Kayın babamla konuşmuş izin dönüşü gelmelerini kabul etmiş ve içimi bir korku kaplamıştı. Evimiz 2 oda 1 salondan oluşuyordu. Sıkılsam kızsam kaçacağım bir alanım yoktu ama gelmeyin deme lüksümde yoktu. Zaten Serkan'la da aramız limoni olduğu için iç çekerek uyuyakalmışım. Sabah erken kalkıp kahvaltıyı hazırlayıp eşimi işe gönderdim yapmam gerekenleri yaptım ve boş boş televizyon izleyip aslında ekrana bakarak düşünüyordum. Kapı çaldı bizim kapımız çalmazdı ki? Genelde Serkan kapıyı açar gelirdi. Şaşırarak kapının arkasına gidip
" Kim o?" dedim .
"Benim Süreyya Yavuz." Allah allah ne işi var ki bunun burada?
"Evet ne olmuştu?"
"Kapıyı açar mısın söylemem gerekenler var."
"Buradan da söyleyebilirsin seni duyuyorum."
"İş yerinde Serkan bir kaza geçirdi telefonunun şarjı bitmiş benden rica etti sana ulaşmam için. Seni hastaneye götürmem gerekiyor"
Gitsem mi gitmesem mi bilemedim. Kendisi çağırmış kızmaz herhalde deyip beklemesini söyleyip üzerimi değiştirdim ve kapıyı açtım. Uzun boyundan dolayı bana eğilerek bakıyordu. Bense başımı kaldırmak zorunda kalıyordum.
"Ne oldu nesi var?"
"Arabada konuşalım." Eliyle geçmem için yolu gösterdi. Yürüdüm.
"Serkan ,Valiliğe gitmesi gerekiyormuş sabah trafikte çöp kamyonu arabasına çarpmış nasıl olmuş bende bilmiyorum. Ayağı sıkışmış galiba hastaneye götürmüşler. Duyunca hastaneye gittim sana ulaşıp yanına götürmemi istedi." ne iyi insanmış hemen yardım etmiş kocama sağolsun. Gerçi ona hala kızgındım ama bu başkaydı kazaydı sonuçta uzatacak değildim.
"Teşekkür ederim sağolun." Merdivenleri inip arabaya yürüdük. Yanına binsem ayıp geldi. Arkaya binsem özel şoför gibi olacak kafam karıştı ve kapıların arasında beklemeye başladım. Durumuma bir anlam veremeyerek " Bir şey mi unuttun?" dedi.
"Yok unutmadım." dedim ve öne oturdum. Arabayı sürmesini bekledim ama bana bakıyordu niye bakıyor ki ? diye düşünmeden üzerime eğilince korkup kapıya doğru sindim.
"Özür dilerim korkuttum mu? Ben emniyet kemerini bağlamak için eğilmiştim." dedi. Salak ben sanki adam beni öpecek tövbe yarabbi yaaa hayal gücümde muazzam. " Önemli değil ben yanlış anladım." dedim ama çenemi tutmayı öğrenmem gerekiyordu. Kaşlarının birini havaya kaldırıp " Nasıl yani? Ne düşündün ki? " dedi. Ne diyeceğimi bilemeyerek bocaladım ve hemen konuyu değiştirdim.
"Gitsek iyi olur Serkan merak etmiştir. "
"Tamam gidelim." Yola koyulduk 10 dakika sonra hastanedeydik. Hızla önümden giden kapı gibi adamı takip ediyordum. Gerçekten çok büyüktü heybetinden korkmadım desem yalan olurdu. Bir kapının önüne geldiğimizde kapıyı açıp geçmem için bekledi. İçeri girdiğimde tek kişilik bir oda da Serkan bacağı alçıda yatıyordu.
"Geçmiş olsun ne oldu sana? dedim heyecan ve korkuyla.
"İyiyim bir şeyim yok. Valiliğe gidiyordum çöp kamyonunun frenleri boşalmış adam durduramadığı için bende bilmediğim için kaçamadım çarpıştık. Araba da sıkıştığım içim bacağımda kırık var alçıya aldılar. Ufak tefek berelenmeleri var ama sorun değil merak etme." Elimi bacağında gezdirdim. Ben de çocukken kolumu kırmıştım acısını bildiğim için destek olmak için elini tuttum.
"Çok geçmiş olsun Serkan canın yanıyor mu? Hemşire çağırayım mı? Bir şey istiyor musun?" Güldü .
"İşte benim karım beni düşünür beni merak eder. Ağrı kesici yaptılar ağrım sızım yok merak etme."
"Tamam canım."
"Serkan Süreyya geldiğine göre ben gideyim bir şeye ihtiyaç olursa ararsın."
"Eyvallah sağol. "
Yavuz gidince Serkan'ın yanına oturdum elini tutup gözlerine baktım. Ben canım çok yandığı için hep beni teselli etsinler yanımda olsunlar isterdim ama annem iş güçten babamsa umursamazlığından hiç yüzüme bakmamış kanadı kırık kuş gibi tek başıma iyileşmeyi beklemiştim.
"İyisin değil mi? Ben telaşla evden de pek bir şey almadım ama lazım olursa bir koşu gider gelirim."
"İyiyim güzel karım merak etme zaten bu gece kalacağım yarın eve gideriz orada ilgilenirsin benimle. Bu gidişle epey bir sana muhtacım." güldü.
"Canın sağolsun sen iyileşte ben sana seve seve bakarım." eliyle yüzümü okşadı. Doktorun gelip "1 ay alçıda kalacak üzerine basmasın mümkün olduğunca ayağı yukarıda dursun ki ödem oluşup alçı bacağını sıkıştırmasın. Bir ay sonra tekrar değerlendiririz. Bu gece kalın durumunu izleyelim yarın sabah çıkarsınız." diyerek odadan çıkmıştı. Şahtık şahbaz olduk. Normal Serkan zaten çekilmiyordu nazlı niyazlıydı bu halde nasıl olacaktı yaşayıp görecektik. Ona kızgınlığımı rafa kaldırdım. Zaten herşeyi rafa kaldıralı beri raflarımda yer kalmıyordu. Bakalım ne zaman dolacak ve yerlere saçılacaktı? O gün hastanede kazayı duyan bir kaç arkadaşı gelmiş geçmiş olsun demişlerdi. Akşam olunca Yavuz tekrar geldi.
"Serkan Süreyya rahat edemezse gece ben kalabilirim istersen onu eve götüreyim?"
"Yok Yavuz sağol ama karım yanımda olursa daha rahat ederim. Sen rahatsız olma zaten sabah kalkıp işe gideceksin."
"Hiç nöbet tutmadık mı sende amma yaptın."
"Olsun olsun ." Yavuz tekrar ısrar etmedi bir süre daha işyerinde günlük olanı biteni anlatıp gitti. Bende yorulmuştum bir şey yapmasam da hastanede olmak bile yetiyordu.
"Gelsene yanıma yatalım." Şaka yapıyor olmalıydı. Hastanedeydik ve ayağı alçılıydı.
"Şakanın sırası değil. "
"Şaka yaptığımı kim söyledi? Hem kurallarımızı ne çabuk unuttun?"
"Unutmadım ki? Onlar evde geçerli canım hastanede değil." Kaşları havalandı ona cevap vermem ve doğru olması şaşırttığı kadar kızdırdı.
"Gel buraya dedim. " sesi sinirli çıkmıştı.
"Bağırmana gerek yok. Ayağın alçıda ve biz hastanedeyiz. Kaza geçireli 24 saat bile olmadı şuan burada koynuna girip yatsam biri görse ne olacak ne diyecekler? Kimse kocası çağırmış demeyecek. "Kadın da ne anlayışsız adam can derdinde kadın bilmem ne derdinde " diyecekler. Beni böyle bir konuma sokma lütfen." derdimi gayette açık anlatmıştım. Siniri biraz yatışsa da vazgeçek gibi değildi.
"Gel buraya Süreyya karıma dokunurken kimseden izin almayacağım senden bile." İşte bu acıtmıştı. Bana dokunacak ve bana sorup izin almak isteyip istemediğimi bile sorma gereği görmeyecekti. Vay beeee!!!!!
Oturduğum koltuktan kalkıp yanına gittim. Ellerimi yanlara açıp tam önünde durdum. Bana istediğin yapabilirdi.Hiç bir şey yapmayacaktım. Elimi tutup kendine çekti. Yavaşca yanına çekti ve beni yanına oturtup sıkıca sarıldı. İnsan gibi istese ben zaten ona sarılırdım. Zaten böyle bir durumda insanın neye ihtiyacı olduğunu gayette iyi biliyordum . Ama kocam bunu bana zorla yaptırmayı sanki ondan daha da uzaklaşmamı istiyordu. Ellerim havada onun elleri belimin iki yanında sımsıkı tutmuştu beni. Ellerimi sırtına koyup sıvazladım.
"Merak etme ben sana çok iyi bakarım ve hemen toparlanırsın. Annemlere söyleyelim mi? Bizi izne bekliyorlar ya senin ayağa kalkmaman lazım." en kötüsü de buydu onlar gelirse ben biterdim.
"Arada konuşalım onlar gelsin biz sonra gideriz artık yada beraber gideriz ." Kolları arasından çıkıp koltuktaki çantamı açtım ve telefonuma baktım. Kayın babamın numarasını tuşlayıp Serkan'a verdim. Bir süre sonra telefon açılmış olacak ki konuşmaya başladı.
"Baba benim benim nasılsın iyisin inşallah?"
"..........."
"Baba şimdi beni bir dinle ama şaşırıp panik olma tamam mı? Annemi de germe. Ben bugün bir kaza geçirdim araba kazası ayağım kırıldı.Memlekete gelemeyeceğim siz gelin ama arabayı getirin de hastaneye gider gelirken lazım olur ona buna yalvartma beni. Anneme de kazayı söyleme yoksa yol boyu seni rahat bırakmaz. " ben yoruldum dert anlatmasını dinlerken.
"............."
" Yanımda yanımda bana çok iyi bakıyor aklınız kalmasın. Hadi herkese selam söyle ben kapatıyorum sizi bekliyoruz." telefonu kapattı. İdam fermanım imzalandı . Geliyorlarrrr...