Belçim ekrandaki ‘İşte kayıp prensesin hayatı…’ yazısına kilitlenip kalmıştı. Ne kadar da doğruydu. Kayıp! Anılarını kaybedip kaybolmanın bedenini kaybolmaktan pek de bir farkı yoktu. Yiğit kolunu nazikçe tutunca adama döndü. “Hazırsan dosyayı açalım.” Derin bir iç çekip başını salladı. “Hazırım…” “Bunu yapmak zorunda değilsin Belçim. Belki de İdil’in kontrolünde bunu yapmalıyız…” Kaşlarını çatan genç kız dümdüz ekrana bakarak “Hazır olduğumu söyledim,” diye cevap verdi. Zeynep uzanıp dosyayı açınca önlerine bir yığın doküman geldi. Word dosyaları halinde kısa bilgiler, kimi yerde tarih atılmış günlük tarzı yazılar, birçok resmi evrakın fotokopisi ve yüzlerce fotoğraf. Belçim önce anlamsızca bu küçük sembollere baktı. Zeynep bir iki kurcalamadan sonra hepsini küçük resim haline get

