Zafer sarhoşluğu, yerini malikanenin en üst katındaki o geniş yatak odasında, ağır ve yakıcı bir sessizliğe bırakmıştı. Dışarıda Boğaz’ın suları rıhtıma çarparken, içeride sadece iki ruhun değil, iki bedenin mutlak birleşmesinin kutsal ritmi vardı. Giray, Kuzgun’u yerle bir etmenin getirdiği o ilkel, erkeksi zafer duygusuyla; Mayda ise sevdiği adamın gücüne ve sadakatine olan sarsılmaz inancıyla doluydu. Odanın içinde sadece şöminenin çıtırtısı ve kehribar rengi mumların titrek alevi vardı. Giray, üzerinde sadece siyah kumaş pantolonuyla, pencerenin önünde durmuş karanlığa bakıyordu. Sırtındaki kaslar, her nefesinde birer heykel gibi gerilip gevşiyordu. Mayda, ipek sabahlığıyla ona yaklaştı ve ellerini kocasının o geniş, sıcak sırtına yasladı. "Zihnin hala dışarıda mı?" diye fısıldadı Ma

