Okul zili çaldığında içim hafifledi. Öğrenciler koridorlarda koşuşturuyor, öğretmenler eşyalarını toparlıyordu. Ben de fırsatı değerlendirip sessizce çıkış kapısına yöneldim. Burak ve Semih Hoca hâlâ odalarda işlerini tamamlarken, kalabalığın içinde kayboldum. Dışarı çıktığımda serin hava ciğerlerime doldu. Adımlarımı hızlandırarak eve doğru yürüdüm; okulun kalabalığı ve gerginliği hâlâ üzerimdeydi. Her adımda Burak’ın çantasındaki zarf, Semih Hoca’nın bakışları ve odadaki karmaşık dengeler beynimde dönüp duruyordu. Eve vardığımda kapıyı sessizce açtım ve içeriye adımımı attım. Sessizlik öylesine yoğundu ki, ayakkabılarımı çıkarırken çıkan hafif ses bile kulağımda yankılandı. Çantamı köşeye bıraktım, bilgisayarımı açtım ve derin bir nefes aldım. Artık güvenli bir alandaydım; kimse beni i

