18.Bölüm

301 Kelimeler
Anlamsız bir sıkıntı kalbime çöreklendi.Cihat'ın evinin yolları bitmek bilmiyordu.Taksi son köşeyi döndüğünde Aslı'yı beklemeden indim arabadan.Evin önünde ki polis arabaları sıkıntımın dünyada karşılığını bulduğunu gösteriyordu. Az sonra elleri kelepçeli, ama gözündeki hüzne tezat dimdik yürüyen Cihat'ı çıkardılar evden.Hüzne sebep başka şeylerdi çünkü.Hüzne sebep sol tarafındaki dövmenin sahibi olmalıydı.Gördüğüm manzarayla derin bir acı saplandı içime.Onu götürüyorlardı.Geç kalmıştık..Başaramamıştık.. "Hayır." Kısık sesime rağmen sesim ona ulaştığında şimşek hızında bakışları bizi buldu.Ve dudaklarını oynatarak iki kelime söylebildi sadece. "Gidin burdan." Koştum.Sonunu düşünmeden kapıda hıçkırarak ağlayan annesini gördüğüm an, onlara doğru koştum.O girdi sonra görüş alanıma.Toprak kokusu gittiği her yere ev sahipliği yapıyordu.Cihat'a saldırmak için an kollayan Eymen'in kolundan tutmuştu. Öğrenmişlerdi.Son bir ayını Cihat'ın evinde geçirdiğini..Herşey ne kadar da tam onların istediği gibi gidiyordu.Onun katilleri şimdi ne kadar mutludur öyle değil mi? Oysaki yüzlerinde ki tebessüm zehir kadar öldürüyorken..Şimdi oturdukları yerden tutan senaryolarının reytinglerini mi takip ediyorlardı? "Götürmeyin onu."  Bağrışımla herkes bana döndüğünde kimseyi umursamadan Cihat'ın kolunu mengene gibi saran polisten kurtarmaya çalıştım."Hanımefendi lütfen zorluk çıkarmayın." Gözümde ki yaşların rüzgarla karıştıklarını hissettim.Keşke herkes aynı böyle özgürlüğüne kavuşsa.. "Sizin ne işiniz var burda?" Sert sesi olayları anlamış ve daha çok hesap sorarcasına çıkmıştı.Ama anlamıştım mavi harelerinden.Oda biliyordu Cihat'ın masum olduğunu.Karan'a hiç cevap vermeden Cihat'a baktım ve onun duyabileceği sesle"Buldum" dedim sadece. Gülümsedi.Tek derdi onun katillerini bulamadan içeri girmekti.Rahatlamış bir halde kastığı omuzlarını bıraktı. Bu hâli nerde görsek tanırız dedi iç sesim. Kabullenmişlik..ve onun verdiği huzur.. "Cihat sakın kendini bırakma.Seni ordan kurtarıcaz.Sonucu ne olursa olsun.!" Arabaya binmeden önce bir bana birde Aslı'ya baktı.Minnet dolu bakışları Aslının bile hüznüne sebep olduğunda gözlerine dolan yaşlar yanaklarına doğru süzüldü.Araba köşeyi dönene kadar birbirimizden bakışlarımız ayrılmadığında işte o anladım.Aramızdaki arkadaşlık bağının kuvvetini o hissettim.Ama iliklerime kadar değerini bilmekte geç kalmanın hüznünü yaşıyordum.Ben zaten hep geç kalırdım.Hayat en çok da bizi sevdiklerimizle sınardı.Kişinin sevdiği her zaman imtihanı olur derler.Ne kadarda doğru bir cümleydi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE