Meraklı yüzlerin bizi izlediğini ve neler olduğunu anlamaya çalıştığını görebiliyordum. Bu yüzden mağlubiyetimi onlara hissettirmek adına gülümsemeye çalıştım. Zordu ama başarmak zorundaydım. Öylece istediğimi yapması beklenemezdi elbette. Bunu göze almam gerekiyordu. O yüzden biraz cesur olacak ve onun tüm pisliklerine göğüs gerecektim. Odanın kapısının kapandığını duyana kadar bekledim. “ Arkadaşlar size bir iyi bir de kötü haberim var” dedim sanki sıradan bir durumdaymış gibi. Etrafım kalabalık tarafından sarılmaya başlanmıştı bile. O odadan sağ çıkmam bile ne kadar güçlü olduğunu onlara gösterirdi. “ Önce iyi haberi istiyoruz.” “ Bundan sonra ofis çalışanlarının başı benim. Ve bu da demek oluyor ki bunda sonra eski düzenimize geri dönüyoruz. Yiğit bey bana özel bir imtiyaz verdi

