Yalancının mumu 4. Bölüm

1277 Kelimeler
Yalancının mumu  4. Bölüm **** Akşam iş çıkışı Hasret direk Ceren ve Aylin'in evine geçti. Kızların ödünç verdiği kiyafetlerden birini giydi. Her ne kadar giydiği dar ve kısa kıyafet içinde rahat değilse de kızların ısrarı uzetine giymişti. Ayrıca Bara da kot pantolon penye tişörtle gidecek değildi ya. Üç kız Bara giriş yaptıklarında bir kaç genç delikanlı onlara dönüp beğeniyle baktı. Güzel ve alımlı kızlardı. Kıskanç bakışları da beğeni dolu bakışları da ayırt edebiliyorlardı. Hasret giydiği dar elbiseden rahatsız olarak çekiştirip dururken, kızlar ortadaki masalar yerine Bara geçmeyi önerince üç kız uzun bar sandalyelerine sıralandılar. Bazı bakışların dönüp dönüp onları sürmesi Hasret'i aşırı rahatsız edince kızlara döndü. "Bana bakın uslu durun, gece gece bana adam dövdürtmeyin" "Kızım sende ne öyle kadınmısın boydguard'mı belli değil. Azıcık etrafına bak, fıstık gibi kızsın ya." "Ben halimden memnunum Ceren'cim. Hem benim ne suçum varki nerde dangalaklar var beni buluyor, benim elimde armut toplayacak değil ya" Bu kız iflah olmazdı. Ceren kendi işine baksa daha iyi olacaktı. "Akıllanmazsın sen ya" "Kızlar ben buraya bayıldım. Hey yakışıklı bi mojito, buzlu olsun." Aylin sanki tek başınaymış gibi konuşmalara dahil olmadığı gibi tek odak noktası bulunduğu mekandı. Eğlenmeye gelmişti ve bu akşam sıkıcı konular ilgisini çekmiyordu. "Bak Aylin hiç oralı oluyor mu? sende benimle uğraşma etrafa bak yakışıklı çocuklar falan vardır belki ha" "Kızlar çok kasıyorsunuz kendinizi. Alt tarafı bi kaç saat eğlenip bi şeyler içeceğiz. Koca bulmaya gelmedik" Aylin bi elinde kokteyli arada yudumluyor ve oturduğu yerde müziğin ritmine uyarak dans ediyordu. "Pekala kim ne istiyorsa onu yapsın. Sen ne aldın?" Geldiklerinden beri bir şey içmediklerini fark etti Hasret ve Ceren. "Mojito. Enfes bi tadı var bayılıyorum buna" "Aman sakın ha bayılayım deme ayıltmaya uğraşamam" İki kızda hatırladıkları ile gülerken Aylin çoktan bardağı bitirmişti. "Alt tarafı bir iki kere sarhoş olduk. Abartın abartın" Kızlar kendi halinde eğlenirken diğer tarafta başka bir üçlü onları kesiyordu. "Ee nasıl? Eğleniyor muyuz beyler?" "Fena değil. Yalnız seninki radarları açmış yine Levent. Ava çıkmış baksana" Murat ve Levent etrafı Şahin gibi sezen Onur'la alay ederken Onur iş peşindeydi. Bu gece kesinlikle bu mekanda iki sapla takılmaya niyeti yoktu. "Offf! Hedefler Saat dokuz yönünde beyler. Çok güzeller oğlum" Murat ve Levent, Onur'un başıyla işaret ettiği tarafa dönüp baktı. Barda altı yedi kişi vardı. Kimi yalnızdı kimi de eşli. Neden sonra herkesten ayrı oturan üç kızı fark ettiler. "Kızıl olanı tam bir afet yalnız. Şimdiden söyleyeyim bu gece o benim ona göre sulanmayan ha" kendinden o kadar emindim ki Levdnt, gördüğünde ilk dikkatini çeken uzun boylu kızın kızıl saçları olmuştu. "Bi dakka bi dakka! bu o! harbi o. Vallaha da o. Bak bak dünya küçük işte. Cadı'ya bak sen. Gündüz bana atar çek gece barlarda ha... Şimdi elime geçtin cadı." " Ne cadısı? Kimden bahsediyorsun Murat" "Başımdan cola döken cadı" "Hangisi, kumral olan mı yoksa kızıl?.. deme sakın!" "Şu esmer olan çok acayip bişey yalnız ha, ben şununla bi tanışayım bari, izninizle beyler" "Dur oğlum nereye? cadı o işte esmer olan. Gitte seninde kafaya bi'şey döksün" "Gündüz bahsettiğin çırpı bacaklı çalı süpürgesi saçlı kız bu mu şimdi?" Onur kızlardan gözlerini alamıyordu. "oğlum bu kız fıstık gibi be, bir içim su mübarek sütün gibi bacakları var ha, of anam of" "Kes sesini ulan sapıklığın tuttu yine kovduracaksın bizi gerizekalı" "Sen işini bilmiyorsun, şimdi izlede kardeşinden biraz ders al canım, izninizle "Git ulan, gitte gör gününü" "Ne biliyorsun belki tavlar kızı belli mi olur" "Bu mu tavlayacak? hemde o cadıyı. Hah!" "Yavaş için ya, daha şimdiden hızlı gidiyorsunuz" "Boşver Hasret. Kızlar az önce masada ki bize bakanlardan biri buraya doğru geliyor bakalım talihli kim" "Yakışıklı çocukmuş yanlız." Aylin kendilerine doğru gelen genç adamı beğenmişti. "İyi akşamlar kızlar sanırım üçünüz takılıyorsunuz değil mi?" "Evette siz kimsiniz önce onu öğrenseydik yani" Tabi ben Onur. Turist olarak geldik diyelim Antalya'ya." "Ceren ben" elini uzatır tokalaşırlar. "Aylin" Hasret bi anda eğlencelerine dahil olan bu çocuktan hiç haz etmemişti. Aynı gün içinde iki çapkınla denk gelmek pek iç açıcı sayılmazdı. "Peki ya siz güzel bayan, sizinle de tanışmamın bir sakıncası yok ya. Bu arada çok güzelsiniz." Aylin adamı kendi için seçerken bir anda Hasret'e iltifat etmesine bozulduysa da çok belli etmedi. " Biz tanışmasakda olur canım" "Ama neden, insanlar konuşa konuşa, Hayvanlar koklaşa koklaşa değil mi ya." " Öyle tabi canım, Hasret biraz sıkılgandırda, arkadaşlarınız gelmiyorlar mı acaba?" "Adınız demek Hasret? ne güzel bir isim böyle size çok yakışmış, Hasret. Kulağa çok hoş geliyor" " Ben şimdi sana bi tane patlatacam, hiç bi ses hoş gelmeyecek sana" Hasret yeni dövme temalı hayallerinden birini gerçekleştiriyordu. " "Sus kızım ya duyacak şimdi" "Napim duyarsa duysun, siz sardınız bu yapışkanı başıma" Murat ve Levent'te yanlarına geldi. Levent ilk gördüğü kızılın yanındaki bara geçip oturdu. "Merhaba, oturabilir miyim?" "Tabiki. Bu arada merhaba" Murat bugün öğleden sonrasını heba eden kızın karşısına geçip kollarını birbirine bağladı" "Merhaba cadı" Hasret duyduğu tanıdık sesle oturduğu sandalyeden döndü ve hayretler içinde kaldı. Bu oydu. Buzlu kolanın sahibi. "Sen, ne işin var burda senin?" "Ben bu otelde kalıyorum tatlım. Asıl senin ne işin var burda? beni mi takip ediyorsun yoksa, kabul et etkilendin değil mi?" "Ne takip edicem seni be, hem kaşınma yine istersen, buzlu cola kesmedi heralde" Bütün öğleden sonrasını meşgul eden bu kızla uğraşmanın ne kadar hoşuna gittiğini yeniden hatırlamıştı. Tam bir şey diyecekken Onur müdahale etti. "Murat lütfen biraz daha kibar olur musun? kusura bakma Hasret'cim istersen biz seninle ayrı bi masaya geçelim ne dersin?" Ne saçmalıyordu bu yapışkan? "Ayrı masa diyorsun.Bak şimdi konuştun işte. sen benimle dalgamı geçiyorsun be. ne yapışkan şeymişsin ya, deminden beri cik cik cik öttün durdun tepemde Murat gülüyordu. Ekipteki en geveze ile de anca bir cadı başedebilirdi zaten. "sen ne gülüyorsun tiyatromu oynuyor burda? hayret bişey" "Ağzımın kirasını sen mi ödüyorsun güzelim, kime, neye istersem gülerim" " Yok akıllanmamışsın sen belli, terbiyesiz ya! İkinciyi istiyorsan söylemen yeterli bak. Hiç üşenmem" "Sen ne şirret bişey mişsin? azıcık arkadaşlarından kadınlık dersi al, bu gidişle evde kalırsın demedi deme. cadılara kimse bakmıyor güzelde değilsin zate" "Sana kalacak değilim merak etme. Hem seni ilgilendirmez, sen asıl kendi derdine yan. senin gibi yontulmamış odunu kim napsın" Bu konusma nereye doğru gidiyordu ikisi de bilmiyordu. "Ağzını bozma fena olur" " Yok ya, naparsın acaba" " Sana uymayacağım, ben iyi aile terbiyesi görmüş biriyim sonuçta, senin gibi bir cadıyla uğraşamam" "Sevsinler senin terbiyeni. İyi aile terbiyesi görmüş adam hiç görmedik sanki, şuna korktum desene" " Ben korkmam, hadi canım seninle uğraşıp gecemi berbat edemem şimdi" " Bende seninle uğraşamam asıl, kızlar buranın havası bozuldu iyice hadi gidiyoruz" Ceren Levent'le, Aylin'de Onur'la gayet samimi konuşuyordu, ikiside Hasret'i duymuyorlardı.. " Alooo kime diyorum kızım ben, gidiyoruz dedim" " Hasret lütfen daha yeni tanıştım, biraz daha kalalım" " Siz gidin isterseniz ben kalıyorum canım" "Kızlar masamıza gelin lütfen, ne içersiniz" " Evet ya gece yeni başlıyor ." Murat onları izleyerek Hasret'in haline gülüp eğleniyordu. " Bencede öyle, sanırım bazıları eğlenmeyi bilmiyor. Siz keyfinizi bozmayın" "Sen susarmısın lütfen" Kızlara dönüp usulca "Ben o masaya hayatta oturmam" Dedi Hasret. Bu adamın eline ona üstünlük taslayacak koz vermeyecekti. " Of Hasret, nolur sanki bikere değil bizim dediğimizi yapsan" " Boşver Ceren istiyorsa burda kalsın, biz eğlenmeye geldik buraya sonuçta hadi masanıza geçelim beyler" " Önden buyurun kızlar " Aylin bazen bu kendini düşünme işini fazla abartıyordu. Bu iki nankörü buraya o getirmişti ve şimdi iki yakışıklıya kaç yıllık arkadaşlarını satıyorlardı. "Salaklar, kabahat bende ne diye sizin aklınıza uyup geldim ki sanki" diğer grup giderken Hasret az önce kalktığı sandalyeye geri oturdu. " Arkadaşların seni sattı e tabi onlarda haklı yani, somurtup oturan biriyle eğlenilmez değil mi?" Murat kızın durumundan kendine vazife çıkarıyordu. "Defolup gider misin?" "Burası halka açık bir yer, ama sana meraklı değilim zaten" "Bilmukabele" Bir süre yalnız ve sessiz takılan çiftten Hasret'in yanına bir adam geldi. Duruşu onu rahatsız ediyordu. ****
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE