Beni sakinleştiren adama aynadan bakıyordum akan makyajımı silip yeninden tazelediğimde biraz olsun kendime gelmiştim beyaz gömleğimin düğmelerini kapatıp saçlarımı tarak ile taradığımda bana bakan adama döndüm neden bana öyle bakıyordu ben küfür ederken beni çekici bulan adam gerçekten kafayı yemişti küfür iğrenç bir şeydi ve ben küfür ederken resmen beni bir övmediği kalmıştı gerçi onuda yapmıştı
"Sakin oluyorsun kendine hakim oluyorsun."dedi adam eğer karısı halasının kızını döverse tahmin edemeyeceği şeyler olurdu
"Eğer yine boş boş konuşursa sana yemin ederim ali onun cenazesi bu evden çıkar."dediğinde adama tehditkar bakışlar atıyordu sinirlendiğinde gözü hiç bir şeyi görmüyordu şimdiden kocasını uyarıyordu yanlış bir şey yaparsa sorumlusu kendisi değil onu buna zorlayan kızdı
"Gülüm ben sana sakin ol diyorum zaten küçük kız ne dediğini bilmiyor sen büyüklüğünü göster eğer o yanlış bir şey söylerse zaten ben onu uyarırım tamam mı yavrum."dediğinde daha ne olduğunu anlamadan yakalarına yapışan kadın ile gözlerini gözlerine dikti
"Küçük öyle mi ben küçük değilim herhalde daha on sekiz yaşındayım on sekiz o kız benden küçük değil."dediğinde gözlerinin içinden alevler fışkırıyordu karısını savunmuyor elin kızını savunuyordu buda delirmesime yeterdi
"Bana bak beni tehdit etme senin burda o ağzını yüzünü ısırırım."diyip belinden tutuğu kadının dudaklarına şevkle bakarken aklından mutfaktaki o öpüşmeleri geçmiyordu çok güzeldi çok güzel
"Eğer akşam sevişmemizi istiyorsan o kızı bu evden göndereceksin."dediğinde adamın kaşları çatılmıştı umrumda olmadı eğer onu öpmek onun her zerresine dokunmak istiyorsa onun istediği şartları gerçekleştirmesi gerekiyordu
"Gülay."dedi adam bu kadın ondan ne istediğinin farkında mıydı burası onun evi değildi burası onun babasının eviydi öyle kafasına göre kimseyi gönderemezdi ama bu kadınında alıp sefere çıkabilirdi işte bu tam onun istediği şeydi
"Kabul mü."dedi adama elini uzattığında
"O gitmeyecek biz gideceğiz."
"Nereye."
"Seç bir yer nereye gitmek istiyorsan gidelim."
"Her şeyi bırakıp gidecek miyiz."
"Gelmek istemiyor musun."
"Seninle her yere gelirim."
"Hazırlan o zaman akşam gidiyoruz."
Adama şaşkınlıkla bakarken dudaklarının üzerine konan yumuşak dudaklar ile gülümsedi ona bu kadar alıştıktan sonra nasıl bırakacağını bilmiyordu bu kadar kısa sürede resmen ona bağımlı hale gelmişti kendini geri çekti daha hazırlanması gerekiyordu ve şu an öpüşmenin hiç sırası değildi
"Halime annemlere ne diyeceğiz."dedi sıkıntılı ses tonuyla acaba kızarlar mıydı bir şey söylerler miydi onlara ne diyeceklerdi
"Senden tek bir şey isteyeceğim."
"Nedir."
"Gidip yemek yiyeceğiz ve sen sakin olacaksın sesini hiç çıkarmayacaksın uslu bir kız olacaksın tamam mı birde annemleri bana bırak olur mu ben onlara durumu açıklarım."
"Sadece 2 saat."
"Tamam karım tamam."
"Tamam kocişim."
∆∆∆
Gözlerimi açtığımda sallanan bir şey ile gözlerimi ovdum deprem mi oluyordu neredeydim ben oturur pozisyonda dururken esniyordum uyku sersemi olmuştum resmen yüksek bir şeyin üzerinde olduğumu farkettim ha evet burası bir tırdı başımı uzattığımda direksiyonunun başında olan adam ile gülümsedim çok yakışıklı görünüyordu üstelik tır kullanırken yüzündeki ciddiyeti çok tatlıydı
"Ali neredeyiz."dediğinde adam ona kısa bir bakış atmıştı hemen yola dönerken eliyle karşısındaki koltuğu gösterdi üzerineki şort takımına baktı kalçasının altına gelen bir şortu saten siyah renkte ve onun takımı olen üstü göğüs kısmı dantelli olan bir üstü
"Üzerim pek müsait değil."dedi
"Camlar film kaplama kimse görmez."
"Peki."diyip arkadaki yataktan çıkıp kocasının yanındaki koltuğa oturduğunda çişinin geldiğini fark ettiğinde dudaklarını ısırmaya başladı şimdi ne diyecekti kocasına çişim mi geliyordu diyecekti çok utanırdı söyleyemezdi
"Rize'de yiz karıcığım."
"Güzel midir buralar."dediğinde adam ona beş saniyelik bir bakış atmıştı araç kullandığı için onunla pek göz teması kurmuyordu
"Bilmem güzeldir."dedi daha önce pek çok kez gelmişti ama gittiği her yer aynıydı şimdi ise farklı olacaktı ilk defa karısıyla bir yolculuğa çıkıyordu
"Ali benim çişim geliyor."dedi utana sıkıla ama eğer biraz daha sıkarsa altına yapacaktı zaten karşısındaki kocasıydı utanmasına gerek yoktu değil mi
"Yakınlarda bir petrol var beş dakika daha sabret."
"Ben üstümü giyeyim."diyip hemen arkadaki yatağın yanına geçtiğinde bavul tarzı çantadadan kot bol bir jean onun üstüne siyah bir kazak kombinledi altındaki şortu çıkarmadan üstüne kot pantolonu giydiğinde havanın soğuk olduğu hissediyordu çünkü camdan hava sisli görünüyordu araba durduğunda pantolonun düğmelerini kapatıyordu
"Geldik giydin mi üstünü."diyip koltuktan kalkıp yatağın yanına oturduğunda karısının üzerindeki dantelli iç çamaşırı ile nefesi boğazında kaldı dolgun göğüsleri iyice ortaya çıkmıştı bakmaya çalıştı kendi çantasından bir kazak çıkardığında arkasını dönüp karısına bakmamak için hemen kazağı üstüne geçirmişti
"Giydim."dediğinde adam göz ucuyla ona bakmıştı
"Hadi o zaman."dediğinde kadın onun elini tuttuğunda ona dönmüştü ne oluyordu şimdi neden elini tutmuştu
"Şey biraz yüksek de korkuyorum."dedi yükseklik korkusu olan biriydi bu tırda bu kadar panik olmamasının sebebi kocasıydı eğer o burda olmasıydı şimdi çoktan delirmişti
"Gel burdan inelim."diyip kendi sürücü koltuğunun kapısını açtığında ilk önce kendisi indi ayakkabılarını giyip aşağıya atladığında karısının koltuğa oturmasını söyledi ayakkabılarını giydirdiginde
"Gel bakalım koca bebek."diyip karısının kolundan tutup kendine çekmişti belinden tutuğu gibi indirdiğinde karısı hala elini bırakmıyordu arabanın kapısını kapatıp kilitlediğinde yürümeye başladılar hava çok soğuk ve sisliydi petrol hemen iki adımlık uzaklıkta olduğu için ikiside ayrı ayrı ihtiyaçlarını karşılamak için lavaboya girmişlerdi
Aynanın karşısında kendine bakarken midesinin bulandığını fark etti suyu açıp elini yüzünü yıkadı dünden beri açtı muhtemelen bundan kaynaklanıyordu saçlarını eliyle düzelti ve derin bir nefes verdikten sonra lavabodan çıkmıştı kocası onun kapının önünde bekliyordu
"Şehir burdan çok uzakta yakınlarda bir restoran yada başka bir yer yok şimdilik bisküvi kek yemek zorundaydız."dedi ve marketi bütün bisküvilerden birer çeşit almıştı karısının hangisini sevip sevmediğini bilmiyordu en iyisi hepsinin almaktı keklerden de aldığında gülayın sesini işiti
"Hepsi çok fazla değil mi sen bu kadar yiyebilir misin."
"Sende yiyeceksin."dediğinde karısı ona baktı
"Bunların hepsini yiyemem ki çok fazla değil mi."dedi gülay çünkü yusuf ali marketin yarısını almıştı bu kadarına gerek yoktu midesi küçük olduğu için iki tane kek yese doyardı ama yusuf ali çok aç olmalıydı
"Bir şey olmaz yersin yersin."dedi adam kasaya indirip poşete koyduğunda parasını ödediğinde marketten çıkmışlardı gülay kocasının elini tutup onu durdurdu biraz yürümek istiyordu çünkü aşırı derecede midesi bulanıyordu
"Yusuf Ali midem bulanıyor biraz yürüsek."dedi arabada onca saat yolculuk ve açlık midesinin bulmasına neden olmuştu biraz yürüseler belki iyi gelirdi
"Miden mi bulanıyor hasta mısın hastaneye gidelim."dediğinde gülay onu durdurmuştu
"Hastaneye gerek yok sadece beş dakika yürüyelim iyi gelecektir arabada o kadar uyuduğum için olmalı alışık değilim."dediğinde adam avuç içlerini yanaklarına yaslamış dudaklarını alnına bastırmıştı
"Yürüyelim."diyip karısını kolunun altına alıp eline bir kek verdi ve birlikte çayırlara doğru yürümeye başladılar etraf yemyeşildi tıpkı karısının gözleri gibi eşsiz bir renkteydi hava bulutlu görünüyordu bir saat içinde yağmur yağacak gibiydi saat 12 geliyordu
"Kaç yaşında tır sürmeye başladın."dedi kocası hakkında bir çok şeyi merak ediyordu mesala kaç tane kız arkadaşı olmuştu
"20 yaşında başladım."
"Üniversite okudun mu."
"Asıl mesleğim lojistik mühendisliği."
"Kaç tane kız arkadaşın oldu."
"Bir kaç tane oldu."
"Bir mi yoksa iki mi."
"Gülay başka şeyler sor güzelim."
"Ama ben bunu merak ediyorum kaç tane sevgilin oldu."
"Söyleyince trip atacaksın o yüzden boş ver."
"Trip falan atmayacağım eskilerde kaldı onlar zaten söyle kaç tane oldu çok mu iki tane oldu mu."
"Dört tane oldu."
"İsimleri neydi."
"Gülay kapat konuyu."
"Ne olur söyle ya yemin ederim trip falan atmayacağım."
"Ela Hazal Kayra Derya."dediğinde karısının yüzündeki kıskançlığı fark ettiğinde dudaklarında bir gülümseme geçti saçlarına küçük bir öpücük kondurdu
"Gülay yavrum asma suratını."
"En güzeli hangisiydi peki."
"Sensin en güzeli en akıllısı en beceriklisi en tatlısı en meraklısı."diyip kadını belinden tutup kendine çektiği bu kadının bu meraklı hali onu deliriyordu hem kıskanıyor hemde merak ediyordu üstelik bu kadar tatlı olması normal değildi
"Yemin et."
"Vallahi billahi."
"Tamam tamam inandım."
"Dün akşam hasret gideremedik bu akşam benimsin."dediğinde kadının dudaklarına doğru fısıldadı dün akşam yemek yedikten sonra yola çıkmışlardı ve şimdiye kadar ise güzel karısı uyuyordu tırda birlikte olmaları biraz imkânsızdı karısı titiz biriydi birlikte okuduktan sora cenabet halinde dolaşmak hem günahdı hemde hijyen açısından biraz sıkıntılıydı
"Yusuf."dedi kadın utanarak yüzünü adamın göğüsüne kapatıp elini kazağıyla tutmaya başladı bu adamda utanma diye bir şey yoktu hemen her şeyi laps diye söylüyordu ama onun yanında böyle olduğunu biliyordu
"Yusuf sana kurban olsun."diyip karısının belinden ve bacaklarından tutuğu gibi kucağına almıştı havalar soğumaya başlıyordu bir an önce buradaki evine gitmesi gerekiyordu eğer havalar kararırsa ve yağmur yağarsa dağ yolundaki eve gitmesi yürüyerek gitmesi gerekiyordu çünkü çamurlu yolda tırı kalırdı
"Uykun gelmiyor mu."diyip kollarını kocasının boynuna sarıp yüzüne bakarken yorgun görünüyordu hiç uyumamıştı acaba hep böyle mi tır sürüyordu uykusuzluk çekmiyor muydu kocası için üzüldü kim bilir ne kadar yorgun oluyordu ve kendisi de yeterince onu yoruyordu
"Birazcık geliyor eve gidince yatarım."
"Ev mi hangi ev."
"Burda bir evim var aslında bir kaç ilde var yorgun yada işlerim çoğalınca burda kalıyordum evlenmeden önce."dedi evlendikten sonra karısının yanına tüm hızıyla gidiyordu
"Buradan çok uzakta mı."
"İki saatlik yol yağmur yağmasa bir saate bile gideriz."
"Hızlı gitmeyelim yollar tehlikeli."
"Tamam hızlı gitmeyiz."
"Sence ne zaman eve döneriz."dedi merakla eğer bir hafta ise sorun olmazdı ama ya kaynanası kayınbabası bir şey söylerse çok korkuyordu çok iyi insanlardı ama bir süre sonra laf söz olurdu evde kimse yoktu ayçiçek üniversitesi için bir aylığına staja gidecekti sedef ve kaynanası tek başına evde olacaktı bütün işler sedefe kalacaktı
"Bir iki haftaya döneriz."dedi adam tırın yanına geldiginde kapıyı açıp karısını koltuğun üzerine bıraktı ve kapıyı kapatıp kendi tarafına geçti koltuğa oturup kontağı açtığında arabanın kalın sesi ötmeye başlamıştı
Gülay kocasını izlemeye başlamıştı bir kaç düğmeye basmıştı elini çenesine koyup kocasına bakarken yusuf ona dönüp göz kırpmıştı
"Hayırdır yine mi aşık oldun."
"Çokkkkk."dediğinde harfleri uzatmıştı dudaklarındaki gülümseme ile kocasının dizine uzandığında gözleri arabanın tavanına değmişti siyah bir tavandı saçlarının üzerindeki el ile gözleri beş saniyeliğine kapanmış açılmıştı onun her bir hareketi çok nazikti en sevdiği yönü buydu galiba onu incitmek ten korkuyor gibiydi
"Sıkılıyor musun."
"Hayır yollardan pek haz etmiyorum sadece."
"Az kaldı birazcık beklemen gerekiyor."
"Beklerim çok sabırlı biriyim."
"Beni bir ay boyunca bekledin tabiki sabırlısındır."
"Ya o bir ay bir yıl gibi gelmişti."
"Özlemişim miydin beni."
"Söylemiyorum."
"Ben seni çok özlemiştim."
"Yalancı."dedi şakacı bir tavırla
"Bana inat o geceliğini giymenden belliydi." dediğinde dudağında çapkın bir gülüş belirmişti o gece onu o halde görünce nefesi kesilmişti bir ay boyunca onu düşünmüştü telefonlarını bile açmıyordu yaramaz karısı ama onu o saatte uyanık gördüğümde her şeyi anlamıştı gülay erken yatardı saat iki gibi eve gelmişti ve karısı hala uyanıktı
"Bende seni çok özlemiştim."