Süreya'nın doktor kontrolünden sonra içimdeki kıskançlığa dur diyememiş ve durduk yere yine karımın kalbini kırmıştım. Kan tahlillerinin sonuçlarını almak ve doktorun Süreyya ile ilgili söyleyeceklerini kendim duymak için birazda bahane ederek Süreyya'ya yükselmiştim. İşe yaramış hırsından kendini odalara kapamıştı. İyi ki de öyle oldu yoksa doktorun diyeceği malumun ilanının üstünü örtemez kendimi aklayamazdım. Saat 15:30 da sonuçları almak için sekreterliğe gidince elime bir kaç kağıt tutuşturdular. Hemen doktorun odasına geçip içeride ki hastanın çıkmasını beklemeye başladım. İçeride ki karı koca çıkınca aslında Süreyya'nın da burada olmaya hakkı olduğunu kendime söylesem de cesaret edip yapamadım. Doktor bana ve arkama baktı sanırım oda karımı bekliyordu. Biraz bozuldum ama renk vermemek için
"Eşim biraz kendini kötü hissediyor da ben yalnız geldim" dedim.
"Peki buyurun bakalım sonuçlarımız ne diyor." Kağıtlara dik katle baktı ve bana döndü.
"Serkan bey eşinizin rahim ağzı ve rahim içinde her hangi bir sorunu problemi yok . "
"Nasıl yani?"
"Yani şöyle eşinizin çocuk sahibi olmasına engel hiç bir şey görünmüyor. Aksine rahmi bebek istediği için normalden daha fazla kasılıyor.Üstelik Süreyya hanımın vulvası genetik ve yapısal olarak kusursuz eğrilik yada terslik yok. Yumurtalıkları hakkında bir şey diyemiyorum çünkü henüz rahim filmi çekmedik. Normalde şu şartlarda çekmeyiz ama siz hemen bebek istiyoruz dediğiniz için 15 gün sonra rahim filmi çekelim ve yumurtalıklarına bakalım tüplerde bir tıkanıklık var mı diye? Ne dersinizi?" Afallamıştım. Zaten biliyordum karımda bir kusur olmadığını hala bakirdi güzelim ama başka bir adamın ağzından duymak doktor bile olsa kanımı kaynatmış sinirimi havaya çıkarmıştı.
"Tamam o zaman ben 15 gün sonraya randevu alayım o zaman tekrar gelelim" dedim. Doktor onay verip Süreyya'ya bir kaç vitamin folik asit falan yazdı eczaneden alıp hemen güzel bir kurgu oluşturup kafamda polisevinin yolunu tuttum.Yukarı çıktığımda kapıyı tıklatmamla kapıyı açtı . Elimdeki evrakları kenardaki şifonyer koydum ve başladım anlatmaya.
"Süreyya senin bebek sahibi olman için rahminin gelişmesi gerekiyormuş doktor vitamin mitamin verdi hergün içecekmişsin. 15 gün sonrada rahim filmi çekilecekmiş o zamana randevu aldım. Yine böyle sabahtan gelir çektiririz öğleden sonraya işimiz biterse kalmadan döneriz."
"Tamam Serkan " dedi. Ne bir kelime ne cümle çıkmadı ağzından sanırım annemin dediği gibi sorunu kendinde sanıyordu ve utanıyordu benden. Bu durum canımı sıksa da şimdilik müdahale etmeyecektim. Bir şeyler yiyip içmek için aşağıya indik. Bana inat tatlı istemişti bir şeyde diyemiyordum . Dua ediyordum sakince yesin diye. Tatlımızı yiyip çaylarımızda içince odaya geri döndük yarın Erzurum'u gezecektik. Birbirimizle iletişmeden hemen uyuduk ve sabah ilk kalkan ben oldum. Hemen telefonuma baktım arayan soran yoktu. Saat geçeceği için Serkan'a seslendim ve kahvaltı saati kaçmadan aşağıya indik. Hemen kahvaltılık bir şeyler yiyip odamıza geri döndük çünkü Emniyetten aramışlardı ve hemen dönmemizi istiyorlardı. Ne olmuştu bilmiyordum ama iyi olmuştu bu kafayla gezemezdim. Hemen toparlanıp Ağrı otobüsüne bindik 2 3 saat sonra evimizdeydik. En kötü ve yorucu günlerimin burada geçtiği düşünülürse bu evi sevmemem lazım ama nedense buraya gelince evimi özlediğimi anladım. Hemen yatağıma uzanıp uyumak istedim çünkü başka yerde yabancılıyor uyuyamıyor ve çok gergin oluyordum. Gözlerimi kapatınca hemen uyudum. Salondan gelen seslerle rüyadayım sanıp iyice kafamı kucağımdaki yastığa bastırdım. Lanet olasıca Serdar'ın sesi geliyordu. Onun burada ne işi vardı? Hemen uykumu açıp üzerime çeki düzen verdim ve elimi yüzümü yıkayıp salona geçtim. Karşımda gördüklerimle hem mutluluğu hemde hüznü yaşadım. Serdar ve Esma yengem gelmişti. İnanamıyorum nasıl yani nasıl gelebilirler ki? ( Serkan tedaviye başlayacaklarını karısının morali düzelsin diye Esma yengesini aramış buraya gelmesini rica etmişti. Ama ağabeyi bensiz gidemezsin deyip zorla kadının peşine takılmıştı.)
"Hoşgeldiniz yenge nasılsın?"
"İiyidir Süreyya siz nasılsınız?
"Çok şükür yengeee çok şükürrrrr " aradan çıkmış bana sorulan soruyu cevaplamıştı.
"İyiyim yenge siz nasılsınız?"
"İyi Allaha şükür annemlerin selamları var. Çok uzak ya gözü kesmedi. ama ne diyor biliyor musun?" hiçte merak etmiyorum.
"Bebek haberi alırsa gelirmiş anca." Yengem gülümsedi. İçi nasıl kırgın kim bilir ama ben üzülmeyeyim diye gülüyor kadıncağız.
"İnşallah yenge hayırlısı olsun."
"E süreyya bana bir hoşgeldin yok mu? "Allahın cezası....
"Hoşgeldin ağabey." çok bile konuştum.
Yaşadıklarımız ve onların gelişiyle hayatımız yine tepe takla olmuştu. Serkan sabah kalkıp işe gidiyor biz üçümüz evde kalıyor Serdar çoğunlukla beni izliyor Esma yengemse mum gibi utancından ve elinden bir şey gelmemesinden günden güne eriyordu. Yengemle pazara gidecektik yani 10 15 güne bir kamyonlarla sebze meyve gelir pazar derlerdi. Oraya gidip alışveriş yapacaktık.
Serkan'ı işe yollayınca kahvaltımızı bitirip yola çıkmak üzereyken Serdar " Bende sizle geleyim yol bilmez iz bilmezsiniz iki kadın bir başınıza olmaz " demiş ikimizi de küplere bindirmişti. Esma yengem "Sen kaç kez benimle pazara geldin de şimdi geliyorsun? " deyince Yengemi parçalamak ister gibi üzerine yürümüş araya ben girince de durmuştu. Hep beraber pazara gitmiştik. Bugünkü delirme kotam dolmamış olacak ki pazarın içinde Meral teyze Elvan ve ellerinde alışveriş çantasıyla Yavuz'u görmüştük. Yavuz'u rüyalarımda gördüğüm ve doğum gününden sonra hep bir bahane bularak görüşememiş Elvan la arada mesajlaşıyorduk. Hepsi beni görünce sevinçle şakıdılar. Meral teyzeyle başlayan sarılma seremonisi Sırayla devam ederken Yavuz hızını alamamış bana doğru yaklaşınca Serdar elini uzattı.
"Selamün aleyküm ben Serdar Serkan'ın ağabeyiyim. " dedi. Sanki ona sormuşlardı.
"Ben de Yavuz Serkan'ın mesai arkadaşıyım aynı yerde çalışıyoruz . "dedi memnun falan olmadı . Olmasındı zaten iyi biri değildi. İkisi de birbirlerini tarttıktan sonra piç horozlar gibi dikleşip ilk kim geri adım atacak diye beklemeye başlayınca Meral teyze "Hadi gidip bir şeyler içelim "diye araya girdi. Hemen her ikisi de birer adım gerileyip Meral teyzenin ardına takıldılar. Elvan koluma girip elimdekileri aldı ve bana sokulup soru sormaya başladı.
"Kız nerelerdesin sen yok işim var yok çişim var vallahi baskın basanındır diyeceğim bir akşam bir basacağım sizin evi göreceksiniz. Ya insan bir demez mi benim arkadaşım beni merak etmiştir. Meral teyzem özlemiştir. Hem ağabeyim de..." koluna dokununca sustu.
Zaten Yavuz yiyecek gibi bakıyordu Elvanda neler diyordu. Hemen polis evine yürüdük. Büyük yuvarlak masaya dolanıp çay ve tatlı söyledik. Tatlıyı Elvan söylemişti ama ben yemeyecektim. Hem Yavuz hem de Serdar'ın olduğu ortamda kendimi öyle rezil edemezdim. Garson tatlıları ve çayları getirince herkes iştahla yemeğe başladı canım çekiyordu ama yiyemiyordum. Herkesin tatlısı bitmeli olunca usulca tuvalete diye kalktım. Hem sıkışmış hemde o mis kokulu sütlaçtan kaçmak istedim. İşimi görüp dışarı çıkınca dejavu yaşadım. Yavuz yine duvara dayanmış beni bekliyordu.
"Süreyya nasılsın? En son görüşmemize göre daha iyisin sevindim toparlamana." neden ilgileniyordu ki?
"Teşekkür ederim daha iyiym söylemiştim ya rahatsızdım diye." Gülümsedim.
"SÜREYAAAAAA!!!! NE OLUYOR BURADAAA!!!! Lanet olasıca Serdar galiba peşimden gelmiş kendi sıkıştıramadığı için Yavuz'a sarıyordu. Pis köpek.
"Bir şey olduğu yok tuvaletten çıkınca karşılaştım hepsi bu. Hakikatende öyleydi.
"Düş önüme başımı belaya sokma." " Gel seni münaasip bir yere sokayım " diye mırıldandı Yavuz. Bir gülesim geldi ki . Şarkıdaki gibi "Haydi sok sok sok sok "diye bağırmak istedimm.
Hemen kendime gelip yürümeye başladım. Kolumdan tutmak için elini uzatınca kolumu çekip yandan kötü bir bakış attım. Hızla yanlarından ayrılıp masaya geçtim. Erkekler gerçekten de kapatılsın ya bu ne böyle horoz gibi bir o ona sataşıyor bir o ona. Yavuz'un Serdar'la muhatap olmasını istemiyordum. Çünkü kelimenin tam anlamıyla pislikti.Hemen çaylarımızı da içip eve doğru yola çıktık. Akşam için yemek vs hazırladık ve Serkan gelince de yemeğimizi yiyip Esma yengemle mutfakta çayın yanına bir şeyler hazırlıyorduk. Kapının sesiyle kimseyi beklemediğimiz için şaşkınca kapıya doğru giderken yanağımdan öpen kocam
"Meral teyzeleri davet etmiştim seni çok özlemişler de " dedi. Dudağımın içini ısırdım. Kesin Yavuz yapmıştı bu planı çünkü daha bir kaç saat önce görüşmüştük. Canım ya çok tatlıydıı...