Karım evlendikten sonra tüm yetersizliğime rağmen beni kabul edip her şeye sabreden ve beni anlayışla karşılayan kadın. Bir insan evlendikten sonra sevebilir mi aşık olabilir mi deseniz olmaz derdim. Çünkü evlenip imzalar atılınca mecbur oluyordu insan seçme şansı olmuyordu. Ama benim güzel karım bu ön yargımı da kırmıştı. Biz birbirimizi tanımadan neredeyse hiç konuşmadan evlenmiştik. Aramızdaki yaş farkına ve benim donuk sevgisiz hallerime kocaman yüreğiyle sevmeyi aşık olmayı öğretmişti. Aslında çok şanslıydım her gün başka renklerle çıkıyordu karşıma . Bazen küçük bir kız oluyor bazense anlayışlı bir kadın bazense tutku dolu elimi ayağımı birbirine dolaştıran bir ateş parçası. Ben kendimi bildim bileli kadınlara pek ilgi duymuyordum. Ergenlik zamanlarımda "Acaba ben eş cinsel miyim?" diye kendimi çok sorgulayıp
yargılamıştım. Annem çok diktatör kelimenin tam anlamıyla asabi huysuz bir kadındı. Babamla hemen hemen her gün kavga ederler ve acısını bizden çıkartırdı. Genelde de ben dayak yerdim. Kadınları hep annem gibi gördüğüm ve evliliği de annemle babamın ki gibi düşündüğüm için evlilik ve kadın uzak durduğum iki şeydi. İzne geldiğimde kız bakmaya gideceğiz dediklerinde hemen biletimi alır ve kaçardım. Çünkü korkuyordum. Tanımadığım bir kadınla her gün yüz göz olup kavga etmekten her gün onu tatmin edemeyip te rezil olmaktan laf yemekten köpek gibi korkuyordum ve istemiyordum. Derdimi ne yazık ki kimseye de diyemiyordum. Benden 4 yaş büyük bir ağabeyim var ve o tam bir hokkabaz. Zavallı yengem ağabeyimin içkisi çapkınlıkları ve dayağına rağmen anne ve babası olmadığı için katlanıyordu. Ablası da eniştesi istemediği için gel diyemiyor iki kardeşte için için yanıyorlardı. Ağabeyim tam bir pislikti. Her gün içer karı kıza gider o pis haliyle eve gelip birde yengemin başına ekşirdi. Yengem üzerinde başka kadınların kokusu ve lekeleri bulunan kocasını red ettiğindeyse "Sende kadın mısın?"der bayılana kadar döverdi . Annem babam karı koca arasına girilmez deyip işin içinden sıyrılıyorlar yeri geldi mi de " o senin karın aman haa deyip insanı delirtiyorlardı. Böyle bir ailede kime nasıl " Benim erkekliğimde büyük bir sorun var ve ben ne yapacağımı bilmiyorum ne yapmalıyım? " diyemiyordum. Bende ne yazık ki kendi içimde kayboluyordum. Bir dönem doktora gitmeyi düşündüm .Ama doktorun bayan olduğunu görünce sanki suç işlemiş gibi korkup kaçtım. Hep kaçtım içinde bulunduğum durumumdan hep korktum. Bu zamana kadar sadece karım ağzını açıpta tek kelime etmedi bana "Olabilir sorun değil " dedi. Benimle birlikte olduğunda bile hiç zevk almamasına rağmen sanki zevk alıyor gibi numara yaptı. O küçücük yaşına rağmen beni kendince aldatmayı avutmayı seçti. Ne iyi insandı. Belkide ilk gün bana bir şey dese belki bende babam gibi ağabeyim gibi olacak ve şiddete başvuracaktım. Hoş en sonunda annem sayesinde yine başvurdum ya . Ellerim kırılsaydı da vurmasaydım.
Süreyya ona uyguladığım psikolojik şiddete dayanamamış bir iki kez karşı çıkmak istemiş ama bende taviz vermek istemediğim için hemen tüm kapıları kapamıştım. Bu onu korkutmamış muhtemelen ailesinin yanına gidemeyeceği için bana katlanıyordu. Kaçacak bir yer bulduğu ilk fırsatta beni terk edip gitmesinden ölesiye korkuyordum. Bütün bu kızgınlıklarım ona kötü davranmalarım da bu yüzdendi korkudandı . Korkuyorum beni bırakıp gidecek diye. Hayatımdaki belki de tek doğrumdu benim karar vermediğim. Ailemin hayatım boyunca bana yapabileceği tek iyilik bile olabilirdi. Karım için tüm erkeklik duygularımı boş verip doktora gitmeye karar verdim. Ama bulunduğum yerde gidemem. Üstelik ayağımda böyle oldu ne yapacağımı şaşırdım. İyileştikten sonra ilk işim tedavi için ya Van yada Erzurum'a gitmek olacak. Artık bende her normal erkek gibi karımı mutlu etmek istiyorum. Düşününce bir erkek olarak karım yetersiz olsa yada benimle istediğim gibi sevişmese karımı yerden yere vurur belki de onu aldatırdım ve bunu kendime hak görürdüm. Ama karım benden başkasına bakmamış sadece sütlacı benden daha çok sevmişti. En zoruma gidende o olmuştu. İş arkadaşım kardeşim gibi olan adamın yanında öyle bir inledi ki gözleri kapalı ben bile şaha kalktım. O da bir erkek olarak ne hissetti bilmiyor değildim. Zaten o günkü sinirim de bundandı. Ama gayette güzel açıklamıştı kendini ama yine kendi yetersizliğimi ona mağletmiş canını yakmıştım. Bir anda ailemden görüp bilinçaltıma kazınan öğrenilmiş davranışı sergilemiştim. Hemen akabinde pişman olmuş kendimi gebertecek raddeye gelmiştim. Öpmeye kıyamadığım yanağını dudaklarını ne hale giyirmiş gözünü ise neredeyse kör edecektim. Böylesi orantısız bir güçle nasıl böylesi aşağılık bir harekette bulunmuştum. Allah belamı vermiş neredeyse canımdan olacaktım. Güzel karım yine hiç bir şey olmamış gibi yanıma gelip merak ve endişe duymuştu benim gibi bir hayvan için . Hiç bir şey olmamış gibi " Merak etme ben sana bakarım "diyordu. O bana bakardı emindim de ben onun o güzel yüregi karşısında güzelim gözlerine nasıl bakacaktım. Üstelik şimdi kendimi kazaende olsa sakatlamıştım. Üstelik yetmez gibi bir de annemler gelecekti. Zaten limoni olan aramız ailem sayesinde iyice fena olacaktı. İnşallah Süreyya çıkıp gitmezdi. Bu halde engelde olamazdım. Ne yapacağımı bilmez halde iki arada bir derede karşımdaki koltukta beni düşündüğü için uyuyan karımı izliyordum.
Yüzündeki şişlik inmiş ama morlukları sararmaya yüz tutmuştu sanırım makyajla kapamıştı hiç bir şey belli değildi. Dudağındaki patlak yer hala duruyor kabuk bağlamış uçuk gibi görünüyordu. İçimdeki sinir o kadar büyüktü ki kendimi imkan olsa yerden yere vurmak istiyordum. Ailem gelmeden karımla aramı düzeltmek mümkünse eski mutlu günlerimize dönmek istiyordum. Öylesine işlemişti ki içime sanki hayatımda o olmazsa bundan sonra bende olamazmışım gibi geliyordu. Bugün doktor çıkabileceğimizi söylemiş eşyalarımızı toplayıp çıkmıştık. Sağolsun Yavuz beni apartmanda sırtına alıp 3. kata kadar taşımıştı. bir kahveyi zorla içmiş işim var deyip adeta kaçarak gitmişti.Süreyya evi toplamaya başlamış bana alınan koltuk değnekleriyle yatak odasına geçmiştim yarın akşama annemler gelmiş olurdu. Yaşına göre oldukça düşünceli olan karım annemler gelmeden her şeyi hazır etme derdine düşmüş yarın ki yemek iş planını kuruyordu masada. Evin içinde bir o yana bir bu yana gidip geliyordu. Onu izlerken yüzümün güldüğünü yeni farkedip aslında karıma ne kadar aşık olduğumu anladım tekrar. Süreyya hiç bir şey olmamış gibi davranıyordu ama bana da el gibiydi. Sadece hasta bakıcı gibi davranıyordu. En son "Benden kadınlık bekleme bitti " demişti. Bu akşam anlayacaktım neyin ne olduğunu. Hem sabırlı hem sabırsız geceyi beklemeye başladım. Bakalım Süreyya ne yapacak nasıl davranacaktı. Yemeğimizi yiyip çaylarımızı da içince yorulduğu her halinden belli olan karıma kıyamayarak "Yatalım artık" dedim. " Tamam" deyip beni onayladı ama salondaki eşyaları bardak tabakları toplamaya başlayınca canım sıkıldı. "Süreyya, odaya gidelim" dedim. Elindekileri bırakıp yanıma geldi bana yardım ederek kaldırdı. Koltuk değnekleriyle yatak odasına geçtik. Yatağı açıp oturmamı sağladı. Üzerimi değişmeme yardım etti. Hiç bir yakınlık göstermiyor sadece görevini yerine getiriyordu. Canım çok sıkıldı. Ayağımın altına yastık koyup üzerimi örtüp geri dönecekken belinden kavrayıp kucağıma oturttum. Çığlık attı .
"Sakin karıcım benim korkmana gerek yok. Hadi sende gel yatalım. Dün zaten ayrı yattın kokun olmadan uyuyamıyor dinlenemiyorum." dedim bir umut. Sakince kucağımdan kalktı. Bu sakinlik beni ölümüne korkutuyordu. Çünkü Süreyya coşkun nehirler gibi çağlayan hayat dolu ışıl ışıl isminin hakkını veren bir yıldız gibi parlardı. Onun o sönük sessiz ve donuk hali korkmama sebepti. "Benim henüz uykum yok hem halletmem gereken işlerim var sen yat ben daha sonra yatacağım dedi. Kendini de ne güzel açıklamıştı. Kızmadan sakince " Benim senin ilgine ihtiyacım var İşlerini yarın yaparsın beraber uyuyalım" dedim. Derin bir nefes aldı ve "lavaboya gidip geleyim sen yat "dedi. En azından reddetmemişti.Buda bir şeydi. Heyecanla karımı beklemeye başladım. içim bir hoş olmuştu . Benim gibi bir işe yaramaza hala sabır gösteriyordu ya bence görüp görebileceğim en mükemmel ve sabırlı kadındı. O yaşına rağmen etrafımda gördüğüm kadın modellerinden oldukça farklı daha donanımlıydı. Üstelik bildiğime göre sadece liseye gitmiş kendini geliştirecek herhangi bir kurs vs gibi etkinliklere katılmamıştı. Ona rağmen bu kadar etkileyici olan karım bir de okusa olamazdı. O zaman onu asla tutamazdım. Ne yazık ki bu asla istemeyeceğim bir şeydi. Onu beklerken içtiğim ilaçların etkisiyle uyuyakalmışım sabah gözlerimi açtığımda yanımda Süreyya yı görmeyince moralim bozuldu. Acaba yanımda yatmamış mıydı? İçimdeki merak öfkeye evrildi "SÜREYYAAAA!!! " diye bagırdım...