Bab

873 Kelimeler
Bab ile ilk tanışmasının 12 yaşında olduğunu hatırlıyordu, o zamanlarda gelecek kaygısının ne demek olduğunu bilmeden parkta üzerindeki kırmızı boyanın yerini kirli pas izleri almış salıncakta ayak üstü sallanıyordu. Salıncağın eklem bölgelerinden gelen uğursuz gıcırdamadan çekindiğinden durmaya çalışırken herkesi tanıdığı bu küçük kasabada daha önce hiç görmediği kırmızı sedef bir araba yoldan geçti. Adam kendini hızlıca ıslak çimenden zemine atıp arabanın arkasından koşuşturmaya başladı, attığı her adımda geçtiği kaldırımların çizgisine basmamaya çalışıyor basmadığı her çizgiyi sayarak kendi kendine meydan okuyordu. Tapınağa yakın küçük ve eskimiş tahtadan evin önünde duran arabadan siyahi bir çocuk ve büyük annesi çıkmıştı, çocuğun yüzündeki bıkkın ifadeye nazikçe bakan kadın çocuğun yanağını sıkamadan edemedi. “Haha, Bundan sonra burada yaşayacaksın Bab, dinlendikten sonra arkadaş edinmek için çıkabilirsin.” Evde yapılacak çok iş olmasına rağmen yüzündeki kırışıklıkları saymaya başlasan bitiremeyeceğin nazik gülüşlü yaşlı kadın temizlik ve kurulma işini kendi halletmeyi planlıyordu. Zorunlu olarak kasabaya taşınmak zorunda bırakılan bir çocuğun iş yapmak isteyeceğini düşünmüyordu zaten. Bu sırada küçük Adam ensesine kadar ulaşmış karışık sarıya çalan saçları ve pembe yanakları ile gülümseyerek yeni komşularına bakıyordu. Arabanın tepesi ve bagajı tonla eşya ile doluydu, yaşlı bir kadının yapabileceğinden çok daha fazla iş var gibi görünüyordu, Adam hiç tereddüt etmeden neşesini kaybetmediği zamanlardan sesi ile bağırmıştı. “Yeni komşu hoş geldiniz! Yardım lazım mı?” Yaşlı kadın şaşırarak kendine dikkatle bakan küçük çocuğa uzun uzun bakıp gözünden yaş gelene kadar gülmeye başladı. İşaret parmağı ile göz yaşını silip karnını tutarak çocuğa bakmamaya çalıştı. “Yardım mı? Şu küçük arkadaş ile tanışmaya ne dersin? Kendisi Bab, belli nedenlerden buraya benimle taşınması gerekti. Şu an huysuz dursa da aslında çok neşeli bir çocuktur.” Bab’ın kolundan nazikçe çekiştirerek arkasından çıkmasını sağladı, kafası tamamen traşlanmış biraz bodur bir çocuktu karşısına çıkan kişi, görünüşünü hiç umursamadan koşup Bab’ın kolunu çekiştirerek arabanın yanına çekmeye çalıştı. Bab huysuzca inleyip büyük annesine baktı, utanmışa benziyordu. “Hadi ama ev tek başına toparlanamaz! Birlikte akşama kadar tertemiz yaparız evi gel!” Adam’ın ısrarlarına dayanamayıp kendini tüm gücü ile çekiştirmesine rağmen yerinden hareket ettiremeyen çocukla arabanın bagajına kadar yürüdü. “Benim adım Adam, seninki ne?” Bab bir yere bir Adam’a baktı, Adam’ın sıcak kanlılığına karşı nasıl tepki vereceğini bilmiyordu. Biraz duraksamanın ardından kafasını büyük bedenine gömüp kollarını birleştirip ismini söylemeye karar verdi. “B-Bab, tanıştığıma… memnun oldum.” Kasabaya gelme sebebini anlatmaya çekiniyordu, zaten görünüşü yüzünden ötekileştirilen birisiydi bir de gelme sebebini anlatırsa bu kasabada da hiç bir arkadaşı olmamasından korkuyordu. “Hadi ama korkak tavuk, konuştuğun için seninle dalga geçecek değilim ha, ha, ha, ha!” Bab’ın göğsüne canını yakmayacak yumruklar atarak onu gaza getirmeye çalışıyordu, Bab daha fazla dayanamayıp gülmeye başladı. “Tamam, tamam! Konuşacağım. Ne ara geldiğimizi fark ettin ki? Ben bile kasabaya geldiğim fikrini kabul edememiştim.” Adam güldü, büyük annenin kilitlemediği arabanın bagajını açarak tonla eşyanın açığa çıkmasına izin verdi, büyük oranda yer yatağı ve temizlik eşyaları kaplıyordu bagajı. “Arabayı daha önce hiç görmediğimden yeni geldiğinizi anladım ve herkes sıcak bir karşılamayı hak eder değil mi? Hadi eğer işi erken bitirirsek sana kasabayı gezdiririm.” Bab kolunu sıkıp bisepslerini sıkarak kafasını salladı, normalde olsa huysuz şekilde zavallı büyük annesinin tüm işi yapmasını izlerdi ama Adam bir şekilde onun da bu işe katılmasını istemesine sebep olmuştu. “Hava kararmadan önce bitirsek değil mi? Bana bırak, bu koca bedene boşuna sahip değilim!” O gün gecenin yarısına kadar evi düzenlemeye çalıştılar, sonraki gün kasabayı gezdirmek şartı ile ayrılmıştı yeni arkadaşının evinden, eve döndüğünde ailesi ona güzel bir fırça çekmişti. Aradan yıllar geçmesine rağmen Bab ile samimiyeti son zamanlara kadar azalmamıştı, aynı hayalleri paylaştıklarından ikisi de karakolda işe başlamıştı. Kasabaya gelme nedeninin Annesi ve Babasının trafik kazasında kaybetmesi olduğunu öğrenmesi bile yılları sürmüştü, belki de bu yüzden Adam ile uzun süredir arkadaştı, onu yargılamıyor sadece eğlencesine bakıyordu. Adam önce annesini sonra babasını kaybettiğinde Bab yanındaydı, Bab büyükannesini kaybettiğinde Adam yanındaydı. Adam evlendiğinde Bab yanındaydı, Bab’ın baba olacağı gün sabaha kadar uyumayıp hastanede pinekleyen kişi Adam’dı, Her zaman birbirlerine destek olup kötü günlerde de iyi günlerde de birbirlerinin arkasında durmuşlardı. —----------------------------------------------------------------------------------------------------- Adam’ın nefes alışverişleri yavaşladı, Asia’nın yüzünde de aynı dehşet ifadesi vardı. Bab’ı tüm kasaba tanır ve severdi. “Hemen geliyorum!” Adam telefonunu kapatıp koşarak hastanenin çıkışına giderken Asia onu durdurdu, yanlış duymuş olmak için dua ederek kolundan çekiştidi. “Ne oldu dedin? Bizim Bab mı? O koca adamı testere ile bile indiremezsin saçmalama! Bir sorun olmuş olmalı!” Adam dudağını ısırarak Asia’nın elini kolundan nazikçe çekti, aynı şeyi tekrardan söylemek istemiyordu. Hasta hissediyordu, her an kusacakmış hatta bayılacakmış gibiydi, sanki uyandığı zamandan çok daha kötü durumdaydı, o an başında ağrıdan bir yarık açıldığına yemin edebilirdi ama kanıtlayamazdı. “Sonra konuşalım, gitmem gerek.” Asia hiçbir şey demeden kolunu bağlayıp sedyeye oturdu, ağlamamak için kendini zor tutuyormuş gibi gözüküyordu. Adam gittiği anda kafasını yastığa gömecekti, o saatte hiçbir hasta gelmezdi zaten. Adam hızını kontrol edemeden hastane zeminine düşüp yine kontrolsüz şekilde ayağa kalkarak koşmaya devam etti, o an onu gören birisi ölüme bir yıldan daha az zamanı olduğunu düşünebilirdi. Her yere düşecekmiş gibi hissettiğinde kendini zorla ayağa kaldırıyordu, sanki içinden bir şey ona “Kalk! Koş! Savaş!” Diyormuş gibiydi. Bab’ın katilinin kim olduğunu ne olursa olsun bulacağına yemin etti, ne kadar hasta olursa olsun işini şansa bırakmayıp sahada kendisi inceleme yapacak, sorumlusunu bulacak ve onunla bizzat ilgilenecekti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE