MELEK Ayaklarım toprağa her bastığında, sanki gövdemin içinde ikinci bir kalp daha atıyordu biri bildiğim, diğeri yeni uyanmış, yabancı. Az önce olanları zihnim tekrar tekrar geri sardı. Bağırışlar, sis, metal kokusu, tenimde patlayan acılar… ve sonra benden fırlayan o hareketler. O hız, o isabet… Ben kimdim? Korku bekledim. Normalde gelmesi gereken, boğaza düğümlenip gözleri yakması gereken o bildik korku. Gelmedi. Yerine tuhaf bir sakinlik yerleşti; buz gibi, berrak bir göl gibi. Sanki her şey ağır çekimdeydi ve ben sadece izliyordum ve bedenim benden önce ne yapacağını biliyordu. Başka bir kız olsaydı, diye düşündüm, çoktan dizlerinin bağı çözülür, yere kapanıp ağlardı. Ben ise gözümün önünde bir adamın göz çukuruna parmaklarımı saplamıştım. Nefesimi tutmadan, tereddüt etmeden. Sonra

