Zeynep Elfesya ve Aslan’ı tebrik ettikten sonra hastaneden ayrıldık. Bebekler çok küçüktü ama çok güzellerdi. Boran sessizdi. Dikkatli bir şekilde arabayı sürüyordu. Ben de dışarıyı izliyordum. Mardin çok güzel bir şehirdi ama ben hiçbir yere gidememiştim. Babamla eskiden bayramlarda sadece bir günlüğüne gelir ve geri dönerdik. Babaannem o zamanlar da beni hiç sevmezdi ama nedenini hiç söylemezdi. Babamdan dolayı olduğu belliydi ama öldükten sonra bana istediği gibi davranmaya başlamıştı. Annemin kaçıp gitmesi benim suçum değildi. Belki de onun kanını taşıdığım için böyle davranıyordu. Bazen merak ediyordum. Acaba annem yaşıyor muydu? Neredeydi? Üvey de olsa abim vardı. Düşüncelere dalmışken arka koltukta oturan Cihan “Yenge, abi!” dediğinde ona doğru döndüm. Boran da dikiz aynasın

