Aslı, arabadan indiğinde kapı girişinde onu bekleyen yengesi ve kızları yanından hızla geçti. Kimseye bakmadı, kimseye ses etmedi. Hızla odasına çıkıp kendini duşa attı. Alt tarafı bir konuşma yapmıştı ama sanki tüm gün inşaat temizliği yapmış gibi yorulmuştu. Su başından aşağı akarken, Mehtap Hanım’ın söylediklerini tek tek zihninden geçirdi. Oğlunun arkasından söylenenlerin, bir erkeği ne hale getirebileceğini düşündü. Kendini Nazım’ın yerine koydu. Kadın haliyle, Öncü’nün onu ezmesini, sindirmesini kabullenemiyordu. Şu an etrafında ne kadar insan olursa olsun, adamı bir kaşık suda boğmak, çekip gitmek ve bir daha yüzünü görmek istemiyordu. Peki Nazım nasıl dayanmıştı? Neler hissetmişti? O da benzer bir duygular seline mi kapılmıştı? Anasının doğurduğu evladını tanıyamayacak kadar verd

