Erzurum’daki son günler çok az görüşmelerine rağmen bazen yavaş bazen hızlı geçti. Cuma sabahı olmuştu Boran yurdun önünde sevgilisini, geleceğini, güzel karısını bekliyordu. Esma kıskandığı için ‘arabadan inmeden bekle beni yurdun önünde’ dediğinden arabasının içinde elindeki telefonunla oynuyordu. Esma’nın minik bir çantayla ona yaklaştığını görünce inip elinden çantasını aldı arabaya bırakıp yola koyuldular. “İstersen sen beni otogara bırak ben otobüsle gideyim, sen pazar gün ailen ile gel” dedi Esma. “Ohooo… Çok cimri çıktın gelin hanım. Ben seni Urfa’da böyle mi misafir ettim. Gezdiğin, büyüdüğün, yürüdüğün, ilk kez gülümsediğin toprakları görmek istiyorum. Gezdirmeyecek misin beni?” “Tabi gezdiririm. Seve seve de gezdiririm. Sadece adetleriniz için daha uygun olursa diye söyledi

