
"Şimdi, bebeğim. Şimdi sana sahip olacağım. Şimdi ve bundan sonraki her saniye benim olacaksın." Diye fısıldayıp üzerindeki yerini aldı. Genç kadının tüm bedeni bir sonraki orgazm için bu kadar çabuk harekete geçmesine şaşkındı. Beklentisi o kadar büyüktü ki, kendini zor tutuyordu. Alpaslan, penisinin başını kadınlığının içine hafif hafif dokunuyordu. Ateş gibi yanıyordu ve aleti kemik gibi sertti. Sertliğini derin ve esaslı bir şekilde içine gömerken
“Ahh!!” diye inleyen Defne’yi kalçaları daha genişçe açılmaya zorladı. Dudaklarını ele geçirirken, yavaşça devam ettiği giriş hareketleriyle eş zamanlı olarak diliyle, diline darbeler yapıyordu. Alpaslan Balkanlı tarafından resmen ele geçiriliyordu. Tamamen ve geri dönülemez biçimde.
Alpaslan kendini genç kadının bedeninde kaybederken, Defne arzunun dalgalarında kendini kaybetmişti. Genç adamın ilk başta hareketleri serti. Sırılsıklam olmuş kadınlığına giriş çıkışlarını sert vuruşlarla yaparken, her darbeyle birlikte biraz daha derine gitti. Genç kadın birkaç saniye önce hissettiği yoğunluğu tekrar tatmak için yani bir tane daha gelecek olan orgazm için çabalarken buldu. Genç adam, Defne’nin İçine farklı bir açıdan girmek için kendini kaldırırken boynundaki damarlar şişti. İçinde sertçe hareket ederken genç kadın kadınlığını, darbeler yapan erkekliğinin etrafında kastı. Alpaslan ise genç kadının kulağının içine
“Benimsin” diye fısıldadı. Hatta içine daha sert girişi Defne’nin,
“Ahhh!!! Evet! Lanet olsun! Daha sert! Daha! Sert!!!” diye haykırmasına neden oldu. Genç adam sanki bir cevap almadan üçünü kere onu o uçurumdan atmayacak gibi hissetmesine neden oluyordu ve onun
“Benim olduğunu söyle!” diyerek hırlamasına genç kadın ise çaresizce bir haykırışla
“Seninim. Her şeyimle seninim. Şimdi daha sert lütfen!” diyerek haykırdığında Alpaslan
“Lanet olsun kadın!” diye hırladı ve içine resmen gömüldü. Defne ise
“Evet!!! Evet!! Böyle!! Böyle!!” diyerek genç adamın tüm darbelerini oldukça zevkle karşıladı. Alpaslan ise
“İçinde olmak. Seni becermek. Bu… lanet olsun bebeğim harikasın!!” diyerek genç kadının kulağına ne kadar güzel hissettiği hakkında edepsizce fısıldamaya başladı. Bu sadece Defne’yi daha da çıldırttı.
"Alpaslan!" diye adını haykırıp kaçıncı kez olduğunu bile hatırlamadığı bir şekilde boşaldığında, onun kendisininkinden daha iri ve sert bedenine tamamen amade olup, kendinden geçerek sarsılıp ürperdi. Ama genç adam durmadı. Orgazm olma sırası gelene kadar içine girip çıkmaya devam etti. Boynu gerilmiş, gözleri alev alevken sertçe ona sahip oldu. O biraz daha sertleştikçe, boyuyla ve cüssesiyle uyum sağlamak için genç kadın gerildi. Genç adamın yakın olduğunu hissediyordu. Saniyeler sonra gırtlaktan gelen bir sesle
“Siktir!!” diye haykıran Alpaslan, genç kadının üzerinde titredi, mavi gözleri odanın loşluğunda ışıldıyordu. Genç kadının İçine boşalırken gözlerini bir an olsun onunkilerden ayırmadı ve Defne,
“Seninim. Her şeyimle seninim. Sana aitim” diye söylendiğinde dudaklarını dudaklarına yapıştırdı. Resmen dilleri ile birbirlerinin tadına baktılar ve bu oldukça mükemmel bir histi. Alpaslan, dudaklarının içine nefesine karışan sesi ile
“Seninim. Her şeyimle sana aitim kadınım” diye fısıldadı. Öyleydi. artık onun kadınıydı. karısı, çocuğunun annesi, ailesi her şeydi. hızlı hızlı alınıp verilen nefeslerinin düzelmesi için oluşan sessizlikte Defne, oldukça mutlu ve bir o kadar orgazm sarhoşu bir sesle
"Tatlı zevkin süpermiş" diye fısıldadı. Genç adam oldukça erkeksi bir kıkırdama eşliğinde başını genç kadının boynundan kaldırdı ve hayatında ilk defa baktığı yumuşak aşk dolu bakışları eşliğinde
"Sen birde ana yemek menümü gör. Eminim bu hiçbir şey kalacak" diye söylendi ve Defne sadece nefesi kesilerek ona baktı. Çünkü tatlı servisi buysa ana yemekte kesinlikle küle dönerdi..

