16 Bölüm

935 Kelimeler
Mutfaktaki suyu kapatıp tezgahın üzerine paspasla temizledim üzerimdeki önlüğü astım çekmeceden bir bez çıkarıp tezgahın üzerini kuruladığımda işim bitmişti bir sülahi su doldurdum cam bir bardak da çıkarmıştım son kez mutfağa baktıktan sonra ışığı kapatıp merdivenlere doğru yürümeye başladım odamız üst kataydı saat gecenin yarısına geliyordu herkes uyumuş olmalıydı gerçi evde pek kimse yoktu ayçiçek bugün üniversite gitmişti kayınvalidesi ve babası erkenden uyumuştu misafirler ise bugün gitmişti yani evde dört kişilerdi Merdivenleri bitirip odasına girdiğinde kocasını yine odasında bulamamıştı alışık olduğu için bir tepki vermedi dolabından kaderi gibi siyah bir geceliği çıkarmıştı banyoya girdi kısa bir duş aldı saçlarını havlu ile suyunu aldı yüz ve vücut bakımını yapmıştı saçlarını taradığında dış kapının sesi gelmişti Ufuk bey nihayet geliyordu Dudaklarında buruk bir gülümseme geçti sağ gözünden akan yaşı hemen sildi her gece akıtmaya gerek yoktu göz yaşlarına yazıktı onun için değmezdi banyodan çıktığında onu üstü çıplak gördü güçlü vücudunda bir çok yara vardı sırtında özellikle ilk gördüğünde canı çok yanmıştı ama daha sonra hiç bir şey ifade etmemişti makyaj aynasının karşısına geçti çekmeceden insülin iğnesini çıkarıp koluna sapladı nerdeyse her gün vurduğu için ağrımıyordu iğneyi çöpe attığında kocasının bakışları ona dönmüştü "Yine mi kalktı şekerin."demişti ufuk umursamaz bir sesle hafif sarhoşluk çektiği için ne dediğini bilmiyordu gerçi ayık olsa bile aynı sözleri sarf ederdi "Çok mu umurunda."dediğinde yataktaki yerini almadan önce çarşafları değiştirmesi gerekiyordu sabah unutmuştu bütün siniri ile yastığın kılıfını indirirken kocasının koltuğa oturup ona baktığını gördüğünde sinirle oda ona baktı iki düşmanmış gibi birbirlerine bakarken adam ağzını açmıştı "Sen benim kadınımsın."dedi adam elindeki sigaradan bir fırtı daha çekerken karısına bakarken ona ağzını açmış dişlerini sıkmış yüz ifadesi ile bakıyordu az sonra açılacak konu her zamanki gibi şiddetle geçecekti "Kadınımsın demek vay vay ufuk bey siz bir karınızın olduğunu biliyor muydunuz."dediğinde bütün çarşafları sinirle yere atmıştı dolaptan yenilerini çıkarırken her bir hareketi bir insanı döver gibiydi kızıl uzun saçları omuzlarını ıslatırken adam hayranlıkla ona bakıyordu ama belli etmiyordu diğer bütün kadınlardan farklıydı "Senin bu saçların var ya çok iğrenç görünüyor." dediğinde başını koltuğa yaslamış hareket etmeden yatağa çöken kadın ile ağzı pişmanlık ile kapanmıştı "Allah senin belanı versin."diyip ayağa kalktığı gibi adamın tam karşısıda durdu bu hayatta en sevdiği şey saçlarıydı ve bu adam saçlarına ne demişti kalbî kırılmıştı gözleri dolarken ona acı ile baktı eski kocasını istiyordu bu ufuk ona gore değildi acımasızdı ağzına gelen her şeyi söylüyordu eskiden ona bakmaya kıyamazdı şimdi ise sözleriyle kalbini paramparça ediyordu "Allah benim belamı verdi zaten."dediğinde elindeki sigarayı göğüsüne bastırıp söndürdü geriye kalan ise bir izdi göğüsünün üzerinde bir çok yara vardı bir dönem üst subaylık yapmıştı yani eski bir askerdi her bir iz onun için bir gururdu "Sen delirmişsin."dedi bu adam resmen delirmişti her akşam gözünün önünde sigarayı göğüsüde söndürüyordu her ne olursa olsun onunda canı yanıyordu üst bölgesi yaraların izi ile kaplıydı "Bir ay sonra gidiyorum."dediğinde kararını vermişti dün belgeleri imzalamıştı komutlarını zaten geri dönmesini istiyordu burdan bu kadının olduğu yerden gitmek ona iyi gelecekti "Nereye." "Asıl mesleğimi yapmaya."dediğinde ayağa kalkmıştı altındaki pantolonu çıkarıp dolaptan pijamasını çıkarıp giydiğinde lavaboya girdiğinde arkasında gözü yaşlı bir kadın bırakmıştı "Babam izin vermez."dedi kısık sesiyle ama sesi adama ulaşmadan kapı kapanmış suyun sesi gelmişti eli yanağına gitti ne demekti bu bu adam yeniden ölüme mi gidecekti çünkü bunun başka açıklaması yoktu Gidemezdi izin vermezdi asla izin vermezdi onu bir yıl önce o halde görünce ölümun nefesini boynunda hissetmişti bu adam delirmişti tekrar askerlik yapmak ne demekti ölse izin vermezdi "Gidemez gidemez."dediğinde ayaklarının boşaldığını hissetti nefesi boğazında kalırken elleri çoktan boynunda dolanmaya başladı yerde diz çökmüş göz yaşlarını akıtırken başının döndüğünü hissediyordu gözleri gidip gelirken bir eli alnına gitmeden gözleri bulanıklıklaşmış en son ise kafasının parke zemine sertçe çarpma sesini duymuştu ∆∆∆ Kucağındaki kadına dikkatle baktı adam onun yüzünden bu hale gelmişti korku ile elleri yüzünü bulmuştu komodinin üzerindeki suyu alıp yüzüne vurduğunda kadının yüzünün kasıldığını gördü elini yanağına götürüp okşamaya başladı bir yandan ise ismimi sayıklıyordu banyodan çıktığında kadının odanın ortasında bayılmış bir halde gördüğünde bütün bedeninin donduğunu hissetmişti her şeyden koruduğu karısına bir şey olduğunu düşündüğünde delirmişti "İyi misin güzelim."dedi alnına küçük bir öpücük kondurduğunda bütün kızgınlığın gittiğini hissetti "Midem bulanıyor."dediğinde eli çoktan ağzına gitmişti hemen yataktan kalktığında koşar adımlarla banyoya girmiş kapıyı kapatmıştı onu bu hâlde görmesini istemiyordu klozete bütün yediklerini kustuğunda kapının dışında kocasının endişeli sesini duymuştu umursamadı eğer onu çok düşünseydi bu hale getiremezdi "İyiyim git yat ufukhan." "Sedef aç kapıyı yanına geleceğim."dediğinde kapıyı açmasını istiyordu eğer tekrar bayılırlarsa diye çok korkuyordu "Sana git dedim."diyip bağırdığında aynadan suretine bakıyordu yüzü bembeyaz olmuştu göz yaşları akarken eli karnına gitmişti orda hiç bir zaman bir bebek olmayacaktı hamile kadınları gördüğümde onlar gibi bir çocuğunun olmasını istiyordu ama imkansızdı onun hiç bir zaman bir çocuğu olmayacaktı "Allah'ım neden beni seçtin neden benimde bir çocuğum olmuyor yalvarıyorum ne olur küçük bir bebeğim olsun."dediğinde elleri hala karnındaydı orda küçük bir canlının olduğunu düşündü dudaklarında küçük bir gülümseme geçti düşüncesi bile onu mutlu ederken kim bilir hamile olursa ne kadar mutlu olurdu En son bir ay önce kocasıyla birlikte olmuştu ondan sonrası zaten felâketi yatakları bile ayırmışlardı elini yüzünü ağzını fırçaladıktan sonra banyodan çıkmıştı koltukta üstü çıplak bir şekilde duran adamı umursamadan yerdeki yastıkları yatağa geri dönüp kendi tarafına uzandığında koltuktan duran adam tepesine dikilmişti "Nasılsın şekerin falan düşmüş yada kalkmış mı hastaneye gidelim mi iyi misin."dedi endişli sesiyle elini karısının alnına götürüp ateşini ölçtüğünde bir şeyinin olmadığını gördü sadece bitkin görünüyordu "İyiyim hastaneye gerek yok."dediğinde sırtını ona dönmüştü sadece uyumak istiyordu yarın erkenden kalkması gerekiyordu evin bütün işleri ondaydı sabah kahvaltıyı erkenden hazırlayacaktı "Sedef."dedi adam pişmanlıkla "İstediğin zaman gidebilirsin."dediğinde gözlerini sıkıca kapatmıştı battaniyeyi yüzüne kadar kapattı göz yaşlarını görmesini istemiyordu gitmesini istemiyordu ama adam onu zorla bunu söyletmişti "Seni seviyorum."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE