37.Ağrı

1470 Kelimeler
Serkan görevden döndüğünden beri eskisi gibi davranmıyor bana da çok yaklaşmıyordu. Bu duruma sevinsem de anlam veremiyordum. Dün akşam annesi arayıp yine bebekte bebek deyince Serkan "Çocuğunu da daha ötesini de siktireceksiniz yapmıyorum ulan çocuk var mı diyeceğiniz "demiş annesinin suratına telefonu kapamıştı. Tek kelime edememiştim. Bu çamuru üzerime sıçratmaktı ve bunu istemiyordum. Meral teyze Elvan'a bize gelmek istediğini söyleyince Serkan'a sormam gerektiğini söyleyip kapamıştım telefonu. Elvan " o iş bende " deyip bana son bir mesaj atmıştı. Akşam yemeğini hazırlayıp salona geçtim. Televizyondan kadın programlarını izliyor ara sıra hint dizilerine takılıyordum. Bu dizilerdeki saatlerce bakışmalar bir türlü yere düşemeyişler beni güldürüyor hadi beee deyip kendi kendime gülüyordum. Kapının tıkırtısıyla kapıya baktım. Serkan elleri kolları dolu içeri girince gülümsedim. "Hoşgeldin Hayırdır bunlar ne?" elinde bir sürü tatlı kutusu çeşit çeşit içecek vardı. "Akşam Meral teyzeler gelecekmişte bende bir şeyler aldım. Sen evde yapacağım diye uğraşma yorulmanı istemiyorum " dedi yanağımı öperken. Beni bu kadar düşünmesi çok hoşuma gitmişti. Ellerindekileri alıp masaya bıraktım ve kocama sarıldım gerçekten içimden gelmişti. "Teşekkür ederim Serkan beni düşünmen çok hoşuma gidiyor." sözlerim hoşuna gitmiş olacak ki dudağıma hafif bir öpücük kondurdu. Yaptığı jest o kadar hoşuma gitmişti ki bende öpücüğüne karşılık verip kendime çektim boynundan. İkimizde salonun ortasında sarmaş dolaş öpüşüyorduk. Aslında çok romantikti. Her evli çiftin yaptığı gibi iş çıkışı insan eşini öper koklardı. Normaldik yani. "Serkannn " "Efendim Süreyya." "Ben seni özledim." doğru söylemiştim ben sevişmeyi özlemiştim. İki gecedir rüyalarımda Yavuz'la sevişmekten mahvolmuştum. Üstelik bu akşam da buraya gelecekti. Adamın yüzüne nasıl bakacağımı düşünmeye başlamıştım. "Güzelimmm bende seni çok özledim. Ama benn." Başını önüne eğdi. Haline üzüldüm 29 yaşında adam karşımda çocuk gibi boyun bükmüş durumunu açıklamaya çalışıyordu. "Serkan kocam olsun sende öperek boşaltırsın beni eskisi gibi olmaz mı? Hem parmakların ne güne duruyor? Ama nazik olacaksın canımı yakma." dedim elini tutarken. Gözlerindeki şefkate bulanmak istedim. Beni gerçekten seviyordu kocam bunu gözlerinden görüyordum. zavallı durumdaydı biraz motive etsem sorun olmazdı sanki. "Tamam güzelim geceyi iple çekeceğim" deyip tekrar dudaklarımı öpmeye başladı. Öpüşerek birbirimize yaslanmışken kapı çaldı. "Sikicem şimdi misafirini de amına kodumun" diye söylene söylene kapıya gidince hemen yatak odasına koştum. Çünkü beni aramamıştı ve üzerimde şifon bir pembe gecelikle ortalarda dolanıyordum. Hemen üzerime uzun bir etek ve kazak geçirip salona geçtim. Serkan misafirlerimizi içeri almış hoşgeldiniz faslına geçmişti.İçeri girmemle bakışlar bana döndü ve utandım. "Hoşgeldiniz" deyip Meral teyzeye uzandım elini öpmek için Elimi tutup kendine çekince yanına oturmak zorunda kaldım. "Kız sen nerelerdesin ha aklım çıktı ne geldin ne gelmemize izin verdin. İyi misin Süreyya?" Allah'ım şuan zaman dursa ben bir ağlayıp gelsem olur mu? Beni doğuran kadın 1 yılı geçti evleneli beni bir kez olsun aramadı sormadı. Elin yabancı kadını beni 6 gün görmedi diye atmadığı mesaj demediği söz kalmamış kocamın geldiğinin ertesi günü bir şekilde kendini davet ettirip buraya beni görmeye gelmişti. Ne olur hayatımdan çıkarma bu kadını diye dua ettim ALLAH'A... "Teşekkür ederim şimdi iyiyim Meral teyze. Ben biraz rahatsızdım da size de bulaşmasın diye sizi kabul edemedim kusuruma bakmayın. Şuan biraz daha iyiy ama hala dışarı çıkacak halim yok." beni hemen evlerine davet etmesinler diye önlerine hemen bahaneyi sundum. "Kızım o kadar kötüysen niye haber vermedin doktora götürürdük. Kocan yok tek başına evde yatıp iyileşmeyi mi bekledin. Ah kızım ah çok üzüldüm şimdi." Bende yüzünüze baka baka yalan söylemek zorunda olduğum için çok üzüldüm Meral teyze özür dilerim. Konuyu uzatmamak ve istemesem de yalan söylemek zorunda kalmamak için kahveleri bahane edip ayağa kalktım. "Kahvelerinizi nasıl alırsınız? " dedim. "Sade olsun güzel kızım benim şekerim var her tatlıyı yiyorum ama çayda da kahve de de tatlı sevmiyorum." diye durumunu özet geçti Meral teyze. Herkes onaylayınca ben mutfağa geçtim. Serkan'la Yavuz sohbet ediyorlardı. Cezveyi çıkarmış suyu koyarken Elvan içeri girdi ve beni kendince sorguya çekmeye çalıştı. "Kız çabuk anlat bana neler oluyor? Bir haftadır evden burnunu bile çıkarmadın. Arada balkona çıkıp kahve içtin ama sonra hemen kapı pencereyi kapayıp kendini resmen eve hapsettin. Neler oluyor Süreyya?" Olamaz tüm bunları nereden biliyordu ki beni mi izlemişti. Ya şu insanların işi gücü yok muydu da beni izliyor geriyorlardı. Deli olacaktım. Tam cevap verecekken pat diye Serkan içeri girip gözlerime baktı bana konuşma diyordu hatta bağırıyordu bakışlarıyla. "Süreyya su istiyorum " dedi üstüne bastıra bastıra. Sakın yanlış bir şey söyleme canına okurum çeneni tuttu alt metni. "Tabii kocacım" deyip bir bardak su doldurup verdim. Elvan şaşırmış halde kenarda durmuş su içen Serkan'a bakıyordu. "Elvan sen zahmet etmeseydin Süreyya yapar kahveleri."İçeri git iş karıştırma elvan demişti kibarca. Elvan yer mi cıkks. "Yok be Serkan abi bende yardım edeceğim hem kız yeni ayaklanmış maazallah gene hasta falan olursa nöbetin var görevin var demi. Ben yardım ederim sen geç içeri ." dedi. Ay gülmemek için dudağımın içini ısırdım. "Tamam hadi çabuk yapın Meral teyzeyi bekletmeyin." dedi ve dışarı çıktı. "Kız Süreyya sakın hastayım deme yemezler. Bu adam seni eve kapatıyor dışarı çıkartmıyor anladım ben seni. Hatta bana bir şey söyleme diye neredeyse bakışlarıyla dövecekti seni. Ne psikopatmış be yuhhh" dedi. İnanamıyordum. Bir bakışta çözmüştü asıl şimdi ne olacaktı? Hemen kahveleri yapıp kahveler olurken çayı da koydum. Tabakları çıkartıp servisleri hazırlamaya başlayınca Elvan yapmaya çalıştığım şeyi anlamış olacak ki "Hiç boşuna uğraşma Süreyya'cım annem gece yarısına kadar oturmadan ve durum analizi yapmadan asla gitmez yani çayı hemen koyma acımasın" dedi gülmeden önce. Dut yemiş bülbül gibi kalakaldım. Hepsi ayrı bir dertti bunların. Ya arkadaş benim hayatımdan size neydi ki? Bir salın beni be dedim kimse duymasa da. Elimde kahve tepsisi Elvan'ın elinde tatlı tabaklarıyla içeri girdik. Kocam yüzüme bakıyordu. "Serkan sehpa çıkarır mısın canım?" dedim. Nasıl mutlu oldu anlatamam. Başkalarının yanında ona seslenme ve canım cicim dememe ayrı tav oluyordu memleketteyken anlamıştım. Hemen kenarda duran sehpayı çıkartıp birini Meral teyzenin birini de Yavuz'un önüne koydu. Kahveleri uzatmamla mutfağa gitti kalan tatlıları almak için. Meral teyze kahvesini almış Yavuz'a uzatmıştım tepsiyi. Yüzüne bakmıyordum ama iki büklümde karşısında duruyordum. Neden hala almıyor diye başımı kaldırmamla göz göze geldik. Gözlerinde anlamını bilmediğim bir şey vardı. Bana bir şeyler söylüyordu ama anlayamamıştım. Belki de Serkan hiç öyle bakmadığı hiç öyle söylemeye çalışmadığı için. Serkan'ın ayak sesleriyle kahveye uzanıp "Teşekkür ederim Süreyya zevkle içeceğim" dedi. Günlerdir gördüğüm rüyalardan dolayı bacak aram zonkladı. dudağımı sıktım . Bakışları dudaklarıma düşünce hemen doğruldum ve arkamı dönüp Serkan'a uzattım kahvesini. Yüzüm gülüyordu kocama ama içim yangın yeriydi. Kendi kendimle savaş halindeydim. Geceleri arzuyla öpüştüğüm adam bir adım uzağımdaydı ve bacak aram sanki öpüşlerini özlemiş gibi karıncalanıyor yanıyordu. Yanaklarımdaki ısı artışıyla kendime gelmem için kahveme uzandım. Serkan durumumu fark edip suyu almak bahanesiyle yaklaşıp "İyi misin karıcım? " dedi. Ne diyebilirdim ki? gülümsemekle yetindim. Havadan sudan konuşmuş Elvan'ın dediği gibi Meral teyze oradan buradan laf atıp durum kritiğimiz yapmış sonra da tam tamına 00:45 te evden gitmişlerdi. Gerilmekten yorulmuştum. Kapıyı kapatınca bir oh dedim. Serkan'ın belime dolanan kollarıyla neye uğradığımı şaşırdım. Saatte çok geçti aslında yarın mı sevişseydik? Dudaklarıyla boynumu öpmeye başlayınca niyeti bozduğunu anlayıp kendimi anda bırakmaya ve keyfini çıkarmaya başladım. Üzerimdeki kazak yeri buldu önce holde kazağım salonda da eteğim çıkmıştı. Salonda beni koltuga yatırıp bacağımın birini yukarı kaldırıp emmiş. Yavuz'u düşünerek çokta zorlanmadan 3 kez boşalmıştım. Kendi halime ben bile inanamazken başarmış olmanın gururuyla kocam beni kucakladığı gibi yatak odamıza götürmüştü. Yataga yatırıp bacak arama geçmiş s****i eline alıp çok ovalamadan içime doğru itmişti. İçime girmişti ama hissetmiyordum. Eminim oda zevk almıyor fiziksel olarak bir boşalma oluyordu. Hemen boşaldı ve yanıma attı kendini. Vajinam hala yanıyor seğiriyordu. Ellerini elime alıp parmaklarını vajinama değdirdim. titrememle kendini kaldırdı. "Karım güzelim doymadın mı? " dedi . Doymamıştım. Parmaklarını yavaşca yarıktan sokup ileri geri itmeye başladı. İçimdeki o doluluk aklımı almıştı. Başımı geri atıp gözlerim kapalı memelerimi sıkıyor ucunu çekiştiriyordum. Zevk tepeme yalamaya başlayınca aklımı kaybetmiş gibi bağıra bağıra boşaldım. Bu çok keyif vermişti. Bacaklarımı yanlara açıp uzatarak derin bir nefes aldım. Rahatlamanın verdiği huzurla kocamın dudaklarını öptüm. "Teşekkür ederim Serkan bu iyi geldi özlemişim." dedim. "Asıl ben teşekkür ederim karıcım bana da iyi geldi. En azından karımı bir şekilde doyurabiliyorum. "deyip dudaklarımı öptü. İkimizde yorulmuştuk ve sabah duş alacağımızı düşünüp uykuya teslim ettik kendimizi. Gece cenabet yattığımdan mıdır? nedendir bilinmez bir sürü saçma sapan rüyalar gördüm. Asya kaçırılmış annem ölmüş babamın erkek çocuğu olmuş ama engelli kaynanam beni boşatmış ama başka kız almışlar. Ben ağlıyorum kocam kocam diye. Sabah her yerim ağrılar içinde uyandım. Sabah ezanı okunmak üzereydi. Hemen duşumu abdestimi alıp seccadeyi serdim ve namazımı kıldım. Devamlı değilse bile daraldığımda ALLAHIMA sığınır dua ederdim. Yine öyle olmuştu. "Ya rabbi ben burada kendimi güvende ve mutlu hissetmiyorum. Ben aciz bir kulum doğruyu yanlışı bilmiyorum bana yardım edecek kimsem de yok ne olursun beni doğru yoluna ilet karşıma hayatımı kolaylaştıracak iyi insanlar çıkar. Aklımdan geçen hakkımda iyi olacaksa nasip et değilse eğer benim için iyi olacak neyse aklımı onunla doldur" diyerek dua edip kalktım seccadeden. Beni izleyen kocam duamı duymadığı için çok mutlu olmuştu ama hayırlısıydı bakalım. Kahvaltısını yaptırıp onu işe kendimi de ev işlerine vurmuştum yine . Yoksa ne zaman geçerdi ne de kafamdaki deli sorular biterdi...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE