45.Elvan

1782 Kelimeler
Süreyya'nın kocasının yaptığını görünce abimle konuşmaya karar verdim. Bu kızın bu öküzden çektiği neydi böyle? Sanki suçlu gibi şiddet görüyor o yaşına rağmen sessiz kalıp sineye çekiyordu. Böylesi bir davranışı hiç bir kadın hak etmezken bir dediğini iki etmeyen zavallı Süreyya'ya yapılanı ben hazmedemiyordum. Serkan'ı bir kaşık suda boğacaktım. Asıl mesele ağabeyim Süreyya'ya aşık olmuştu iyi güzel de Serkan kıza şiddet uyguluyor böyle böyle yaptı desem ağabeyim taş üstünde taş koymazdı. Biraz korkmuyorum desem yalan olurdu. Bende önce annemle konuşmaya karar verdim.Düşünüp kafayı yiyecektim odadan çıkıp mutfağa geçtim annemin yanına. Akşam için su böreği yapıyordu . "Kolay gelsin Meral sultan oh ohh gene döktürüyorsun. Belli gene o parmaklar yenecek." hakkı olan iltifatı yapmazsam haksızlık olurdu. Canım annem hayattaki yegane dayanağım güç kaynağımdı diğeri de ağabeyimdi. "Sağol güzelim gel beraber olsun elin değsin de bereketlensin tatlansın börek" dedi canım annem. Hemen yumurtaları alıp sürmeye başladım üzerine tereyağla beraber. Konuya nasıl başlayacağımı bilemez halde kendi kendime kıvranıyordum. "Hadi hadi direk söyle bu kadar gerilme. Nasıl olsa duyacağım dert değil" dedi akıllı kadın vesselam. Bende bir çırpıda "Anne kocası Süreyya'ya şiddet uyguluyor benim yanımda tokat attı. Kız yerin dibine girdi. Çok sinirlendim. Bir şeyde yapamadım sinirden deli oluyorum. Ona gitmek istiyorum ama müsait değilim deyip beni geçiştiriyor. Anne ağabeyimle konuşacağım ben."Annemin kaşları çatıldı ve elindeki yufkayı tezgaha bırakıp yanıma oturdu. "Şu işi baştan anlat bakayım sen bir." dedi ve tüm dikkatini bana verdi. Bende evine gittiğim zaman kapıyı açamadığını sanırım kapıyı kitlediğini bizi eve alamadığını bildiğim aklıma gelen ne varsa hepsini bir çırpıda söyledim. Annem o kadar daldı ki bir an beni duymuyor sandım. "Anne beni dinliyor musun Allah aşkına?" "Evet güzel kızım dinliyorum. Bak Elvan ben Süreyya ile konuşmadan sakın ağabeyine bir şey söylemiyorsun. Yavuz'u biliyorsun değil mi ? buraya nasıl apar topar geldik? Sakın annem önce ben bir konuşayım Süreyya ile." Mecburen tamam dedim. "Sen ara bakayım Süreyya'yı benim kahveye geleceğimi söyle." canım anam ya hemen olaya el koydu .Hemen telefonumu çıkarttım ve Süreyya'yı aradım. "Aloo" "Alo Süreyya nasılsın canım daha iyi misin?" "İyiyim Elvancım sağol daha iyiyim ama hala halim yok bende genelde uzanıyorum." hımm gene bahane sunacak hadi bakalım. "Süreyya ben seni neden aradım biliyor musun? Annem su böreği yaptı hem seni merak etmiş sana kahveye gelecektik. Çok değil hemen 1 saatlik. Börekten de getirmek istiyor. Güzel kızım yesin dedi kıskandım vallahi." canım benim ya kıkırdadı. "Sağolsun zahmet etmeseydi. Şey Serkan gelmeden olursa yorulmamı istemiyor da." Lanet kocasının görmesini istemiyor belli. "Tamam canım mesai bitmeden gideriz merak etme. Annemin içi seni görmeden rahat etmeyecek." "Tamam Elvan'cım bekliyorum selam söyle." deyip telefonu kapadık . saat 14:20 idi. Annem ikinci böreği gelince pişirmek için üzerini örtüp pişen tepsiyi kaptığı gibi paketledi ve üzerini değişmeye gitti. Ben olduğum gibi gidecektim zaten ev halim fena değildi. Annem hemen basma eteğini çıkarıp başka bir etek giyip yanıma geldi.Hemen hızla kapıyı kilitleyip dışarı çıktık. Annem marketten süt meyve suyu falan da aldı çikolata da koydu ne güzel annem vardı yaa gurur duydum. "Belki kocasına diyemez" deyip aklına gelen her şeyden 2 şer 3 er koydu arabaya. Hesabı ödeyip hemen Süreyya'nın evinin önüne geldik . Merdivenleri çıkıp zile bastık. Ayak seslerinden geldiğini anlayıp heyecanla kapıyı açmasını bekledim. 10 Gündür görmemiş özlemiştim Süreyya'yı. Merakta ediyordum neler oluyor neler yaşıyor diye. "Kim oooo?" "Biziz kızım " canım annem. Kapının kilit sesiyle gerildim kapı açılınca 10 gündür görmediğim ama çok özlediğim manevi kardeşimi görünce dilimden" Süreyyaaaa "diye bir çığlık yükseldi.Özlemiştim vallahi dert ortağım gibi olmuştu kısa sürede. Annemi bile beklemeden elimdeki tepsiyi anneme uzatıp kapı falan demeyip sarıldım sıkı sıkı. "İyi misin sen* Neden gelmeme izin vermedin? Ne kadar merak ettim haberin var mı? Beni meraktan öldürmeye mi kara verdin ha Süreyya?" Sıra sıra sordum ama o kadar hızlı ve telaşlıydım ki şaşkın gibi bakakaldı bana. Haline güldüm ve elimi koluna koyup "Hadi içeri girelim seni ne kadar özledim düşün bak seni bile şok ettim " dedim şen kahkahalarımla. İkimizde gülüşerek içeri girdik. Annem kapıyı kapatıp mutfağa bizde salona girdik. Süreyya mahcup halde bana bakamıyordu. Utanıyordu benden. Hem kocasının yaptığından hemde eve davet edemediği için. Anlıyordum ama o anlatmadan müdahil de olmayacaktım. Onun istediği onun izin verdiği kadar yanında olacaktım. Elini uzatırsa asla bırakmayacaktım. "Şey Elvan ben çok özür dilerim Erzurum'dan geldiğimizden beridir genelde yattım mağlum tedavi. Doktorum pek ayakta durma gezme vs demişti bende genelde yattım durdum." Sanki beni çağırsa amuda kaldıracaktım alla alla yaaa. Neyse. "Haklısın Süreyya'cım ama ben seni oturtmaz yada yormazdım ki? aksine sana yardımcı olurdum elimden geldiğince. Sen de bakayım bana yoksa Serkan?" annem içeri girip "ELVANNNN" deyince sustum. Süreyya ayağa kalkıp anneme yaklaşıp elini öptü ve sarıldı bana sarıldığı gibi gözleri doldu. Annem kollarını tutup çekyata yanına oturttu. "Süreyya yatman gerekiyorsa yat kızım sen bize bakma yabancı değiliz. Ben özür dilerim böyle emri vaki yaptık sana ama merakıma yenildim. Seni görmeden de içim rahat etmeyecekti. İyi misin kızım?" gözyaşları bir bir aktı. Eliyle silse de yerine yenileri geldi. "İyiyim Meral teyze teşekkür ederim." dedi zorla sesi çıkmıyordu neredeyse konuşsa sanki hıçkıracak gibiydi. "İyi ol kızım iyi ol Allah uzun sağlıklı ve mutlu huzur dolu bir hayat nasip etsin inşallah." dedi annem. Kendini tutamayarak hıçkırdı. Eliyle ağzını kapatıp "Özür dilerim ben böyle aptal gibi ağlıyorum " deyip kalkacakken annem izin vermedi sıkıca sarıldı saçlarını okşadı ara ara öptü saçlarını bende ağladım küçük kız çocuğu Süreyya'ya. Benden 5 yaş küçüktü ama 1 yıldan fazla kaç yaş büyük anlayışsız bir adamla evlilik denen aptal kurumun altında eziliyordu. Ya biz görmeseydik? ya ağabeyim farketmeseydi? Kaybolup gidecekti kalabalıklar arasında. Kim bilir kaç tane Süreyya kayboldu böyle. İçim acıdı düşündüklerime. "Süreyya güzel kızım beni yeni tanıyorsun tam olarak bilmiyorsun ama sana şunu söyleyeyim. Senin Elvan'dan hiç bir farkın yok gözümde. Kabul edersen beni annen gibi gör isterim. Bir derdin sıkıntın olduğunda benimle konuşabilirsin. Elimden geldiğince gücüm yettiğince yanında olurum kızım. Bazen hayat bize kolay olmaz istediğimiz gibi sunulmaz ama bize düşen bunu güzelleştirmek düzeltmeye çalışmak. Derdi olan söylemezse derman bulamazmış kızım."Annem o anlatsın istiyordu acaba anneme açılabilecek miydi?Yüzünü annemin gögsünden kaldırıp "Allah senden razı olsun Meral teyze benim annem bile bana böyle demedi böyle davranmadı. Ben ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Keşke annem siz olsaydınız." deyip anneme sıkıca sarılıp tekrar hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Haline içim çok acıyordu. Serkan'ı gebertecektim pislik bu küçücük kızı ne hale getirmişti. Allahın cezası görürdü günün ağabeyime söylemez miydim? Senin ağzını burnunu kırsında gör sen. PİSLİKKKKK "Süreyya kızım evliliğinde mutlu musun? Bir sorunun var mı?" dedi annem usulca. Süreyya annemden uzaklaşıp başı önünde elleriyle oynuyordu. Çözülecekti az kalmıştı ama benim sabrım yoktu. Annem sabır timsali olarak sakince onun anlatmasını bekliyordu. "Meral teyze ben evlenmek istemedim okumak istiyordum ama babam izin vermedi. Ablama da izin vermemişti. Benim küçük kardeşim var adı Asya ben onu okutmak istiyorum yanıma almak ." dedi Serkan buna izin verecek miydi ki? bilemedim valla. "Ne güzel kızm sen iyi bir ablasın maşallah" dedi annem. "Ben Serkan'ı insan olarak seviyorum ama eş olarak sevmiyorum hatta nefret ediyorum.O çok kötü birisi ailesinin istekleriyle beni ezip duruyor. Hiç suçum günahım yokken her zaman beni suçlayıp duruyor.Sonra da gelip özür diliyor. Ne kadar aptalca değil mi?" Annem sessizce dinledi Süreyya'nın lafını bitirmesini bekliyordu. "Biliyor musunuz? İlk evlendiğimde beni eve kilitliyordu. Telefon almamıştı Tam bir hafta evde kilitli kaldım. Göreve gitmişti ama telefon olmadığı için haberde vermedi. Merak ediyordum. 2 gün sonra devresimi ne varmış onu gönderip bir şeye ihtiyacım var mı diye sormasını istemiş olsa ne olacak kapı kilitli. Adama da diyemiyorum yok deyip gönderdim. Bir hafta evde hapis kaldım Kızıp küsünce de beni suçladı ." Duyduklarıma inanamıyordum bu zamanda böyle bir şey nasıl olabilirdi? Aklım almıyordu. Bu Serkan'ı gerçekten gebertecektim ağabeyime falan bırakmayacaktım. Ağzımdan "Allah belasını versinnnn" çıktı. Annem ters bir bakışla beni susturdu. Süreyya konuşsun içini döksün rahatlasın istiyordu. " Ben her defasında onu anlamaya çalışıyorum ama o her defasında canımı yakmayı kalbimi kırmayı bırakmıyor. Neden böyle bilmiyorum neyi yanlış yapıyorum ki?" Delirecektim gene kendini suçluyordu. Serkan aptaldı o dengesizdi bunu anlamak için alim olmaya gerek yoktu. Anlattıkları zaten bağırıyordu psikopat diye bu hala daha neyi yanlış yaptım? diyordu. Burada hala kalman hata diyemedim annem vardı. "Peki Süreyya siz sanırım tüp bebek tedavisine başlamışsınız. Sanırım şuan da bu aşamadasınız değil mi?"annem efsaneydi ya. "Evet Meral teyze, 2 gün sonra gidip hamilelik testi yaptıracağız yumurta tutmuş mu tutmamış mı bakılacak. Biliyor musun Meral teyze? Serkan'ın normal yollarla bebek sahibi olmayacağını öğrendim. Annesiyle telefonda konuşuyorlardı. Annesi suçun sanki bu bir suçmuş gibi benim çocuğum olmayacağını söylemesini hayatı bana dar etmesini ve beni kendine mecbur kılmasını söyledi. Tüm bunları duydum ama neden ? diye soramadım. Yaptığı her şeyi biliyorum ama salak gibi sessiz kalıyorum. O benim akılsız salak saf olduğumu düşünüyor olmalı. Ama ben bana yaptıkları söyledikleri veya söylemediği şeyleri bilerek onun adına utanıyor ve susuyorum. Ben yanlış mı yapıyorum?" Annem saçlarını okşayıp gögsüne çekti sarıldı yavaş yavaşş. Anne şefkatiyle sardı Süreyya'yı . "Güzel Süreyyam nasıl bu kadar düşünceli olabiliyorsun sen nasıl bu kadar ince düşünüyorsun? sana da yazık değil mi güzel kızım? Hayat çok kısa neden kendini böyle bir hayata layık görüyorsun? İnan bana sen çok daha iyilerine layıksın kızım."Annem daha fazla sessiz kalamadı. "Ne yapabilirim Meral teyze beni koruyup kolayacak bir ailem yok ki . Ben evlendiğim gün annem bana "Gittiğin eve dört elle sarılacaksın yatarken bile bu yana dönmeyecek bizi unutacaksın. Kocanın elini değil aygını öpeceksin. Misafir bile olsa sakın kalmaya gelmeyeceksin bu eve " diye beni yolculadı. Sen söyle ben kime sığınıp kime güveneyim? Kimin yanına gideyim ? İlk kez aa ikinci kez pardon birisi bana gözlerime bakıp nasıl olduğumu soruyor. Birincisi Serkan'ın halası ikincisi ise sensin halimi görüp gerçekten iyi miyim diye sordunuz bana. Çok teşekkür ederim.İyi ki karşıma çıktınız." dedi. İçimde bir şeyler kırıldı. Bir anne nasıl kızına böyle şeyler derdi ? Bu nasıl izah edilirdi? Bunun bir izahı olamazdı. Biz oturmuş ağlaşırken telefon sesiyle hepimiz sıçradık o kadar dalmıştık ki. Ağabeyimdi eve geliyordu ve bir şey lazım mı diye sormak için aramıştı. Süreyya'da olduğumuzu bizi de almasını söyleyip kapadım. Süreyya Serkan gelmeden gitmemiz için yüzümüze bakıyordu. Annem durumu anlayıp. Süreyyaya sarılıp öptü ve " Güzel kızım yine geleceğim hiç bir şey için canını sıkma her şeyi yoluna koyacağız. Sen ne istediğini bana söyleyeceksin ve ben de annen olarak senin için halledeceğim. Senin gibi iyi yürekli birini böylesi güzel kalbini böylesi insanlara kırdırmam kızım sakın üzülme . Artık ağlamanı istemiyorum. Ben yine geleceğim. Sen o arada ne istediğini iyi bir düşün tamam mı annem" dedi. İçimin yağları eridi. Annem idolüm yasa MERAL SULTANIMMMMMM tüm duygularım şaha kalkmıştı ve anneme sarıldımmmm. Kısa bir vedanın ardından hemen ayrıldık. Ağabeyim kapıda bizi bekliyordu hemen arabaya bindik ve hareket ettik az sonra Serkan geberesicesini gördük. Ağabeyim her şeyden habersiz selam verdi ve eve geçtik. Bugün duyduklarımı hazmetmem zaman alacaktı. O kızı o evde bırakmayı sevmemiş anneme gidip alalım demiştim ama annem zamanı var deyince susmuştum. Bu günü de Süreyya'nın acılarına ortak olarak geçirmiştim. Kırgındık üzgündük yorgunduk hepimiz...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE