyecekti. Ya kendimi ya da Poseidon’u öldürecektim’ dedi. Çok hiddetli konuşuyordu.
Herkes o anda bizi izliyordu. Dönüp Derek’e baktım. Kollarını bağlamış izliyordu. Jenna ‘Samantha, bunu hak etti’ dedi.
Samantha ‘senin seçilmiş eşin benim. O seni kabul etmiyor bile. Eşleşmeyeceğini herkes öğrendi. Üstelik o basit bir insan. Sana hiç bir güç veremez’ dedi.
Harika! Bu kapılar ardında belli ki hiç bir şey sır olarak kalmıyordu.
Ayağa kalktım. Çünkü söz hakkı doğmuştu.
Samantha’ya sinirlenmiş olsamda hayalleri yıkıldığı için üzülmüştüm. Adonis’in kıskanmıyordum. Tamam biraz sinirlenip kıskanmıştım ama buna hakkım yoktu. Kız onun nişanlısıydı.
Samantha’ya ‘Nişanlını elinden almıyordum. Aranızda olanları beni katmadan çözün’ dedim. Adonis hırladı.
Sonra yolumu kapatan Adonis’e ‘Çekilir misin? Adonis’ dedim. İsmini söylerken biraz bastırarak söylemiş olabilirim.
Derek kıkırdadı. Samantha hırladı. Amacıma ulaşmıştım. Kimse bana nasıl konuşmam gerektiğini öğretemezdi.
Adonis çekilirken yanında geçtim. Samantha hızla yanıma geldi. Bana saldıracak gibi durduğunda yan taraftan sandalye çektim ve ona tekmeleyerek ittim. Bu onun geriye gitmesini sağladı ve onu durdurdu.
Adonis beni korumak için hemen yanıma gelmişti.
‘Senin gibilerle çok uğraştım. İnsanım diye beni aşağılayamazsın. Hakir göremezsin. Bir dahakine arkamdan saldırmadan önce bir daha düşün. O zaman bu kadar nazik olmayacağım’ dedim.
Daha öncede onun gibilerle uğraşmıştım. Canım yansa da pes etmemiştim. Her zaman akıllı olup kurt adam bile olsa yenmiştim.
Kimse beni aşağılayamazdı. İnsan olduğum için onlardan daha güçsüz olduğumu düşünüyorsa yanılıyordu.
Evet onlar kadar güçlü değildim. Ama inatçıydım, cesurdum. Yeri geldiğinde korkusuzdum. Sevdiklerim ve inandıklarım için ölüme gidebilirdim.
Bunun kıymetini o ve onun gibilerin görmeyeceğine emindim.
Adonis’i geçip odama doğru çıkmaya başladım. Biraz düşünmeye ihtiyacım vardı. Aşırı bunalmıştım. Adonis’in etrafında olmak beni boğmuştu. Hisler çok yoğundu
Odamın içinde bir sağa bir sola doğru yürüyüp olanları düşündüm. Bana söz verdiği için Adonis’in eski sürüme beni vermeyeceğini biliyordum.
Ama ya o da bana saldırırsa ya da kendi zevkleri için hapis ederse ya da zindana kapatırsa diye düşünmeden edemiyordum. Kırmızı gözleriyle bana bakan eski alfamı düşündüm.
Delirmiş olmalıydı. Oysa ki ben hiç bir şey yapmamıştım. İlk önce kokumdan herkes etkilenmeye başlamıştı.
Bunun nasıl olduğunu bilmiyordum ama en çok etkilenenin Alfa olduğu kesindi. Bu beni endişelendiriyordu. Çünkü ne kadar kurt adamların yanında dursa o kadar onlarda etkileneceklerdi.
Bende ki terslik neydi?
Düşünceler kafamı kurcalarken odamın kapısı çalındı. Kapıyı açtım ve karşımda Jenna vardı. Jenna, bana yavru kedi gibi bakarken ben ona kızgın bir şekilde baktım.
Bana abisinin yani Adonis’in Alfa olduğunu söylememişti. Kapıda durudu ve ‘Özür dilerim’ dedi. Bir özürle paçayı sıyıracağını sanıyorsa yanılıyordu.
Bakışlarımı indirdim ve bıkmış gibi kollarımı bağladım. Jenna, ‘Beni içeri almayacak mısın?’ sordu.
Ona ‘sana çok kızgın olduğumu biliyorsun. Bana nasıl olurda söylemezsin?’ diye kızmaya başladım. Jenna benim dostumdu. Benim tarafımda olması gerekiyordu.
Ama bir şeyi unutmuştum. O da diğerleri gibi kurt adamdı.
‘Hah’ dedim. Sinirle burnumdan soludum. ‘Tabi kurt adam olduğun için insan arkadaşına bunu yapmayı gayet normal buldun değil mi?’ diye sordu.
‘Celina, hayır. Asla. İnsan olman umrumda değil. Seni asla kendimden aşağı görmedim. Chris’in Alfa olduğunu söylememem konusunda gerçekten üzgünüm ama ne yapabilirdik. Sen bu konuda çok hassassın. Eski sürün ile burayı karşılaştırıp duruyorsun. Alfaların kötü olduğunu sanıyorsun’ dedi.
Haksız sayılmazdı.
Jenna devam etti. ‘Bak haklı olduğumuzu söylemiyorum ama korkmanı istemedik. Özelikle Chris. Onu terk etmeni göze alamaz. Bunun için de kesinlikle söylenmemesi konusunda emir verdi. Mecburduk’ dedi.
Derin bir nefes aldım. Her şey çok fazlaydı. Burada artık güvende miydim, bilmiyordum. Bu da beni aşırı stres yapıyordu.
Jenna’ya kızmaya devam ettim. ‘Yani alfa sana emir verdi diye bana ihanet mi ettin’ diye sordum. İhanet ağır bir kelimeydi ama duygularımı yansıtıyordu.
Jenn hemen atılıp ‘hayır hayır o öyle değil’ demeye başladı. Ben ‘peki ya ne?’ diyerek üsteledim. Jenna benden sır saklayarak dostluğumuzu zedelemişti.
Devam ettim ‘Ne yaşadığımı biliyorsun Jenna. Sana, size anlattım. Neden bana doğruyu söylemediniz? Neden sır sakladınız.’ Dedim.
Arkadan bir ses geldi ‘çünkü ben öyle istedim’ dedi. Bunu söyleyen Adonisti. Ona daha çok kızgındım. Çünkü ona güvenebileceğime bir an olsun inanmamıştım. Ardından başıma bu gelmişti.
Adonis’in geldiğini duyunca biraz gerildim. Ondan korkmuyordum. Bana zarar vermeyeceğine emindim. Delirip ardından bana saldırmadığı sürece tabi..
Benden doğruları saklamaları sinirlerimi bozmuştu. Onun Alfa olduğunu Samantha’dan öğrenmem de daha sinir bozucuydu.
O kızdan nefret etmiştim. Kendini herkes üstün görüyordu. Adonis’e sülük gibi yapışıyordu. Sinirlerimi bozmuştu.
Ona doğru ilerledim. Bu sırada Jenna bizi tek bırakmıştı.
‘Sen beni kontrol edemezsin. Ben senin eşin değilim. Seninle asla eşleşmeyeceğim’ dedim.