Acil kapısının önünde çaresizce bekliyorduk. Ayaklarımda derman kalmamıştı. Yere oturdum, dizlerimi kendime doğru çektim. Beril iyi olsun diye içimden milyon kez dua ediyordum. Akan göz yaşlarımdan önümü göremiyordum. Burnumu çektim, sanki kıyamet kopuyordu. Ne gelenleri görüyordum ne gidenleri. İçerden bir doktorun çıkıp sadece önemli bir şeyi yok demesini istiyordum. Sonra Beril'i odaya alacaklardı, bu yaşananları anlatıp gülecektik. Sonra evimize gidip hayatımıza kaldığımız yerden devam edecektik. Öyle olmasını umuyordum, aklıma en kötü bir fikrin bile gelmesine izin vermiyordum. Kötü düşünceleri aklımın en ücra köşelerine göndermeye çalışıyordum. Ellerimi dizlerimin üzerine koydum, akan burnumu sildim. Hala ağlamaya devam ediyordum. Sahi ne kadar olmuştu, kaç dakika geçmişti ya da ka

