12.BÖLÜM

570 Kelimeler
Ulaş masadan kalkarak Süreyya doğru adımlar atıyordu yanına geldiğinde elindeki dosyayı aldı . Yazanlara şöyle bir göz gezdirdi neler olduğuna bakıyordu. Aklından geçenleri kimse okuyamıyordu adeta havalı çıkış yaptı bürodan kimseye söylemeden yetiştirme yurduna doğru sürdü son hızla arabasını. Yolda aklından belli belirsiz anılar geçiyordu Ulaş’ın . Fikret amir gelmişti onunla birlikte gittikleri olay yerleri. Son karşılaşmaları geldi aklına olay yerine gittiğinde bıraktığı notlar sanki katilmiş gibi davranması sahi Fikret amir neden sebepsiz yere bırakmıştı dedi sonunda yeniden anladı kızı cinayete kurban giden bir cinayet büro amiri olur muyum ben diyip basmıştı istifayı o olaydan sonra avare avare gezerek katilin izini sürüyordu. Zavallı Elif katiline halen ulaşılamadı lakin 28. sokak katili ya aynı kişiydi ya da bu katili taklit eden başka biri kim olduğu hiç önemli değildi Ulaş artık aklı başındaydı psikolojik sorunları kenara itecek ve bir an önce bu katilleri bulacaktı. Sonunda yetiştirme yurduna gelmişti gerekli izinleri bile almamıştı sadece rozetini kullanarak yurt müdürünün odasına çıktı müdüre Yeşim hanım gayet sakin ve huzurlu bir aura ile karşıladı Ulaş’ı. Birer çay söylemiş karşılıklı oturmuşlardı eskiden beri polis olaylarına meraklı olan Yeşim hanım çok heyecanlı bir şekilde konuşuyordu.Ulaş ise bu sohbetten sıkılmış asıl mevzuya gelmek istiyordu. -“Eda Kaymaz ile görüşmem lazım sizin içinde sakıncası yoksa.” dediğinde kadın hayhay diyerek onayladı sonunda birisini çağırıp kızı istedi. Bir on beş dakika içerisinde Ferda’nın birebir aynı olan bir kız kapıdan içeriye girdi .Ulaş kıza oturmasını istedi müdüre hanımdan izin istedi kızla birlikte kafeteryaya gidecekti kadın gerek olmadığını kendisinin çıkacağını söyleyerek odadan ayrıldı. Eda çok korkmuş gözüküyor ellerine dizlerinin üstüne koymuş bir eli ile de pembe pijamasını çekiştiriyordu bir yandan da görünüşünden utanıyordu genç kız. Ben böyle nasıl insan içine çıktım diye kendi kendine kızıyordu kırmızı tuniğini çekmeye başlamıştı şimdide pembe pijamasını örtsün istiyordu kız. Masa duran çaya elini bile uzatmamıştı Ulaş nasıl başlasa da bu kızı ürkütmeden istediği soruları sorsa bilemiyordu ama bir şekilde başlamalıydı. -“Ben Ulaş Akçalı Cinayet büro amiri seninle konuşmam gereken önemli mevzular var Eda.” dediğinde kız yavaşça gözlerini Ulaş’a çevirdi sadece beş saniyeliğine baktı sonrasında yeniden kafasını çevirdi . Ne soracağını adı gibi biliyordu Eda kardeşinin ölümüyle ilgin var mı diyecekti belki hayat yeniden ona kazık atacaktı kız korkuyordu yedi yaşında buraya geldiği ilk gün gibi korkuyordu. Ulaş hızını kaybetmeden araya daha fazla sessizlik girmesine izin vermeden konuşmaya devam etti. -“Kardeşin Ferda Yılmaz’ı tanıyor musun Eda onun hakkında herhangi bir bilgin var mı? Eğer varsa lütfen en küçük ayrıntıya kadar benimle paylaşır mısın?” dedi en kibar tonuyla çünkü o da bu küçük kızın korktuğunu anlamıştı kalbinin atışını bile duyabilirdi istese. Eda önce özensiz toplanmış saçlarını gözünün önünden çekti ne yapsa da .çare olmadığını anladığı için konuşmaya başladı. -“Ferda’yı sadece bir yıldır tanıyorum onu da babası ile birlikte buraya beni görmeye geldiler birkaç kere onun haricinde başka bir bilgim yok.” dedikten sonra Ulaş yeniden susmasına izin vermeden devam etti :”Neler konuştunuz sana neler anlattı geldiğinde.” dedi. -“Bana kimsenin göremediği arkadaşlarını anlattı onlardan emir aldığını yakında onlarla sonsuzluğa gideceğini anlatıp duruyordu bunları yurt öğretmenime söyledim o da bana kardeşimin psikolojik sorunlar olabileceğini bu yüzden ailesiyle konuşacağını söyledi sanırım sonradan konuştu da o günden sonra da bir daha beni görmeye gelmediler.” dedi. Eda son söylediği sözlerden sonra gözleri dolmaya başlamıştı .Ulaş kızın daha fazla üzülmesini istemediği için ayrılacaktı. -“Bence annesi onu öldürmüş olabilir.” Ulaş bir anda şok oldu kız bunu neden söyledi
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE