Mekâna girdiğimde, Yaman yoktu. Herkes, beklediğimi biliyordu ama yine de gözlerindeki tedirginliği gizleyemediler. Sekiz kişi bir aradaydılar, dokuzuncusu ise kapıdan sarkıyordu. Oysa ben daha hiçbir şey yapmamıştım. Sadece adımlarımı sessizce attım. Hiç konuşmadım. Yavaşça duvar kenarına yaslandım, kollarımı önüme aldım. Biri nefesini tutarak mırıldandı: “Yaman bunu duyarsa…” Duyarsa ne olacak? Biliyorlar ama yine de sınamaya çalışıyorlar. Herkes böyle başlar; önce bakar, sonra yoklar. Ben ise konuşmam. Hiçbir tehdit, suskunluğumdan daha etkili olmadı. İkinci adam bir şey demeye çalıştı, ama sesi dudaklarında boğuldu. Çünkü o anda Yaman içeri girdi. O an, mekânın dengesi değişir. Sesler kısılır, bakışlar yere düşer. Ama ben kıpırdamam. Korkum yok. Olmasın diye yıllar sürdü. Yaman, ka

