Esra İçeride resmen üçüncü dünya savaşı çıkıyor. Hakan’la babası birbirine girmiş durumda; arada Mustafa Bey’in sesi iyice yükseliyor. Babasının o tok, ürkütücü, kalın ve sinirli sesi duvarların içinden bile rahatlıkla duyuluyor. İnsan istemese de kulak kesiliyor; ses, koridorun içine yayılan görünmez bir tehdit gibi. “Ulan sen hiç mi adam olmayacaksın! Pavyona gitmek nereden çıktı? Kız boşuna ‘boşanacağım’ diye tutturmamış. Donuna kadar alsa yeridir!” Boşanmadan bahsediyorlar… Ay hadi inşallah, boşansınlar artık nolur ya... Bir ayrılsalar, fakir fukaraya lokma dağıtacağım. Bunlar boşansın diye gitmediğim türbe kalmadı. En sonunda kuzenimin aklına uyup hacılara, hocalara gittim; büyü, muska, Allah ne verdiyse… Hepsini yaptım. Yeter ki boşansınlar artık. Ne olur. Hakan’ın sesi duyul

