bölüm 6

1075 Kelimeler
"O kimdi Asil?" Barış abinin hesap sorarcasına bana bunu sorması beni rahatsız etmişti. "Arkadaşım."diyerek geçiştirircesine verdiğim cevaba homurdandı ve ağzının içinde sertçe mırıldandı. "Arkadaş," sinirle güldü. "Öyle arkadaş mı olurmuş?" "Abi senin derdin ne? Bugün bir değişiksin." Diyerek tepkimi ortaya koyduğumda, Barış abi kaşlarını kaldırarak sinirle gülmeye devam etti. "Bana abi diyorsun, benden büyük olan insanlarla takılıyorsun Asil. Konu bu. O adamla senin ne işin olabilir?" "Sana ne? Seni ne ilgilendirir abi?" Arabasının kaportasına sertçe vurarak tükürürcesine küfretti. "Abini sikeyim." Onu umursamayarak kapıyı çaldığımda babamın benimle yaşıt biricik üvey kızı Burcu, kapıyı yüzünü buruşturarak açmıştı. Sabır... Tanrım onları bana sıralı gönderiyordu. Derin bir iç çekerek sakinleşmeye çalıştım. Aptallar. "Hoşgeldin." Dedi babam yabani bir sesle. Hiç hoş bulmamıştım, fazlalık olduğumu gözleriyle anlatmaları canımı sıkıyordu. Bu ortama hiç girmek istemiyordum. "Hoşbuldum." Arkamdan giren Barış abiyi gören Sevinç her zamanki gibi beni es geçerek oğluna sıkıca sarılıp öptü. "Hoşgeldin bebeğim, bugün annen sevdiği yemekleri yaptı. Parmaklarını yiyeceksin." Barış abi bakışlarımı fark ederek annesini kendinden uzaklaştırdığında, bakışlarımı hızlıca babama doğru çevirmiştim. Babam evin en küçük kızı Beyza'yı öpüp saçlarını okşuyordu. Onunla sohbet ediyor, ve ona gülümsüyordu. Beyza lise sona gidiyordu, ve ben lise sona giderken bana yaşattığı hayatla ona yaşattığı hayat kesinlikle bir değildi. Onları fark edince ister istemez dolan gözlerime engel olmaya çalışarak tırnaklarımı avuç içlerime bastırdığımda, fiziksel acıdan çok ruhsal acı çekiyordum. "Tamam anne." Sevinç hâlâ oğlunu öpmeye çalışırken burukça gülümsedim. Bana ayrı, sevdiği insanlara karşı ayrı bir yüzü vardı. Neden herkes bana kötü yüzünü gösteriyordu bilmiyordum fakat çok can yakıcı oluyordu. "Anne yeter." Barış abi annesinden ayrılıp, bakışlarımın odağına ufak bir bakış atarak bana döndü ve sıkıca sarıldı. Şaşkınlıkla transa geçmiş gibiydim. "Uzun zaman oldu Asil'im." Dedi gülümsemeye çalışarak saçlarımla oynadığında gözlerinin içine bakakaldım. "İyi misin güzelim hiç arayıp sormuyorsun?" Başımın üzerinden saçlarımı karıştırdığında dudaklarımı birbirine bastırarak bize bakan ölümcül bakışlarda gezdirdim. Tek ilgilenmeyen babamdı, ama karısı Sevinç ve benimle yaşıt kardeşi Burcu beni öldürecekmiş gibi bakıyordu. Beyza ise babamla sohbet etmekten, daha bizi fark etmemişti. Onay vererek kafamı salladığında hâlâ titrek bir hâlde Barış abiye bakıyordum. "Anne ben çok acıktım" dedi Barış abi yanağımdan bir makas alarak gülümsedi. "Bu ufaklık da acıkmıştır şimdi, sofra hazır mı?" Bana ufaklık demesinden nefret ediyordum ama öyle kötü hissettirmişlerdi ki, Barış abinin bana olan o güzel davranışı hayranlıkla ona bakmamı sağladı. O hep böyleydi, beni sürekli koruyor kolluyordu. "O ufaklık batsın." Dedi Sevinç sinirle ağzının içinde konuştuğunda gözlerimi devirerek umursamamaya çalıştım. Barış abi duymamış olacaktı ki, omzumu hafifçe sıkarak bana gülümsedi ve banyoya gitti. Hemen arkasından Sevinç, "Bana bak gerizekalı oğlumdan uzak duracaksın." Sevinç oğlunun duymamasını isteyerek sertçe kolumdan tuttu ve ateş fışkıran gözlerle bana baktı. Kolumu sertçe elinden kurtararak, "Ne işim olur senin oğlunla, ne demeye çalışıyorsun açık konuş." Dediğimde, babam hareketliliği fark ederek sinirle kalktı ve üzerime yürüdü. "Gelir gelmez olay çıkartıyorsun, ne biçim evlatsın sen." Sevinç histerik bir kahkaha atarak babamdan güç aldı ve yüzünü buruşturdu. "Öyle aptal bir kadından, böyle aptal bir çocuk şaşırmadım." Konu anneme döndüğünde babam gerildi. Bu sefer ateş fışkıran gözler onlara değil bana aitti. "Ne dedin sen?" Bağırarak Sevinç'in üzerine yürüdüğümde, babam sertçe kolumdan tuttu. "Yeter lan, huzur bozmaktan başka bir halta yaradığın yok." Yüzüme sinirle bağırdığında, yüzüme gelen tükürükler değil baba olacak adamın davranışı midemi bulandırmıştı. "Sana yeter." Diye bağırdım dolan gözlerimi sertçe silerek. Tuttuğu kolumu elinden kurtardım. "Karın olacak kadın, 'ölmüş' olan anneme ne diyor? Bana bağırıp çağıracağına onu sustursana!" "Eh... Yetti be!" Yüzüme sertçe bir tokat yediğimde, Sevinç denen kadın karnını tutarak sinsice gülümsüyordu. Babama bakmadan, "Şimdi doğmayan çocuğunuzu sikmez miyim?" Diyerek ayaklandığım gibi aptal kadına hızla yapıştım, platin sarısı saçlarını çektim ve karnına dokunmadan yüzüne sertçe vurdum. "Hakan yardım et!" Gözüm o kadar dönmüştü ki bana dokunan babama da sertçe vurduğumda babam şiş karnına inleyerek, saçımı sertçe çektiği gibi başım geriye yaslanmıştı. "Orospu." Burnundan soluyordu. "Sikik anneni duymak, senin gibi çocuğu da bir daha görmek istemiyorum. Evime ayak basma, şimdi o evden de pılını pırtını topla kendine başını sokacak bir ev bul!" Sertçe saçlarımdan beni duvara ittirdiğinde, sırtım soğuk duvarla birleşmişti. O kadar adi bir adamdı ki gözlerinin içine mide bulantısıyla bakarak, yerden kalkma gücünü kendimde bulamamıştım. Beni sürekli rezil etmeye alışıktı, öfkeyle gözlerimi yumdum ve derin bir nefes alarak sakinleşmeye çalıştım. Barış abi alelacele geldiğinde gözlerini ilk önce yerdeki bedenimde gezdirmişti fakat daha sonra bakışlarını sertçe babamda gezdirdi. "Sen o kıza ne dedin? Nasıl elini ona kaldırmaya cürret edersin!" Babamın üzerine doğru yürüdüğünde, babamın bana karşı uyguladığı güç ona bir anda yok olmuştu. "Barış" dedi Sevinç hızlıca Barış'ın elini tutarak sakinleştirmek istercesine "O kız bana vurdu." Barış gözlerimin içine bakıp, annesine döndü. "Yine ne yaptınız kıza! İyi yapmış." Diye hiddetle evin ortasında bağırıp yanındaki sandalyeyi yere sertçe ittirdiğinde, Burcu hayretle abisine bakıyor, Beyza ise yastığa sarılmış olan biteni izliyordu. Barış hızla babamın yakasından tuttuğu gibi duvara yasladığında, Sevinç hızla oğlunu durdurmaya çalışıyordu. "Oğlum hadi boş ver önemli bir mesele değil, tadımız kaçmasın lütfen." Dediğinde sertçe annesine dönerek "Kapa çeneni" diye bağırdı. Sevinç beklemiyor olacaktı ki şok ifadeyle Barış'ın çehresine baktı ve derin nefesler alıp vererek elini karnına bastırdı. "Tad mı bırakırsın adamda?" diye annesine söylenerek babama doğru döndü. "Bir daha bu kıza elin kalksın, tüm parmaklarını kırıp seni hastanelik etmezsem adım Barış değil." Boğazını daha sert sıktı. "Anladın mı beni?" Babam öfkeli bakışlarını benden çekerek, Barış'ın elinden kurtulmaya çalıştığında nefes alamaz bir şekilde mırıldandı. "Bırak beni." "Anladın mı diye sordum." Babam hırıltılı bir sesle inleyerek, "Anladım." Dediğinde Barış babamı sertçe duvara çarptı ve bana doğru eğilerek elini uzattı. "Hadi kalk güzelim." Sevinç'in iğrenç bakışları beni buldu. Sırf onun garezine Barış'ın uzattığı elini tutarak ayağı kalktığımda, dolan gözlerimin yanında dudaklarıma çirkin bir sırıtış yaftalanmıştı. İkimiz beraber evden çıktığımızda dolan gözlerimi silmiştim ama ağlamamı uzun süre tuttuğum için istemsizce dudaklarımdan küçük bir hıçkırık dökülmüştü. Barış abi duraksadı ve arkasına dönerek bana sıkıca sarıldı. "Ağla, ben yanındayken ağlamaktan çekinme." Başımı omzuna bastırıp, başımın üzerinden öptüğünde ağlayarak beline sıkıca sarıldım. "Her şey için teşekkür ederim." Göz yaşlarım usulca yanağımdan akarken, bir yandan güvende hissettiğim vücutla derin bir iç çekmiştim. "Bu arada," dedi boğazını temizleyerek geri çekilmişti. Islak su biriktisine bastığımda mide bulantım daha da artmıştı. Yağmurdan da, babamdan da nefret ediyordum. "Bende kalacaksın, itiraz istemiyorum." Şaşkınlıkla gözlerinin içine baktım. Doğru biricik babam, evinde oturmamı istemiyordu. Umarım evi başına yıkılır altında kalırdı! O istese ben bu saatten sonra kalmazdım zaten. "Sen kimsin ki, sende kalacak?" Tanıdık sesle arkamı döndüğümde, Profesör alaylı tavrıyla sertçe konuşmuştu. Elindeki çantama baktım, çantamı unutmuştum ve büyük ihtimalle bana çantayı verebilmek için geri dönmüştü. Gözlerimi profesörün bakışlarına sabitlediğinde dik dik Barış'a bakıyordu. O ne zamandan beri oradaydı?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE