RÜZGAR Hastanenin kapısından girer girmez yüzüme vuran keskin antiseptik kokusu… Yeminle her gelişimde mideme oturuyordu. Devran Ağa'yı odanın önünde görünce çiçeğin yanında acaba çikolata da alsa mıydım diye düşündüm. Hoş bir giriş olmaz mıydı? Bence olurdu. Eğer düşündüğüm gibi olursa biz çok çiçek çikolata alıp kapı arşınlayacağız gibi geliyordu. Şimdiden başlamak çok da kötü bir fikir değildi bana kalırsa. Beni görünce aşinası olduğum tanıdık bir homurdanma çıktı dudaklarının arasından… Yüzü bir geriliyor, bir çözülüyor, sonra tekrar geriliyordu. “Allah’ım sabır ver…” “İyi günler.” Tüm iyi niyetimi bir pelerin gibi kuşandım. “Yine mi geldin sen?” dedi huysuzca. Sanki dün yine geleceğimi söylememişim gibi… İkimizde de birbirimizi kaşıyıp duruyorduk resmen. O ne kadar surat as

