Yiğit bekleme salonunda duvardaki tabloları incelerken meraktan çatlıyordu. Önündeki masada duran dergilerin hepsini karıştırmış ama ilgisini hiçbir şey çekmemişti. İçindeki çocuk ruhlu bir yan kalkıp kapıyı dinlemesini söylüyordu ama bu çocuk ruhu falan olamazdı. Şeytan işi bir fikirdi bu. Ayrıca arkasındaki danışma masasında oturan kızın buna engel olacağını adı gibi biliyordu. Bu yüzden telefonu ile meşgul olmayı denedi fakat her gün mail yağan telefonu o gün çok sessizdi. Bir kere bile çalmamıştı. Annesi dahi aramamıştı. Sıkıntıyla nefesini dışarı vurduğunda danışmadaki kız gelip bir şey isteyip istemediğini sormuştu. Yiğit sadece bir şeyler öğrenmek istiyordu. Zeynep araştırmasını bitiremediği için Belçim’in başına ne geldiğini hala bilmiyordu. Kız da anlatmıyordu. Kaya’nın tavsiyesin

