62. BÖLÜM

1386 Kelimeler

Aurora on iki yaşındaydı ve Toskana’nın o terk edilmiş şatosunda, annesinin altın iplerinin gölgesinde büyümüştü; şatonun taş duvarları yüzyıllardır nem ve küf kokuyor, ama annesinin odasında her zaman hafif bir lavanta ve erimiş balmumu kokusu hâkimdi, çünkü annesi o ipleri dokurken mumları yakar, iplerin her bir düğümüne bir dua, bir lanet, bir yemin karıştırırdı. Aurora’nın kehribar gözleri daha o zaman bile tuhaftı, sanki içlerinde erimiş altın varmış gibi parlıyor, insanlara baktığında onların damarlarında akan enerjiyi görüyordu: kırmızı, mavi, bazen de kırık ve soluk. Annesi ona “Sen köprüsün,” derdi, sesi hem şefkatli hem de buz gibi, “insan ile gölge arasında, eski ile yeni arasında; senin iplerin hem iyileştirir hem bağlar, hem kurtarır hem de esir alır.” Aurora o sözleri hiç sev

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE