38.DoğumGünü

1955 Kelimeler
Serkan görev dönüşü ilginç bir şekilde bambaşka birine dönüşmüştü. Hali tavrı başkaydı. Bana hiç kızmıyor ne söylesem hemen yapıyor. Bir şey istediğimde elinden geldiğince yardım ediyor veya yapmaya çabalıyordu. Bu sürecimiz çok keyifli geçmişti. Neredeyse onu bırakıp gitmekten bile vazgeçecektim taki beni şok eden o geceye kadar. Normalde ağır olan uykum kapının kapanma sesiyle açılmış bu saatte niye kalkar ki yanımdan diye yatakta doğrulmuştum. Boğuk gelen sesle Serkan'ın gecenin bir yarısı kiminle telefonda konuştuğunu merak etmiştim. Telaşlıydı sesi korkuyor gibiydi sinirli gibiydi sanki. Kapıyı yavaşca açıp kulağımı dışarı verdim . Salondaydı sesi çok yüksek değildi ama yine de duyabiliyordum. "Anne yeter artık ben karımı seviyorum çocuk çocuk bıktırdın. " "....................................." "Olmuyormuş benim çocuğum anladın mı olmuyormuş." "......................................." " Doktora gittim bana her şeyi anlattı." "..........................................." "Neyi anlatacak anne normal yollardan çocuğum olmazmış." "............................................." "Anne sen ne diyorsun? Kaç tane doktora gittim hepsi aynını söyledi." "..............................................." "Biliyorum Süreyya da söyledi " "...................................................." "Tüp bebek dedi anne ne diyecek sanki kadının benim halimden haberi mi var?" "................................................." " Biliyorum biliyorum bende tüp bebek için Süreyya'yla konuşacağım." "...................................................." "Elbette sorunun bende olduğunu söylemeyeceğim hastalığımdan dolayı sanacak anladım." "........................................................................................................" "Anne yeter çocuk gibi laf öğretme karıma ne diyeceğimi sanki bilmiyor gibi tövbe yarabbim yaa." "...................................." "Tamam anne kapat Süreyya uyanacak yeter sus artık gereken neyse yapacağım." "......................................" "Nereye gitmem gerekse gidip o çocuğu yapacağım. Yeter ki Süreyya benden gitmesin." ".........................................." "Anne yok öyle bir şey gitmek derken onu demedim. Ben karıma kocalık bile edemiyorum sence daha ne kadar korkutarak sindirebilirim?" "...................................................." "Tamam ama canını her yaktığımda en çok benim canım yanıyor. Onu üzmek istemiyorum. Ona bir çocuk ve yanıbaşımda bir hayat vermek istiyorum." "..................................." "Tamam anne tamam çocuğun benden olmadığını söylemem tamam anne tedavide burnundan getirip ondan olduğunu sanmasını sağlarım. " "...................................." " Tamam dedim anne sorun onda gibi yapıp bana mecbur bırakacağım anladım yeter tekrar edip durma . Karşında çocuk var gibi aynı şeyleri ezberletiyorsun." "..........................................................................................." "Anne yeter kırmayım kalbini 30 uma girmişim sen hala tövbe yarabbim yaaaa deli olmak elde değil. Kapat anne telefonu hadi iyi geceler." "Amına kodugumun sanki işe yarar oğlu var gibi gül gibi karımı suçlayacakmışım da onu ezip kendime mecbur bırakacakmışım. Ulan zaten kızın burnunu çıkartmıyorum evden utanmasam evde elini ayağını kelepçeleyeceğim. Birde bana akıl veriyor. Bilmiyor aklımdan geçenleri. Bir de Süreyya'nın para biriktirip kaçmaya çalıştığını öğrense döve döve öldür diyecek neredeyse. Anamda bir alem tövbe yaaa. Ah ulan Serkan ne olurdu küçükken oraya gitmeseydin ha amına kodumun sikinden de oldum çocuğundan da. Korkudan her yerini her şeyini kaybettin. Birde karıma yaptıklarım.OFFFFFFFFFFFF BEN NE YAPICAM Allahım ne yapıcammmmmm? Lan oğlum karın uyuyor mal mısın bide bağırıyosunn? " kendi kendine konuşup küfredip kalkınca hemen yatağa geri döndüm ama korkudan uykum kaçmış kalbim deli gibi çarpıyordu. Ne yapsam heyecanımı anlardı çünkü yatağa gelirse kesin bana sarılırdı ve nefesimden her şeyimden illa anlardı. Korkuyla yatağa yatıp derin nefes alıp kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Ayak seslerinin yaklaşmasıyla korkum iyice çoğaldı ama kendimi de sıkıyordum. Kapıyı açıp içeri girdi. Yorganı açıp sırtımın ona dönük olduğunu görünce beni kendine doğru çevirdi. Biraz homurdanır gibi yaptım ama uyanmadım. Saçlarımı sevdi nefret ettim saçlarımı da kesecektim o olacaktı. Sonra sırtıma dokunup okşamaya başladı. " Güzel karımm seni ne kadar seviyorum bir bilsen keşke başka şartlarda olsaydık. mesela ben erkek olsaydım. Sana senin gibi güzel evlatlar verebilseydim. Aileme karşı seni koruyabilseydim. Keşke beni sevip benimle olmak isteseydin benden kaçmayı düşünmeseydin canım karım. Ne yapacağımı bilmiyorum bir yanda sen canını yakmak istemiyorum ama sen gitme derdindesin. Bir tarafta ailem onlara karşı sorumluluklarım. Allahım bana bir çıkış yolu göster. Yoksa kafama sıkacağım." söylenip uykuya daldı. Sessizce bekledim. Uyuduğundan emin olunca kolları gevşedi ve ben kollarından çıkıp doğruldum. Sanırım tedirgin uyuyordu hemen sıçradı. "Süreyya nereye gidiyorsun?" "Çişim geldi tuvalete gideceğim." dedim uykulu bir sesle. "Ha tamam " deyip geri başını yastığa koydu ve hemen uyudu. Aslında onun ona destek olacak ve güvenecek birine ihtiyacı vardı. Ben o kişi gibi duruyordum ama bana sorsanız istemiyorum demek isterdim. İçten içe Serkan'ın durumuna üzülsem de benimle ilgili düşüncelerini duyduktan sonra ona olan empatim toz bulutu gibi kayboldu. Artık ona karşı gardımı indirmeyecek daha temkinli olacaktım. Herhalde paraları sakladığım yeri buldu ve kafasında bunları düşündü. Zaten bende görsem belki aynı şeyi düşünürdüm. 1.5 Ay sonra Serkan'ın doğum günüydü. O paralarla güzel bir hediye alıp sürpriz bir doğum günü organize edecektim. Böylece kaçacağıma dair kafasındaki fikirler gidince en beklemediği anda gidecektim. Paraları daha iyi bir yerde muhafaza etmeyi de aklıma not ettim. Günler çok hızlı geçiyordu yapacaklarımı kafamda kurmuş çokta güzel planlamıştım. Doğum gününe günler kala dışarı çıkıp eksiklerimi de tamamlamaya karar verdim. Paranın bir kısmıyla kendime altın bir bileklik ve bir yüzük aldım. Serkan için almayı düşündüğüm hediye için bir kaç kez çarşıyı gezmiş pek bir seçeneğim olmayınca karar vermiştim. Yanımdaki parayla bileklik ve yüzük alınca bir sonraki sefer alırım deyip eve dönmüştüm. Bir kaç gün sonra çarşıya çıkınca çok güzel bir takım elbise ve gömlek kravat aldım. Güzelce korumasının içine koydurup evde sakladım. Doğum gününden bir kaç gün önce Elvan'a anlatmış ve onları da davet etmiştim. Devrem dediği Ali'nin karısıyla tanışmış bir iki seferde görüşmüştük. Ben onları da davet ettim. Doğum günü için kendim pasta yapmak istemiştim.Elvan yardım etmek isterim demiş ama onu red etmiştim sonuçta koca benimdi ve kimseyi darlamanın anlamı yoktu. Zaten tuzluların bir çoğunu dünden yaptığım için böğün sadece tatlıları yapacaktım. Hemen kocamında sevdiği muzlu rulo pastayı yapıp dolaba sürdüm. Sonrasında sevdiği kalbura bastı elmalı pasta üzümlü cevizli kek ile tatlı menümü de hazır etmiştim. Dün gündüz Serkan görmeden Karışık sarma dolma yapmıştım koca bir tencere Sonrasında kıymalı ve patatesli börek ve tuzlu kurabiye Salata olarakta sadece yoğurtlu şehriye salatasını uygun bulmuştum. Masam o kadar iştah açıcıydı ki benim bile ağzım sulandı. Elvan'a Yavuz'un Serkan'ı bir bahaneyle eve geç getirmesini rica ettim. "Tamamdır" mesajından sonraysa hemen duşa girmiş güzelce yıkanıp çıkmış üzerime nişan alışverişinde aldığımız mercan renkli bir saten elbiseyi giymiştim ona uygun makyaj yapıp rujumu da sürmüş saçlarımın uçlarını da maşayla hafif dalga vermiştim. Altınlarımı da takmış tam bir yeni gelin olmuştum. Kendimi çok sevmiş çok beğenmiştim. Umarım Serkan da beğenir ve gecemizi dar etmezdi. Kapının sesiyle hemen parfümümü sıkıp kapıya adımladım. Gelen Meral teyzeydi. beni görünce bir kaç saniye bakakaldı. "Süreyyaaa? Sen ne kadar güzel olmuşsun tütütüt maşallah sana güzel kızım ALLAH nazarlardan saklasın. " dedi. Nasıl mutlu olmuştum. Elvan dudağını büküp kafa sallamış "Anne yandık bu akşam savaş çıkmasa bari "demişti . Niye öyle dediğini anlamasam da hemen arkalarından Serkan'ın devresi Ali ve eşi Aynur gelince onlara da hoşgeldiniz deyip içeri buyur ettim. Herkes içeri girmiş girerken de masayı süzmüşlerdi. Yüzlerinin aldığı şekil gururumu okşamış biraz da utanmıştım. Çünkü ilk kez gönlümce para harcamış canım ne istese yapmıştım. Korkmadan utanmadan. Umarım bu gecemiz hepimiz ama en çokta Serkan ve benim için sorunsuz geçerdi. Elvan'a artık gelebileceklerini söyleyip mesaj attırdım ve bir 10 dakika sonra kapı çalındı. Kapıyı Elvan açtı . Serkan şaşırmış olmalı ki "Süreyya yok mu ?" dedi "Var Serkan abi buyurun geçin siz mutfakta işi vardı ben açtım " diye içeri davet etti. İçeri girmeleriyle elimde üzerinde mumları yanan ve üzerinde İYİ Kİ DOĞDUN KOCACIM" yazan pastayla ben girdim. "İYİKİ DOĞDUN SERKANNNNNN İYİKİ DOĞDUN SERKANNNNNN İYİKİ DOĞDUNNNNN İYİKİ DOĞDUNNNNN İYİKİ DOĞDUNNNNN SERKANNNNNNNNNN!!!!!!!!! "diye şarkı söyleyerek salona yürüdüm. Serkan'ın yüzü görülmeye değerdi. Hem şaşırmış hem mutlu olmuştu. Gözleri her an ağlayacak gibi duruyordu. Gözlerinde gördüğüm sayısız teşekkür bana yetmişti. Beni baştan ayağa süzünce gözleri biraz kısılıp içinde kıskançlık kıvılcımları çaktı. Onları görmeyi reddedip tüm sevecenliğimle, " Kocacım bir dilek tut ve mumlarını üfle " dedim. Bir bana bir pastaya baktı. Gözlerini kapayıp bir süre sonra mumları üfledi. Sonrası zaten alkış kıyamet. Hemen pastayı masaya bırakıp ilk kutlayan ben olmak istedim.Hemen kocama sarılıp yanaklarından öptüm. "İyi ki doğdun Serkan Nice mutlu sağlıklı senelere." dedim "Hep seninle hep birlikte " diye beni tamamladı. Etrafımızdaki herkeste Serkan'a sarılıp doğum gününe kutlayınca yerlerimize oturduk. Çayı hazır ettiğim için hemen çay servisine başladım. Herkese aç gelin dediğim için hemen tuzlulardan servise başladım ve ortaya da koyup herkesin doya doya yemesi için diğerlerini hazırlamaya başladım. Yaptığım yiyeceklere yapılan iltifatlar herkesin güle konuşa yaptığı sohbet içimi sızlattı. Keşke dedim keşke benim gerçekten de böyle gerçek bir evliliğim olsaydı. Evcilik oyunu değil de gerçekten birbirini seven sayan bir çift olabilseydik. Burnumun direği sızladı. Kocamı mutlu etmiştim eminim aklında ki soru işaretleri de gitmişti ama benim duyduğum o sözler yenilir yutulur gibi değildi. Serkan'ın yüzünden gece boyu sevinç ve mutluluk önemsenmenin verdiği güven hiç kaybolmadı. Gece yarısına yakın tek tek misafirlerimizi uğurladık. En son Meral teyzeler de gidince artık yorulduğumu anladım. Oynadığım oyunda o kadar gülmüştüm ki yanaklarım ağrımış başım çatlama noktasına gelmişti. Serkan kapıyı kapatıp bana dönünce yüzünde eşsiz bir gülümseme vardı. Yazık keşke önceden de böyle baksaydın dedim içimden. "Süreyya bu akşam bana dünyaları verdin. Çok teşekkür ederim hayatımdaki ilk doğum günümdü bu. O kadar özel hissettim ki kendimi sana ne desem az. Çok sağol güzel karım iyi kim her şeyim " deyip bana sıkıca sarıldı.Boynuma sokulup beni koklayıp usulca öptü boynumu. Yakınlaşmak istemediğim içim "Bir dakika sana daha hediyeni vermedim." deyip kolları arasından çıktım. Elinden tutup salona koltuğa oturttum ve "Beni burada bekle sakın gelme tamam mı? Gelirsen küserim." diye tembihledikten sonra hemen yatak odasına geçip dolaptan saklama kabındaki örtüsünü çıkartıp kırmızı kurdeleyle bağladığım takım elbise ve gömleği çıkarttım. Üzerimdekileri hemen çıkartıp üzerime bu güne özel aldığım kırmızı jartiyer takımını giyip saçlarımı biraz kabarttım ve rujumu tazeledim. Ayağıma siyah stilettolarımı giyip bolca da parfüm sıkarak göbeğime de kırmızı bir kurdele takıp elimde takım elbiseyle odaya geçtim. Serkan şaşkınlık ve yorgunlukla başını koltuğa koymuş gözlerini kapamıştı. Topuklu ayakkabılarımdan çıkan sesl başını kaldırdı ve gözlerinde şaşkınlığın 150 tonu belirdi. Hangi tarafa neye bakacağını şaşırmış gibi bir bana bir elimdekilere baktı. Gülümseyip takım elbiseyi ona uzattım. "Buyur kocacım bu birinci hediyen." dedim. Başıyla beni işaret etti. Dudaklarımı yalayıp , " Bende ikinci hediyen dedim." Elimden takım elbiseyi alıp kenara fırlatmasıyla " Ben ikinciyi açacağım önce " deyip dudaklarıma kapandı. İçimde ki heyecan inanılmazdı. Kocamın durumunu biliyordum ama bende bir kadındım ve beğenilmek sevilmek istiyordum. Elinden geldiğince beni sevmeli tatmin etmeliydi. Dudaklarımızın arasından inlemem ile elini kalçalarıma götürüp kendine bastırdı ve çıkıntıyla gülmek istedim. Kendini bana iyice yaslamıştı. Bir eliyle boğazımdan ensemden tutuyor bir eliyle de kalçamı sıkıca tutup kendine bastırıyordu. ellerim omuzlarında sırtında geziniyordu. Sütyenimi bir eliyle açıp memelerimi açığa çıkarınca bir kez daha inledim. beni hemen koltuğa oturttu ve memelerimi emmeye başladı. İnlemelerim çoğalınca hemen bacaklarımı açtı ve üzerini hızla çıkartmaya başladı. Galiba içime girecekti. Bu kadar kısa sürede soyunmasını takdir ettim doğrusu bir şey ifade etmese de. Hemen aletini tutup bana sürtmesiyle inleyerek boşaldı. "Karım özür dilerimm " dedi üzgün üzgün. Üzülmenin sırası değildi. Alev alev yanıyordum ve başka söndürecek kimsem de yoktu. Ellerini tutup memelerimi sıktım. İnlememle bana yaklaştı ve memelerimi öpmeye yalayıp ısırmaya başladı. Aldığım zevkle gözlerim karardı. Bir elini tutup bacak arama soktum. İstediğim gibi önce usul usul sonrada deli gibi sokup çıkartmaya başladım parmaklarını. Önce bir parmak sonra iki parmak. Kendimi kaybetmiştim. Deli gibi inliyor kendimi iyice parmaklarına itiyordum. Aklıma rüyalarımda Yavuz'la yaptıklarımız geliyor omurgamdan aşağı elektrik akımı gibi bir şeyler titrememi sağlıyordu. Dayanamayıp dudaklarını mememden ayırıp dudaklarına asıldım. Yiyecek gibi öpmeye yalamaya başladım. O da ateşimden kavrulmuştu. Kocamda inliyor deli gibi nefes alıp veriyordu. Deli gibi sevişmek canımı yaka yaka onunla bir olmak istiyordum. Bu yoksunluk canımı sıksa da şuan bir şey yapamayacağımın bilinciyle bir damla yaş süzüldü gözlerimden. İşiyle meşgul kocam bunu fark etmemişti. Rüyalarımdaki hazzı düşünüp evereste çıkmışım gibi en tepeden çayırlara yuvarlandım sertçeeee. Bacaklarımın kasılmasıyla deli gibi inlemişşş en derinlerimde ne varsa hediye etmiştim kocama. O kadar keyip almıştı ki hala her yerimi öpüyor beni mutlu etmek için yalıyordu beni ama beni gene o uçurumdan yuvarlanasım yoktu. Çünkü tek başına olmak hiçte keyif vermiyordu. Gözlerim kapanırken kocamın beni kucaklayıp yatağa yatırdığını." Seni seviyorum güzel karım senden asla vazgeçmem" dediğini hayal meyal hatırlıyordum. Uyku en güzel afrodİzyaktı benim için. Uyuyordun ve her şey geçip gidiyordu unutuyordun. Uyku belki de en ihtiyaç duyduğumdu...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE