İlk Güven Sarsıntısı

1184 Kelimeler
Paparazilerin flaş ışıkları patladığında, Bella ve Alex bir anda birbirlerine doğru yöneldiler. O an, her şey bir anda netleşti. Herkesin dikkatini çekmişlerdi, bu anın içindeki gerilim kayıtsız kalamayacak kadar büyüktü. Alex’in gözleri, Jeremy’nin Bella’nın elini tutuşunu görmüş ve başını aniden çevirmişti. Gözleri kararmıştı, kolları gergin, vücut dili savaşmaya hazır bir askeri andırıyordu. Bella, bu ani patlamadan sıyrılmanın imkansız olduğunu fark etti. Flaşlar arka arkaya patlıyor, her biri anı donduruyor gibiydi. Bella, bir yandan gülümsedi, ama içinde bir hışım vardı. Gülümsediği neydi, onu bile bilmiyordu. Kamera objektifleri onlara odaklandıkça, her şey hızla kötüye gidiyordu. Alex, Bella’nın elini tutan Jeremy’nin elini gözleriyle yok ediyordu. “Bella,” dedi Alex, sesi öfke ile titreyerek. “Siktir.” Bella, gözlerini devirdi ama yanıt vermedi. O anda, sadece Jeremy’nin gülümsemesiyle bakışları arasında gidip geliyordu. Her ne kadar Alex’in gözleri şimdi ona odaklanmış olsa da, sanki etrafında dönen her şey bir anda onun kontrolü dışındaydı. Bella ellerini Jeremy’nin elinden çekmeye çalıştı, ama flaş ışıkları hiç durmadı. Gözlerinde bir kaygı vardı, bir anlamda endişeleniyordu, ama aynı zamanda dikkatliydi. "Ah, Bella, hayatını ne kadar karmaşık bir hale getirmişsin. " dedi gülümseyerek, adeta bir tavırla. Alex’in gözleri, Bella’nın elini Jeremy’nin elinden çekmeye çalıştığı anla birlikte, bir anda karar verdiği bir savaşa dönüşmüştü. Gözlerinin içi kıpkırmızıydı, ama dışarıdan soğukkanlı bir şekilde gülümsüyordu. Bella, nefesini tutarak Jeremy’nin elini geri çekmesini beklerken, Alex’in siniriyle dolup taşan duruşuna dikkatle bakıyordu. "Gerçekten, Jeremy? Eski günlerdeki gibi mi?" dedi Alex, gülümsemesinin ardına gizlenmiş bir tehdit barındırarak. Yavaşça masanın etrafında döndü, Jeremy’ye doğru birkaç adım atarak "Benimle dalga geçiyorsun, değil mi?" diye ekledi. Sesindeki sertlik, ne kadar sabırsız olduğunun bir yansımasıydı. Jeremy, tıpkı her zaman yaptığı gibi, rahat bir şekilde omuzlarını silkti ve "Sadece eski dostu görmek istedim," dedi. Ama Bella’nın gözlerinde bir şeyler hissetmişti. Gözlerinin içine bakarken o eski dost canlısı ifade yerini, bir tedirginliğe bırakmıştı. "Beni yanlış anlama, Alex. Ama bu kadar alıngan olma, sadece oyuna katılacağız.” dedi. Bella’nın içi karışıyordu. Hem Jeremy ile bu eski hesapları tamamlamak, hem de Alex’in, her an patlayacak gibi görünen öfkesini kontrol altına almak zorundaydı. Bütün bu karmaşa, tatilin bir parçası olamazdı, ama olaylar beklenmedik bir hızla gelişiyordu. "Jeremy," dedi Bella, sakin bir şekilde ama gözlerinde belirgin bir sertlik vardı, "Bunu kabul edemem. Biz Alex ile yemek yiyoruz. Lütfen, müsaade eder misinz?” Alex, hala suskun bir şekilde Bella’nın hareketlerini izlerken, dudaklarının kenarlarında minik bir gülümseme belirdi. "Evet, eski dostluklar... Bir süreliğine tarihe karıştı, değil mi?" dedi, sanki buzları çözmeye çalışırmış gibi, ama gözlerinde bir kısım sinir vardı. O sırada, sahnede bir hareketlilik başladı. Göstercilerin, dansçılar ve şarkıcıların hızlıca sahneye çıkmasıyla birlikte, Bella'nın ve Alex’in gerilim dolu bakışları bir an olsun yere kaydı. Ne kadar sinirli olsalar da, o anın içinde bir adım geri çekilip, ellerini birleştirip orada, herkesin gözü önünde olmaları gerekiyordu. "Bella, hadi gel hayatım." dedi Jeremy, hala nazik ama biraz da ısrarcı. Jeremy iyice cıvıklaşmıştı. Bella artık gitmek istemiyordu. Alex onunla katılır mıydı, acaba? Sanmıyordu. “Hayatım mı, dedi o?” dedi Alex güler bir tonla. Ürperdim. “Demedi.” dedim. Belki inanırdı. Alex’e döndüm. İnanmamıştı. Ufaktan çantamı toparlamaya başladım. Ayağı kalkmak için hazırlanıyordum. Alex’e tekrar döndüm bu sefer. Ne de olsa bu gece bitmişti. 5 4 3 Alex, Jeremy’e yumruk attı. Ah, hadi ama! İki saniye ile kaçırmıştım. Etrafımız kalabalıklaştığında Alex’in uzattığı elini tutarak restorandan çıkmaya başladık. Arabaya biniyordum ki kapıdaki paparazilerden birine dönerek yumruk attığını gördüm. “Bu niyeydi şimdi?” dedim karnımın gurultusuyla. Alex, elini sallarken “O fotoğrafı hemen sil. Eğer bir yerde görürsem seni doğduğuna pişman ederim. Duydun mu beni? Benim karımı başkasıyla çekip paylaşan olursa, onu bulurum.” dedi paparazilere dönerek. Ha, şimdi anlamıştım. Kocasının nur tanesi bal tanesi beni kıskanmıştı. Kendi kendimi güldürüyordum. İlahi ben. Alex arabaya bindiğinde çok kızgındı. Hızlı hızlı sürüyor tek kelime etmiyordu. Bunu hemen bozmam lazımdı. “Fotoğraflar yayılırsa miras sıkıntıya girer diye mi korkuyorsun?” dedim. Herhalde öyleydi ama muhabbet olsundu. Kötü başlamıştım. Alex cevap vermedi. Huysuz herif. “Senin…en sevdiğin renk bence siyah. Benim en sevdiğim renk mavi biliyor musun? Mavi ama ben siyah da severim. Pandalar çok tatlı değil mi? Sürekli yuvarlanıp duruyorlar falan. Ben pandaları da çok severim. Penguenlerin de yeri ayrıdır şimdi. Paytak paytak yürüyolar ya…” dedim. “Yeter! Sus bi be kızım! Sus yahu! Beynimi siktin.” dedi bağırarak. En azından konuşmuştu. “Harbiden en sevdi-” derken ani frenle olduğum yerde durdum. “Alex, ne yapıyorsun?” dedim kafamı çarpmamam için üzerime doğru uzattığı kolunu tutarken. Alex hışımla kemerini açarak aşağı indi. “Kahretsin!” diye bağırdı. Ellerini saçından geçiriyor bir sağa bir sola yürüyordu. Kemerimi açarak aşağı indim. “Alex, iyi misin?” dedim. Alex derin derin nefesler alıyordu. Hızlıca yanına giderek elimi omzuna koydum. “Alex?” dedim tekrardan. Hışımla elimi iterek geriye doğru çekildi. “Dokunma bana, Bella.” dedi. Şaşırdım. “Alex, bak Jeremy benim eski sevgilimdi. Burada olduğunu bilmiyordum. Biz otelde asansörde karşılaştık. Ben bu restorana gelmez san-” dedim. “Ne asansörü?” dedi Alex üzerime doğru gelirken. Adımlarım geriye doğru gidiyordu. “Ne asansörü? Hangi asansör? Bilmem ki.” dedim etrafıma bakınarak. Ayağım arabaya çarptı. Alex üzerime doğru gelerek dibime girdi adeta. “Sana, diyorum. Ne asansörü, Bella?” dedi tekrardan. Suratını suratıma yaklaştırmıştı. Yine nefeslerimiz birbirine karışıyor aklımı başımdan alıyordu. “Otelde.” dedim nefes nefese. Eliyle saçımın tutamını okşadı. “Benimleysen, benimsin. Bunu sakın unutma, aksi kız. Eğer başkası dahil olursa, anlaşma biter. Anlaşmadan cayarsan tazminat ödersin.” dedi “Bir dakika, ne tazminatı?” dedim kaşlarımı çatarak. Alex gülerek “O okumadan imzaladığın kağıtlarda, neler yazıyordu bir bilsen.” dedi alaycı gözleriyle. Kulağıma yaklaşarak dudaklarını değdirerek konuşmaya başladı. “Bana güvenme, aksi kız. Asla.” dedi. Keşke ona inansaydım. -- 4 ay sonra “Vay Alex, demek buradasın dostum.” dedi Alex’in arkadaşlarından biri damat odasına girerken. “Simon, sana buraya gelmemen gerektiğini söylemiştim.” dedi Alex hışımla Simon’ın üzerine doğru yürürken. “Hey, sakin ol. Bir şey yapmayacağım merak etme. Sen kazandın, dostum.” dedi Simon gülerek. Alex gittikçe huzursuzlaşıyordu. “Simon siktir git buradan. Elimden bir kaza çıkacak.” dedi Alex gerginlikle. Simon odanın içine girdi. “Daha çok erken Damat Bey. Bella ile konuşmaya geldim ben aslında.” dedi şeytani bir gülümseme seyrediyordu yüzünde. “Senin ben-” diye üzerine yürüyordu Alex ki diğer arkadaşları tuttu onu. Simon güldü. “Ne o? Çok mu seviyorsun karını?” dedi gülerek. Yumruğunu Simon’ın yüzüne savururken “Onun adını ağzına alma sakın.” dedi Alex hiddetle. Simon, yediği yumrukla geriye savrulmuştu. “Çok mu kıymetli oldu şimdi? Hani yatağa atması çok kolaydı. Sikik herif seni.” dedi Simon. “Alex, neler oluyor? Ne diyor bu adam?” dedi Bella kapının eşiğinden içeri girerken. Üzerinde bol kabarık bir prenses gelinliği vardı. Tam da Bella’nın sevdiği gibi. “Bella, güzelim, içeri geç.” dedi Alex elleriyle yanaklarından tutup alnına telaşlı bir öpücük kondurarak. Bella geriye çekildi. “Alex, ne demek istedi? Yatağa atması kolay ne demek?” dedi tekrardan meraklı endişeli biraz da kırgın bir sesle. “Yenge, yazık sana. Senin hiçbir şeyden haberin yok. Bu adam seni kandırdı.” dedi Simon ağzından kanlar damlarken. Yerdeki adamın kanı gelinliğine söyleyecekleri göğüsüne bulaşacaktı Bella’nın. Gözleri dolu dolu Alex’ e baktı. Nefesi daraldı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE