Karanlığın Eşiğinde

1225 Kelimeler

YAMAN KARADOĞAN Babamı kaybettiğim gün, bir daha sabah olmadı bana. Orhan Karadoğan’dı onun adı. İstanbul’un en köklü ailelerinden birinin reisi. Güçlüydü. Sadece gücüyle değil; sözüyle, bakışıyla, sükûnetiyle. Ben hep onun gibi biri olacağımı sanırdım. Ama başka bir yolda. Hukukun yolunda. Savcı olmak istiyordum. Siyah cübbeyle yürümek, suçluyu kanunla diz çöktürmekti hayalim. Babam bunu bilirdi. Saygı da duyardı. Ama sonra… o kurşunlar geldi. Bir gece. Sakin. Sessiz. Babam evden çıktı, bir daha dönmedi. “Yanlış bir iş yapmadım,” demişti. “Ama bazen, doğru işler bile yanlış insanları rahatsız eder.” Bu sözle uğurladım onu. Ve sabah, onun kanlı gömleği geldi kapıma. Cesedi bile gösterilmedi. Adını bile ağızlarına alamadığım adamlar tarafından infaz edildi. Arkasında bırakılan sade

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE