ARVEN Tüm bedenim ağrıyordu sanki. İlk etapta zihnim açılırken hiçbir şey hatırlamadım fakat sonrasında burnuma gelen koku hatıraları da birer birer döşemişti zihnime… Kafamı çevirmeden gözlerimi açarak etrafı inceledim. Karşımdaki eski püskü koltukta iki kişi oturuyordu ve benim aklıma gelen ilk şey bir mağaranın içinde koltuğun ne olduğuydu. Allah'ım! Kafayı yemek üzereydim. Kaç saattir onların elindeydim? Beni aramaya başlamışlar mıydı? Beni ne zaman bulacaklardı? Annem, babam, ailem kafayı yemiş olmalıydı. Rüzgar göreve gitmişti. Duymuş muydu başıma gelenleri? Gözlerim sulanırken, gözyaşlarımı zorlukla bastırdım. “Uyandı seninki,” dedi bir ses. “Görüyorum heval!” Tüylerim diken diken olurken sesleri duyduğum yere bakmadım bile. Bana şırınga ile ne verip duruyorlardı? Bedenim

