Gecenin anlam ve öneminin vurgulandığı kısa kısa bir iki kişinin konuşmasından sonra yemeğimizi yemiş gülmüş eğlenmiş oynamış ilk kez Serkan'ın alkol aldığını görüp şaşırmış ve gece yarısı eve nasıl geçeceğimizi düşünmeye başlamıştım. Yarın hafta sonu olduğu için rahat rahat oturmuştuk. Eve gitmek için ayaklanınca Serkan hafif çakır keyf olmuştu. Biraz sallanınca gecenin bu saati nasıl gideceğimizi düşünmeye başladım. Serkan tam olmasa da sarhoştu. Bu saatte taksiye nasıl binecektik? Nasıl güvenecektim? Korkuyla sağa sola bakmaya başladım. Tanıdığım biri de yoktu kahretmesin. Beni eve kapatmasa belki bir kaç kişiyi tanır bizi eve bırakması için rica edebilirdim. Kızdım sinir oldum. Ben iç çekerken yanıma Yavuz geldi. Kalbim gene delirmişti nasıl bilmem ama sanki ona gidesi vardı niye böyle atıyordu ki şaşırmış tövbe yarabbim yaaa. " Süreyya siz eve nasıl gideceksiniz? Sanırım Serkan biraz sarhoş bu saatte taksi bulamazsınız." Cevap vermem için yüzüme baktı. Utandım niyeyse başımı öne eğdim . " Şey bende bunu düşünüyordum ama kime diyeceğimi bilmiyorum. Tanıdığım kimse de yok." Sanki iyi bir şey söylemişim gibi bana doğru eğildi yüzümü görmek için başını eğdi ve "Ben varım bana söyleyebilirsin. Ben sizi eve bırakırım merak etme arabam aşağıda hemen alıp kapıya getireyim sonra da gelip Serkan'ı alırım . Taşımak için uğraşma . " deyip hemen yanımdan ayrıldı. Bir insanın sözleri başka bir insanı nasıl bu kadar ferahlatırdı ki? Sanki bana dünyaları vermişti. Hemen Serkan'a dönüp " Serkan bizi arkadaşın Yavuz eve bırakacak bu saatte taksi bulamazmışız " dedim. Salak salak gülüyordu. Ağzına vurasım geldi. Hem beni güya kıskanıyordu hemde ne alakaysa içmişti ve kendini kontrol edemiyordu. Biraz sonra hızlı hızlı adımlarla Yavuz geldi yanımıza.
"Serkan kalk dostum kalk eve gidiyoruz " dedi. Bir kolundan kaldırıp yürütmeye başlarken .
"Yavuzzz biliyo musun ben evlendim." cidden sarhoştu ve saçmalıyordu.
"Biliyorum evlendin hayırlı olsun."
"Karımı çok seviyorum ben."
"Ne güzel dostum ALLAH muhabbetinizi artırsın."
"Yavuz ama ben ben Allah benim belamı versin." korktum saçma sapan konuşur da rezil olurum diye hemen yanına gidip koluna girdim. " Serkan hadi eve gidelim sana kahve yapayım da kendine gel." Elini yanağıma koydu ve gülümsedi. Bu acı bir gülümsemeydi bunu anca ben anlardım.
" Güzel karım canım karım canını yaktığım karım." dedi vallahi dedi. Az daha dursak kesin her şeyi dökecek. Eyvah eyvah hemen eve gitmeliyiz. Yavuz durdu ve bana baktı bir açıklama bekliyordu ama kim olarak ona açıklama yapacaktım ki? Serkan'ın kolunu sıkıp "Serkan canım istersen sen susta hemen eve gidelim ben çok yoruldum dedim ama sesimdeki imayı Serkan değilde Yavuz anladı.Kaşının birini havaya dikip iyice yüzünü bana döndü.
" Süreyya Serkan ne demek istedi?" Sana ne be adam zaten yanında diken üstündeyim. Hayatımı irdeleme. Yeni gördüm yeni tanımaya çalışıyorum üstelik kocamın ennnn yakınnnn arkadaşısın . Yetto be yettoo. Kalbimin kendini manyak gibi bir oraya bir buraya attığını söylemiyorum bile. Üstelik bana durmadan Süreyya diyor sanki efsunlu gibi adımı sevmeye başlayacağım sayesinde.
"Bir şey demiyor sadece sarhoş ya saçmalıyor. " bende saçmaladım. Serkan ağlamaya başlayınca ben saçmaladım. Ne yapacağımı bilemez halde panikle çocuk teselli eder gibi onu sakinleştirmeye çalıştım.
"Süreyya güzel karım canım karım seni çok seviyorum beni bırakma olur mu? Ben sensiz yapamam. Sensiz olmaz olmaz ." Ağlıyordu. Delirecektim. Eve bir gidelim de seni soğuk suyun altına sokmayan da ne bilim yani. Kendimi tutamadım.
"Yavuz biraz acele eder misin? " Sanki yanlış bir şey söylemişim gibi durup bana baktı. Yüzünde biran bir gülümseme gördüm ama hemen yok oldu.
"Tamam hemen götürüyorum." sözümü dinlemiş hiç konuşmadan hızla arabaya geçmiş Serkan'ı öne oturtmuş kemerini de takmış sürücü koltuğuna da kendi geçmişti. Bende mecbur bebek gibi arkaya oturmuştum. Olunabilecek tüm rezillikleri yaşamıştım bu akşam. Kocamın müdürü beni hala dilsiz ve sağır sanıyor. Eşimin en yakın arkadaşıyla tanıştığımız ilk gün eşim şaşkın sarhoş olmuş tanımadığım ama yanında kendimi rahatsız hissetmediğim adamla evimize gidiyorduk. Tam bir komediydik. Evin önünde durduk. Sanırım buraya daha önce gelmişti. Hemen apartmanın kapısını açtım ve kapıyı tutup geçmeleri için yer verdim. Apartmanımızda asansör yoktu. 3. katta oturduğumuz için normalde kolaydı çıkması ama Serkan'la nasıl çıkacaktı ki? Ben hesap kitap yaparken o çoktan sanki pazardan elma almış gibi omzuna Serkan'ı atıp hoplaya zıplaya yukarı çıktı. Arkasından bakakalmıştım. Kendimi toparlayınca hızlı hızlı çıktım. Kendi kendime "Yuh ebe insan mısın?" dedim umarım duymamıştır.
"Nereye koyayım?" İkimizde salonun ortasında durup birbirimize baktık. Halimize gülesim geldi. Cidden ama çok komiktik."Banyoya götür duşa koyda ben onu bir soğuk duş aldırayım." ciddiydim.
"İstersen ben yapabilirim sen üşüme şimdi." beni mi düşünüyordu yoksa gidesi mi yoktu? Anlayamadım.
"Teşekkür ederim gerisini ben hallederim. Bu akşam için teşekkürler yeterince sıkıntı çektirdik . " git artık utanıyorum görmüyor mu ki?
"Benim için bir zevkti. Seninle tanışmak için en başından hepsini yaşardım. Sorun değil utanmana gerek yok." Nasıl da nalayışlı ama halimi tavrımı şıp diye çözmüş. İnşallah içimden geçirdiklerimi de anlamamıştır. Yüzüne dikkatle baktım anlamaya çalışıyordum. Sonra hemen kendimi toparlayıp Serkan'a baktım. Rahatsız olduğumu anladı ve hemen banyoya girdi Serkan'ı duşa sokup soğuk suyu açtı ve duşun altında biraz bekletince Serkan'ın küfürleriyle kendine geldiğine ikna olup dışarı çıktı. Üzeri ıslanmıştı. Gömleği esmer tenine yapışmıştı. Gögüs kasları ne kadar belirgindi. Hatta memelerinin uçları soğuk sudan dikilmişti. Saçlarının bir kısmı ıslanmış alnına yapışmıştı. Allahım tam seyirlik bir manzaraydı. Dudaklarımı yaladım. Bakışları dudaklarıma kayınca "Sikeyim" diye homurdandı. Duymadığımı düşündü çok kısıktı söylediği ama ona o kadar odaklanmıştım ki neredeyse damarındaki kanın akış sesini duyacaktım.Kalbimin sesini duyuyormuydu ki? Benim halimi görüp " Ben gitsem iyi olacak yoksa yatıya kalacağım" dedi. Aramızdaki çekim gözle görünür elle tutulur cinstendi. İnanılmaz bir şekilde birbirimize çekiliyorduk.Aramızdaki adını bilmediğim çekime son vermek için "İyi geceler " dedim. Ayakları gitmek istemez gibi sürüyerek dışarı çıktı sırtı bana dönüktü. Derin nefes alıp veriyordu. Sırtı öyle sert görünüyordu ki ellerim dokunmak istedi. Serkan'ın vücudu zayıf ve kassızdı. Kocama dokunmayı sevmezdim. Hemen etkileşime girdiği için en az temas düsturum olmuştu. Ama nedense Yavuza dokunmak istiyordum. Nedendir bilinmez ellerim karıncalanınca ellerimi yanlarımda yumruk yaptım. Arkasını dönünce ne kadar uzun ve iri olduğunu düşündüm yanında küçücük ve zayıf kalmıştım.Aslında boyum 1.75 di ama kesin o 2 metre falandı. Ben şaşırmış olmalıyım ki ağzımdan "Boyun kaç çok uzunsun " kelimeleri döküldü. Aklımda o kadar çok soru dolanmıştı ki iyi ki de diğer sorular yada merak ettiklerim dökülmedi. Utancımdam yüzüm alev alev yandı. Başımı yine önüme düşürdüm ve utanarak " Özür dilerim öyle demek istememiştim bir an ağzımdan kaçtı. Özür dilerim." dedim. Gülümsedi.
" 1.98 " dedi anlamayarak yüzüne baktım. "Boyum diyorum 1.98 cm " dedi tekrar . Ağzım açık baktım. Gerçekten de 2 metreydi.
Halime güldü gülünce yanağının yanında ki gamzeye takıldı gözüm. Allahım o nasıl bir güzellikti böyle. Zaten olabilirmiş gibi yakışıklıydı birde gamze ölmek üzereydim. Kendimi korumak için gayri ihtiyari " Yavuz gitsen iyi olacak ." dedim. Bana ne oluyordu neden bu adamın yanında sudan çıkmış balık gibi oluyordum ki? Halimi anladı ve " Tamam iyi geceler " deyip tekrar birey dememe izin vermeden merdivenleri indi ve gittii. Kendimi niye yalnız hissediyorum ki? Hemde moralim bozuk gibi üzgün gibi .OFFFFFFF canım sıkıldı. Şimdi birde sarhoş Serkan'ı çek sanki ayıkken çekiliyor da. Ya Sabır deyip banyoya gittim. Olamaz duşa kabinin içine çökmüş bildiğin horlaya horlaya uyuyor. Bu adam tam dayaklık. Madem içemiyorsun içme ya içmee. Bana niye dert oluyorsun? Sinirden deliye dönmüş halde suyu açıp elime aldım soğuk suyu sonuna kadar açtım ve üzerine tuttum. Bir süre sonra titreyerek küfrede küfrede uyandı.
"Lan sen ne yapıyorsun? Hasta edeceksin beni? " Sanki normalde.
"Serkan hadi duştan çık ta üzerini değiştirelim hasta olacaksın mazallah."
"Tamam biraz sıcak suyu açsana üşüdüm."
"Tamam canım açıyorum" deyip suyu sıcağa ayarladım ve Serkan'ın beni duşa çekmesi ve hemencecik işini halletmesi sonucu bu sefer duşun altında kalan ben olmuştum. Çünkü kocacım işini bitirir bitirmez yorgunum deyip duşunu abdestini almış. Hemen gidip eminim ki yatmıştı. Hızla duşumu abdestimi aldım ve bornozumu giyip yatak odasına geçtim. Uykum gelmiyordu. Ne zaman gözlerimi kapasam gözümün önüne Yavuzun sürmeli gözleri ve dudakları geliyordu. Kafayı yemiş olmalıyım.İlk kez gördüğüm birinden bu kadar etkilenmem başka türlü açıklanamaz. Kalbim gerçekten delirmişti. Onu düşünmem bile şirazesini kaydırmıştı. Yavuz'dan uzak durmalıydım. Yoksa olacaklara asla karşı koyamazdım. Karşı koyasımda yoktu ya . Uyumak en iyi ilaçtı. gözlerimi kapadım ve rüyalarımda özgürce ilk kez gördüğüm adamla keyifli saatler geçirdim. Yeni gün yeni umutlar demekti.