13.Bilinmezlik

1210 Kelimeler
Dün akşamki tuhaf olaylardan sonra uykumda Yavuzla yakınlaşmıştık ama sevişmemiştik sadece ona bakıyor onu izliyordum oda bana bakıyordu ama tam o anda Serkan ortaya çıkınca rüyamdan sıçrayarak uyandım. Hayatımda ilk kez babam amcam yeğenlerim ve kuzenim hariç hiç bir erkeği bu kadar yakından görmemiş yaklaşmamıştım. Tuhaf bir duyguydu. Annemin "Erkekler kötüdür kızım istediklerini alana kadar sana iyi davranır canım cicim der yüzüne güler nazını çeker. Ammaaa istediğini aldı mı yada bir kere hayır de bak bakalım senden daha kötüsü olacak mı? O zaman dünyanın en beceriksiz en bencil çirkin ve işe yaramazı olursun. O yüzden erkek milletine asla güvenme. Hiç bir zaman kocam yapmaz o demez deme hem yapar hem de der. Erkekler eşşek gibidir günü gelince hepsi anırır" derdi. Söyledikleri hala kulaklarımda haklılık payı var mı? Babamdan çok çektiği için mi? bilemiyorum ama ister istemez biraz ürker mesafemi korurdum. Kocamla bile hep bir mesafem vardı. Tam anlamıyla güvenip emin olamıyordum. Hoş Serkan'ın da korkularımı geçirmek yada bana güven vermek için hiç bir şey yaptığı yoktu. Serkan öğlene doğru uyandı ve mutfağa yanıma geldi . Ben sabah rüyamdan sıçrayınca gerilmiş uyuyamamıştım. Bari işlerimi yapayım diye tekrar yatmamıştım. Evi toplayıp tuvalet ve banyoyu da yıkayınca hemen mutfağa geçtim ve yemek yapmaya başladım. Can sıkıntımdan yaprak sarmaya başladım. Bitmek üzereyken Serkan yüzü ekşimiş halde mutfağa girdi. "Neredesin sen? Ben sana ne dedim? Niye beni yalnız bırakıyorsun yatakta?" peşi peşine sorduğu sorularla şok olmuş halde yüzüne bakakaldım. Sanki 3 yaşında bebekte kalkınca beni göremezse korkuyor. Saçmalıyordu. Akşama kadar uyusa yatakta ölü gibi mi bekleyecektim? "Kocacım sen sarhoştun ya sen uyurken bende işlerimi yapayım sonra seninle ilgilenirim diye kalkmıştım yataktan. Hem bak her şeyi hallettim sarma sardım sana sever misin? Bitmek üzere istediğin bir şey varsa hemen yapayım." "Seni istiyorum senden başka istediğim bir şey yok. Elini yıka odaya gel seni özledim. Akşam eve nasıl geldik ? O saatte taksiyi nasıl buldun?" Allahım ya sabır . Gülümseyip ayağa kalktım ve lavaboya gidip elimi yıkadım. " Kocacım o saatte taksi bulamazmışız. Arkadaşın Yavuz ben bırakayım dedi başka da kimseyi tanımadığım için o seni taşıdı ve bizi eve getirdi. Sağolsun seni banyoya kadar taşıdı.Sonra da hemen gitti." Yüzüme anlamaz gibi baktı söylediklerimi algılamaya çalışıyordu. Sinirlenmesin diye hemen yanına doğru adımladım. Beni beklediği için zaman kaybedemezdim. Elimi kuruladığımda kapıya gittim ki bir hamleyle beni kucaklayıp yatak odamıza götürdü. Başlıyorduk yinee... Odaya girince beni öpmeye başladı. Sert vahşi bir öpüştü. Canım yanıyordu. Eminim dudaklarım yarına yara olacaktı. Kendimi geri çekmeye çalıştım ama izin vermedi. Çenemi ısırıp emdi. Boynumu yalayıp ısırdı ve uzun uzun emdi. "Canımı yakıyorsun biraz daha yavaş olur musun?" Sanki ben bir şey dememişim gibi aynı şekilde öpmeye devam etti. Canım sıkıldı. Elini bacak arama sokunca durdu. Tekrar öpmeye başladı. Bu kez biraz daha yavaştı. İçimde yavaş yavaş zevk almaya başladım . Bunun farkına varınca devam etti. Başını memelerime indirdi. uçlarını ısırıp öptü yaladı kedi gibi. Emdi durdu. Bacak aram ıslanmaya başlamıştı. Elini tekrar sokunca bu sefer ıslaklığı hissettim eli kayıyordu. Elinin oramda olmasını sevmiyordum eski ve beni kötü hissettiren anlara gidiyordum. Bunu bacaklarımı sıktığımda kocamda anlamış olacak ki göbeğimi dişleyip bacak arama girdi. Diliyle aşağıdan yukarı yalayıp zevk tepeme diliyle sağa sola yatırıp diliyle oynamaya başladı. Dudaklarıyla zevk tepemi vakumlayınca kendimi zevkin kollarına bıraktım ve hiç te zorlanmadan boşaldım. Bu çok fiziksel bir şeydi. Ama kocam kendi başarısı gibi hissetmiş olacak ki elinde organıyla bacak arama geçti. Yüzüne sinsi bir sırıtış kondurup bacaklarımı dizlerimden karnıma doğru bastırdı. Bir hamleyle içeri girdi. Ufak bir iniltiyle eşlik ettim kocama yoksa çok kızıyordu. Makul bir kaç saniyelik inleme sonrası boşalmıştı. Üzerimden kalkıp banyoya gitti. Tavana baktım ve olanları düşündüm. İki insan arasında sevgi yoksa saygıda olmuyordu. Bunların olmadığı bir ilişki anca gün geçirmek için oluyordu. Düşünmekten hemen vazgeçip yataktan kalktım. Düşünürsem hem halime üzülüyor hemde içinde bulunduğum durumdan nefret ediyor ve sinirleniyordum. Banyodan çıkınca hemen ben girdim. Sabahtan beri bir şey yemediğim için karnım gurulduyordu. Kısa bir duş alıp hemen çıktım saçlarımı kurutup üzerimi giyince mutfağa girdim. Çayı demlemiş mutfakta kahvaltılıkları hazırlıyordu. Bu yaptığı hoşuma gittiği için teşekkür amaçlı yanına gidip yanağından öptüm. "Teşekkür ederim kocacım eline sağlık ne güzel hazırlamışsın." deyip beline sarıldım. Dönüp gülümsedi "Afiyet olsun. Her gün sen hazırlıyorsun bu defa da ben hazırladım . Bu kadar büyütmene gerek yok. " Başımı göğsüne yaslayıp kedi gibi sürtürdüm. Halimi garipsemiş ve hoşuna gitmiş olacak ki elindeki domatesleri bırakıp bana sarıldı. Beraber kahvaltıyı yapıp biraz evde vakit geçirdik. Sonrasında dışarı çıkmak için üzerimizi değiştirip evden çıktık. Etrafta yürüyüş yapıp bir kaç mağazayı gezdik. Sonrasında bir şeyler içmek için polisevine girdik. Tanıdık birilerinin olmamasına sevindim hele o müdürün olmamasına. Çaylarımızı söyleyip beklemeye başladık. Sağa sola bakıp anlamaya çalışıyordum. "Serkan hayırdır ayılabildin mi sen?" Olamaz bu ses ... "Yavuzz, ayıldım ayıldım biraz kaçırmışım akşam . Epeydir içmiyordum ya çarpmış. Sağolasın bizi eve sen getirmişsin. Hatta beni taşımışsın. Eyvallah ." "Önemli değil kim olsa götürürdüm . Sadece taksiye binmenizi istemedim saat epey geçti." "İyi yapmışsın sağol. Gelsene çay söyledik içer misin? " Ben aralarındaki muhabbeti dinliyor ikisine de bakmıyordum. Serkan'ın dediğinden sonra yüzüne bakınca göz göze geldik hemen başımı indirdim. "Olur içerim tatlıda yer miyiz sütlaç yeni çıktı sıcacık ?" "Olur yeriz , değil mi Süreyya?" "Hııı hııım." sesim soluğum çıkmamıştı. Sütlacı çok severdim de şimdi bu ikisinin yanında nasıl yiyecektim. Ellerim masanın altında birbirini sıkmaktan moraracaktı. Çekiştirmekten tırnak diplerim acımıştı. Kısa süre sonra sütlaçlarımız ve çaylarımız geldi. Çayın kendine has kokusu sütlacın o mmmmm kokusu ve tadı buradan bile hissediliyordu. Dudaklarımı yaladım. Elime kaşığı alıp hemen daldırdım. Kendimi kaybettim çünkü en sevdiğim tatlılardan biriydi. Bir diğeri de irmik helvasıydı. Vee çokta güzel yapardım. Kaşığıma gelen sütlaçla dudaklarımı araladım ve hemen dudaklarımı kapadım. Kaşık ağzımda mahsur kalmıştı. Gözlerimi kapayıp mmmmm diyerek kaşığı çıkarttım ağzımdan. Yaptığım şeyi o zaman fark ettim. Ben sanki kimse yok gibi büyük bir aşkla yemiştim sütlacı. Bu durum çok tuhaftı ve ayıptı. Resmen inlemiştim tatlı yerken. Serkan masanın altından bacağımı sıktı kaşlarını çatmış beni öldürecek gibi bakıyordu. "Kusuruma bakmayın ben sütlacı çok severim de annem aklıma geldi biran öyle annem var gibi oldu o yüzden" dedim kendimi masumca açıklamaya çalıştım. Kocam biraz sakinleşse de hala sinirliydi. Yavuz yüzündeki inanamaz bakışlarını çevirdi. Adam ne olduğunu şaşırmıştı. Belki de sütlaç dediğine pişman oldu. Hızla tatlılarımızı yedik ve Serkan izin isteyip işimiz var deyip kalktık. İşimizde yoktu aslında sabahta sevişmiştik. Geriye bir ihtimal kalıyordu. Bana çok kızmıştı kavga edecektik. Gönülsüz gönülsüz elimi tutan eliyle kaçacak yerim olmayarak evin yolunu tuttum. Kapıyı açıp beni içeri savurdu. "Sen ne yaptığını sanıyorsun? Ucuz kadınlar gibi ulu orta inlemek nesi haaaa? SEN BENİM ALTIMDA BİLE BU KADAR İNLEMİYORSUN?" dondum kaldım. Derdi bu muydu? Onun altında inlememem mi? İyi de ben zevk almıyordum ki inleyeyim. Ağzıma gelen kelimeleri yuttum. "Özür dilerim ben bilemedim. Ben sütlacı çok severim .Annem her hafta yapardı. Ben hep 2 3 kase yerdim . Kendimi kaybediyorum sütlaç yerken hele bugünkü gibi sıcak ve fırın sütlaç olunca. üzgünüm." dedim gerçekten de üzülmüştüm. Kasıtlı yapmamıştım. "Bir daha dışarıda tatlı yemeyeceksin. Kim söylese ben bile yemeyeceksin hele sütlaç ASLAA!!!!" "Tamam yemem." Canım sıkıldı. Çünkü istediğim bir şeyi bile yeme yada yapma özgürlüğüm yoktu. Ben hep birilerinin kontrolünde olmak zorunda mıydım? Ben aptal mıydım? Kendimi kontrol edemiyor muydum da beni birileri kontrol ediyor yönetiyordu? Yıllarca annem babamın esaretinden kurtulacağım günü düşünürdüm. Kanatlarımı açıp özgürlüğüme uçacak bilmediğim gökyüzünde en temiz havayı alacak nefeslenecektim. Ne yazık ki hayal bile değildi. Hayallerim bile kısıtlıydı. Acıydı ama gerçekti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE