27.Barışma

1283 Kelimeler
Kaynanam Serkan'ı çağırmış Serkan ağlayıp özürler dilemiş bir daha yapmayacağını söyleyip neredeyse ayaklarıma kapanmıştı. Tabii ki onu affetmemiştim ama bunu bilmelerine gerek yoktu. Ben içten içe zaman ve para biriktirip kardeşimi de alıp kaçacaktım. Serkan onu bu kadar kolay affetdiğim için ne desem yapıyor kanatsız bir melek olmuştu. Belki de gerçekten iyi niyetliydi ama ağzıyla kuşta tutsa uzaydan meteorda getirse benim için anlamı yoktu. Ama onlara sevimli üzgün gelin olarak davranmam gerekiyordu. Serkan'a arabayla gitmek istediğimi söylediğimde hemen kabul etmişti. Arabaya eşyalarımızı yerleştirip herkesle vedalaşmış ve yola çıkmıştık. İçimdeki yangın kemiklerime kadar gelmiş beni küle çevirmiş katran karası acım beni diri tutuyordu. Serkan onu affetmemin huzuru ve güveniyle benim için her şeyi yapabilecek haldeydi. Ama ne insan ne erkek nede koca olarak ona zerre bir duygum yoktu. Nefret bile etmiyordum ve nefret güçlü bir duyguydu. Onunla aramda hiç bir şey kalsın istemiyordum. Gelmeden önce Serkan 1 hafta daha izin almıştı. Doktora gidip yırtık olan vajinam dikilmiş yine sıfır kilometre olmuştum. Neymiş kocam zevk alamazmış. Güleriz ağlanacak halimize. Yola çıkınca camdan dışarı bakıyordum. Serkan yanağımı okşayıp "Karıcım ne düşünüyorsun? " "Evimi özledim. Biran evvel gitmek istiyorum." "Bende seninle yalnız kalmayı özledim karıcım. Bize kalabalık yaramıyor. İzinlere gelsek bile bir haftadan sonra geri dönelim. " "Olur öyle yapalım." Onunla yalnız kalmak istediğimi sanıyordu. İçimden geçenleri bir bilse şu dakika kafama sıkardı. "Güzel karım beni gerçekten affettin değil mi?" "Evet Serkan ama hatırlatıp durma unutmak istiyorum. Yeni evlenmişiz gibi düşün. İlk kez gidiyoruz evimize." "Tama karıcım artık sen ne dersen ne istersen o olacak. Seni asla üzmeyeceğim. Dediğin gibi tüp bebekte yapalım . Sana benzeyen kızım olsun Süreyya. Senin gibi güçlü senin gibi akıllı. "Ölmek istiyorum sussana be sesine varlığına tahammül edemiyorum. Direksiyonu çevirsem şarampole yuvarlansak ve ölsek ya niye yaşıyoruz ki biz. Biran kafamda bunlar dolandı bakışlarım direksiyonda ellerinde gezinince bana döndü ve" seni özledim"dedi. "Evimize gidelim de" bakarız olur tabiiki demek istedim yani o öyle zannetti ve mutlu mutlu gülümseyip yola devam etti. Kimi zaman benzin almak için durduk kimi zaman tuvalete gittik kimi zaman yemek yemek için durduk. En sonda Ağrı tabelasını görünce rahatladım. İşte şimdi film başlayabilirdi. Benim intikamım tamda şimdi şuanda başlamıştı. Evin önüne gelince eşyalarımızı yukarı bırakıp geldi. Sonrasında polis evine geçtik mağlum neredeyse 3 aydır yoktuk ve evde de bir şey yoktu. Yemeğimizi yiyip alışveriş işini yarın halledecektik. Polis evine girince etrafa baktım her şey bıraktığımız gibiydi. Buradaki güzel anlarım aklıma gelince gülümsedim. "Ne o hoşuna gitti galiba." "Evet en güzel günlerim burada geçti netice de inşallah daha güzellerini de yaşarım." "Elbette karıcım istersen her gün geliriz yemekle falan uğraşma." Vay be bana ettiklerini bana yemek yedirerek unutturmayı düşünüyor. Ben domuz muyum be yemekle kandıracaksın? "Bakarız ." Gelen garsonla siparişimizi verip yemekleri beklerken içeri Yavuz girdi. Gözlerim öyle iyi hissetti ki kendini gözlerimi ondan alamadım.Oda bana bakıyordu hemde aleni bir şekilde. Gittiğimiz zamanki gibi değildi. O zaman kaçamak bakardı ama şimdi direk gözlerimin içine bakıyordu. Bize doğru yürüyünce içim hoş olsa da Serkan yanlış anlar gene manyaklaşır diye irkildim. "Selamün aleyküm Serkan hoşgeldiniz." "Hoşbulduk kardeşim. Nasılsın? Otursana yemek yiyecektik beraber yiyelim." Yavuz bana baktı istermiyim diye. "Buyrun bizde siparişimizi yeni vermiştik " dedim. Dudaklarını sıkıp "Tamam beraber yiyelim "dedi ve yanımdaki sandalyeyi çekip oturdu sağımda Serkan sol tarafımdaysa Yavuz vardı . Nedense heyecanlandım. "EEE ne yaptınız bu izin bayağı uzun kaldınız bir sıkıntı yoktur inşallah?" merak etmişti. "Yok yok benim iyileşmem fizik tedavi falan biraz sürünce ek izin almam gerekti." dedi yalancı. "İyi sevindim aman sıkıntı olmasın. Benim de kardeşim nişanı attı. Şerefsiz aldatmış kardeşimi oda yüzüğü attı . Buraya gelecekler annemle beraber . Biraz uzaklaşmak iyi gelecektir. " Ne kadar düşünceli bir ağabey. "Hayırlısı olsun kardeşim. O şerefsizi bir güzel benzetseydin kardeşine öyle davrandığı için. " İçim acıdı. Beni sahipsiz görmüş ve istediğini rahatlıkla yapmıştı. Yabancı birinin kardeşi için neler düşünüyordu ama bana yaptıkları ....... Yüzüne bakışımdan rahatsız olarak hemen konuyu değiştirdi. Yaptığı hatayı fark etmişti. Geç kalmıştı canım yanmıştı. Başımı önüme eğip ellerimle oynamaya başladım. Garsonun önüme koyduğu tabakla yemeği gördüm ama iştahım kaçmıştı. Tabakla bakışınca Yavuz "Beğenmedinse başka bir şey söyleyelim " dedi. "Yok çok aç değilim herhalde ." diyebildim oysa sabahtan beridir doğru dürüst bir şey yememiştim. Yaşadıklarımdan dolayı epey zayıflamıştım. Yemek yemediğim için de midem küçülmüş istesem de yiyemiyordum. Serkan bana yaklaşıp " Özür dilerim Süreyya" dedi. Benim için özürleri kusurlarının bir değeri yoktu. Gülümsedim. Çatalı elime alıp bir kaç kez tırtıklayıp yer gibi yaptım ama yiyemiyordum. Tuvalete gitmek için kalktım. Tuvalete girince halime baktım. Gözlerimin altı mosmordu. O kadar kapatıcı sürmeme rağmen hala çöküktü. Yüzüme allık sürmüştüm ama yüzümün rengi hala solgundu. Ellerimi suya sokup boynumu çenemi ıslattım. Saçlarımı düzeltip ellerimi kurulayıp dışarı çıktım. Kapının kenarında beni bekleyen Yavuz'u görmemle hemen heyecanlandım ve korktum. Serkan görse yanlış anlar kızar belki de yine ay şeyleri....... "Süreyya sen iyi misin? Yüzün çok solgun ve çok zayıflamışsın. Bir sorunun varsa....." Bana bu kadar dikkatli mi bakmıştı? İçimi görmüştü. "Memlekette biraz rahatsızlandım da o yüzden toparlayamadım henüz. İyi olacağım." "Bir sorunun olursa benimle konuşabilirsin." Nasıl yani ne olarak kim olarak konuşacaktım? "Ne olarak sizinle konuşabilirim? Lütfen masaya dönün." Tamam bana dikkat etmesi önemsemesi ruhumu okşamıştı ama Serkan'ın izleri henüz üzerimden silinmeden başkasının hiç bir şeyini kabul edemezdim. "Özür dilerim beni yanlış anladın. Sen buradan gitmeden önce yıldız gibi parlıyordun etrafına ışık saçıyordun yüzün ışıl ışıldı. Ama şimdi sanki içindeki tüm ışıklarını kaybetmiş gibisin. Sanki hayattan tümüyle vazgeçmişsin." Birinin beni böylesine anlaması ve ifade etmesi hoşuma gitmişti ama bir o kadar da korkutmuştu. "Yanlış görmüşsünüz dedim ya rahatsızdım diye." "Peki Süreyya sen öyle diyorsan. Unutma ben bir adım uzağındayım." Söyledikleriyle içim ısındı. Kardeşini koruması gibi beni korumaya çabalaması hoşuma gitmişti. Aklıma Serkan gelince "Masaya geçmeliyim Serkan huylanmasın " dedim. Tamam anlamında başını sallayıp önemden çekildi. Ben masaya gidince 5 dakika sonra masaya gelip oturdu. Sürekli gözü üzerimdeydi. Bir ara masadan Serkan Tuvalete kalktı ve yine bana dönüp, "Doğru dürüst bir şey yemedin. İstediğin bir şey varsa söyleyelim. Yada eve gidince muhakak yemek ye çok zayıflamışsın.Hasta olmanı istemem." dedi. Hayretle bakakaldım yüzüne. Bana bakarak gülümsedi. Yine o gamzesi beni benden aldı. Elim benden bağımsız havaya kalkınca nereye koyacağımı bilemeyerek boynuma dokundum.Eminim yanaklarım kızardı ısınmışlardı. Serkan'ın geldiğini görünce hemen kendimi toparladım. Kalbim uzun bir aradan sonra yine yörüngesini şaşırmıştı. Kulaklarıma Sibel Alas 'ın ADAM şarkısı çalındı . Çok severdim . ADAM … Sevip de söyleyemediğim şarkılar var Bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler Keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikâye kadınları Düşlerim var Uyandığımda yalnızca başını hatırladığım Ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim Bir adam var düşümde, tam dokunacakken uyandırıldığım Bir adam, sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim Düşümde bir adam var, benim mi bilemediğim Bir adam var diyorum, düşünüp düşümden ayrı kaldığım Durup da söyleyemediğin adımsa, gizli kapaklı Sevda türküleri tuttursam da ben, telli duvaklı Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Durup da söyleyemediğin adımsa, gizli kapaklı Sevda türküleri tuttursam da ben, telli duvaklı Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Seni bana yâr ederler mi? Yağmur, bulutu unutursa Dalında çiçeği kurutursa Yâr benden utanırsa Düşündüm, düşümden ayrı kaldım Durup da söyleyemediğin adımsa, gizli kapaklı Sevda türküleri tuttursam da ben, telli duvaklı Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Yanıma korlar mı adam seni? Koparıp acıtmazlar mı beni? Nafile yanar elim, dudağım Seni bana yâr ederler mi? Seni bana yâr ederler mi? Yağmur, bulutu unutursa Dalında çiçeği kurutursa Yâr benden utanırsa Düşündüm, düşümden ayrı kaldım Yağmur, bulutu unutursa Dalında çiçeği kurutursa
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE