13. FIRAT

1457 Kelimeler
“Abi yeter, elinde kalacak” dedi Kerim kolumdan tutarak. “Yetmez! Ne yapsam yetmez! Ölse de yetmez Kerim!” diye bağırdım. Ayaklarımın altındaki Ahmet’e sinirle bir tekme daha attım. “Ağam vallahi bilmiyordum. Bilsem önünde başımı bile kaldırmazdım” dedi Ahmet yalvararak. Yine aynı yemini etti. Dila’nın soyadını bilmiyordu. Söylediği acıydı ama muhtemelen gerçekti. Dila Sancar olduğunu söylememiş olabilirdi. Ama yinede o an gözümün önünden silinmiyordu. Dila’nın korkan gözlerle bu şerefsize bakışını hazmedemiyordum. Hiçkimseden, hiçbirşeyden korkmayan Dilayı ilk kez böyle korkarken görmüştüm. “Toplayın şunu, götürün depoya” dedim. “Abi” diye söze başladı Kerim.İitiraz edeceğini bildiğimden hemen önüne geçtim. “İşim daha bitmedi!” dedim sinirle. Pencerenin kenarında korkarak beni izleyen Adem ve oğluna döndüm. Adem’in boğazına yapıştım ve pencerenin camına yaslanana kadar ittirdim. Nefesi kesilene kadar sıktım boğazını. “Karım ne istediyse o olacak! Kızını evlendirdiğini duyarsam eğer bu şerefsize yaptıklarımın aynını yaparım sana da!” dedim. Hafifçe kafasını sallayıp birşeyler söylemeye çalıştı ama boğazındaki elim buna engel oldu. “Bu duyduklarını, gördüklerini herkese anlat! Anlat ki benim karıma dokunmayı düşünenin dahi başına neler geleceğini bilsinler!” dedim. Arkadan küçük Dila’nın hıçkırık sesini duydum. Kapıdan girmiş dağılan salona, yerde kanlar içindeki Ahmet’e ve bize bakarak ağlıyordu. O korkak halini görünce Adem’e daha da sinirlendim. “Bu kız mı gelin olacaktı ulan!” dedim ve kendime hakim olamayıp kafasını sertçe pencereye çarptım. Camın kırılma sesi yankılandı salonda. Adem’i bıraktıktan sonra Dila’nın yanına gittim. “Bundan böyle ne derdin olursa bana söyleyeceksin” dedim ve çıktım evden. Arkamda Ahmet’in sürüklenirken çıkardığı inleme seslerini duyuyordum. Çocuklar onu arkadaki arabaya götürürken bende kendi arabama geçtim. Dila’nın hala korktuğunu hissediyordum. O hali beni daha da sinirlendiriyordu. Çekinerek baktı üzerime. Gömleğime sıçrayan kanları ancak o zaman farkettim bende. Biran önce eve varmak için gaza bastım. Soyadınızı adımın yanına yakıştıramıyorum demişti. O söz yankılanıp durdu kulağımda. Sadece Dila Sancar deseydi tüm bunları yaşamak zorunda kalmayacaktı. Ama soyadımı hala kabullenemiyordu. Üstelik ben onu karım olarak kabullenmeye başlamışken.. Konağın kapısına geldiğimizde Dilayı hemen odaya gönderdim. Annem telaşla karşıladı bizi. Annemi geçiştirirken Fırat’ın sesini duydum. “Dila? Dila iyi mi?” dedi panikle. Fırat’ın Dilaya her bakışı aklımı kurcalıyordu. Şimdi onun için endişelenmesine tahammül edemedim. “Sanane lan! Size ne! Ne sorgusu bu?” dedim sinirle. “Ona birşey mi yaptın!” diyerek hızla üzerime doğru geldi Fırat. “Sanane Fırat! Kendi işine bak!” “Dila nerede?” diyince dayanamayıp bende üzerine doğru yürüdüm. Annem araya girdi ve “Odasında Dila. Birşeyi yok!” dedi onu rahatlatmak isteyerek. “Ona ne anne! Benim karımdan ona ne!” diye bağırdım annem. Ardından Fırat’a döndüm. “Fırat benim canımı sıkma! Haddini bil!” “Yeter! Bir kız için mi kavga edeceksiniz!” dedi annem bağırarak. Fırat annemin iteklemesiyle geri gitti. Birçok şey söylemek geçti içimden. O gün olanlar geldi yine aklıma. Reyhan’ın kararının verildiği gün amcama berdeli kabul etmeyeceğimi söyleyip çıkmıştım yanlarından. Kapıda Dilayı görmüştüm sonra.. Başta öfkeyle bakıyordu. Sonra Ferhat geldi ve birşey söyleyerek yüzünü güldürdü. Nispet yapar gibi bize bakarak güldü. Fırat’ın bakışlarını o zaman fark ettim. Dikkatle bakıyordu Dilaya.. Dila içeri girdi ve kısa süre sonra çıktı. Gülen yüzü solmuştu, gözleri buğulanmıştı. Ne dediğini duyamadım ama abisine bağırıyordu sinirle. Bu halini hiç sevmedim, o dik duruşlu kıza yakıştıramadım buğulu gözleri. Yarım saat sonra berdel kararı verildi. Benim reddetmeme ragmen karar verilmişti. Amcamı kenara çektim, “Amca olmaz demiştim..” diye sinirle söze girmiştim ki, “Fırat kabul etti” diyince şaşırdım. “Ne zaman? Benim neden haberim yok!” “Önce bana söyledi. Bende babana kabul ettiğinizi söyledikten sonra berdele karar verilmiş oldu” “Fırat nasıl kabul eder amca?” “Orasını bilmem ama berdel kararı çıktıktan sonra evlenmesi gerekenin sen olduğuna karar verildi. Hayırlısı olsun yiğenim” diyip sırtıma vurdu iki kez. “Ne diyorsun amca! Fırat kabul etti, o istedi. Ben bir Ayanoğlunu gelin almam” dedim sinirle. “Söz ağızdan bir kere çıktı, berdeli kabul ettiğimizi söyledim. Baban hanginiz olduğuny anlamadı başta. Fırat olduğunu söyledim ama o kabul etmedi. Büyük sensin diye, Ayanoğluna anca sen hakim olabilirsin diye seni uygun gördü. Karar verildi Berzan” dedi ve beni yalnız bırakıp kalabalığa doğru gitti. İleride babam,Ayaz,Cihan ve Fırat’ı gördüm. Babam seslenip beni yanına çağırdı. Fırat dışında herkes gergin ve sinirliydi. “Karar verildi, berdel olacak” dedi babam. Fırat’a dönüp baktım. “Ayanoğullarının kızıyla evlenecek Berzan” dedi. Fırat’ın yüzündeki mutluluk yerini önce şaşkınlığa bıraktı. Dönüp bana baktı ve göz göze geldik. O saniyeden sonra Dila yengesiydi onun.. Soramadım neden berdeli kabul ettiğini, alacağım cevabın ağırlığıyla ezilmekten korktum. Ama asla aklımdan çıkmadı. ‘Dila iyi mi?’ sorusunda bambaşka anlamlar vardı. Annem Fırat’ı alıp odasına çıkartırken bende Dila’nın yanına, odaya çıktım. Dila’nın soyadımı kabul etmemesine Ahmet ve Fıratta eklenince sinirlerime hakim olamadım. Girer girmez üstüne yürüdüm. O kaçtıkça ben ilerledim. Sırtı dolaba çarpınca durdu, aramızdaki mesafeyi kapatıp ona yaslandım. Yok sayılmanın öfkesi sardı. “Bana sormadan hiçbir yere gitmeyeceksin demedim mi Dila! Hiçbir işe karışmayacaksın demedim mi Dila!” diye bağırdım. Her zaman sinirle bana karşı çıkan kadın korkuyordu şimdi, titriyordu karşımda. “Berzan ben..” “Ben ne Dila! Sen benim sözümü çiğnedin!” “Ben o kız için..” “Benim sözümü çiğnedin” “Gitmeseydim kızı vereceklerdi” “Ben gidecektim zaten Dila! Zaten engel olacaktım” bakışlarındaki korku yerini şaşkınlığa bıraktı. “Söyleseydin eğer..” dedi üzgünce. Dilayı kontrol edememek beni deli ediyordu. Hayatımda ilk kez birine sözüm geçmiyordu, güvenemiyordum. İlk kez biri böyle direniyordu. Evlenirken görmezden geleceğim, yok sayacağım bir Ayanoğlu kadını olacağını düşünmüştüm ama Dila’nın varlığını bir an bile unutamıyordum. Bazen sinirle bazen de başka sebeplerle aklımdan çıkaramıyordum. Bileğine kaldırıp baktım. Ahmet şerefsizinin Dila’nın teninde bıraktığı izi gördüm. O izin misliyle fazlasını yapmıştım ona ama şimdi Dila’nın ince bileğindeki morluğu görünce daha da fazlasını hakettiğine emin oldum. Ahmetle ilgili kararımı verdim. “O adam sana birşey yaptı mı?” “Hayır” dedi korkarak. Benden önce başka birşey yaptı mı, başka yerine dokundu mu diye içim içimi yiyordu. “Birşey yapamadan sen yetiştin” dedi sakince. Ya yetişemeseydim ne olurdu diye geçirdim içimden. Kısa bir saniye o tokatın Dila’nın yüzüne çarptığını düşündüm. “Soyadını sakladın mı o kansızdan?” “Saklamadım” dedi. Dila Sancar diyebildi mi yani? “Kim olduğunu bilmediğine yeminler etti” “Doğru söylüyor bilmiyordu. Herşey biranda oldu zaten Berzan” Yine Dila Ayanoğlu vardı karşısında. Karım olmayı asla kabul etmeyen düşmanımın kızı.. “Adının yanına yakıştıramadığından değil yani?” “Berzan gerçekten söyleyecek zaman olmadı. Ben herşeyi halletmiştim zaten” “Halletmiş miydin?” “Evet. Babası ikna olmuştu. Soyadına gerek kalmamıştı” Hala soyadına diyordu, soyadıma değil soyadına..Her geçen saniye daha da sinirleniyordum. “Gerek kalmamıştı ha? Nasıl ikna oldu o herif?” “Derdi paraydı zaten, istediğini vereceğime söz verdim” “Senin cebindeki para benim Dila. Sancarların parası. Gerek kalmadı diyorsun ya ama o para bu ailenin parası” “Babamdan da isteyebilirim” diyince sinirle güldüm. “Beni daha da delirtmek için mi?” diye bağırdım. Ahmet’i öldürüp öldürmediğimi sorunca duraksadım. Ahmetten bahsederken korkuyordu hala. Hakettiğini bulacaktı elbet ama Dilayı daha da korkutmak istemedğimden sustum. Sancar soyadından kimseye el kaldıramaya cüret dahi edemeyeceklerini cümle aleme duyuracaktım. “Sen hala Berzan Sancarla evli olduğunu anlamamışsın. Ama ben sana çok iyi anlatacağım Dila. Yarın odadan dahi çıkmayacaksın! Yangında çıksa depremde olsa feryat figanda duysan çıkmayacaksın bu odadan!” diye bağırdım. Geriye çekildim ve hala dinmeyen öfkemi Ahmet’den çıkarmak için gitmeye karar verdim. Kapıye elimi atmıştım ki, “Artık karılık görevinide yerine getireceksin! Hazırlan Dila!” dedim ve çıkıp gittim. Hemen depoya gittim. Hiçbirşey düşünmemeye çalıştım. Sadece sinirimi çıkardım Ahmet’den. Yaptığının bedelini ödettim. Sabaha karşı çıktım depodan. Sonunda rahatlayabilmiştim. Çiftlik evlerinden birine gidip kafamı toparladım. Dilaya karılık görevini yerine getirmesini emretmiştim. Asla yapmayacaktım bunu. Daha o sözü söylerken biliyordum yapamayacağımı. Sadece benim olsun istiyordum. Kabul etsin, boyun eğsin istiyordum. Ama bu yolla değil.. Ona bunu yaşatarak yapmayacaktım. Sadece Sancar olduğunu anlasın istiyordum. Karım olduğunu anlasın.. Gün neredeyse bitiyordu ki konağa döndüm. İner inmez odamızın balkonuna baktım. Beni bekliyordu. Konağa girdim ve hızlıca odaya çıktım. Yatağın kenarında korkuyla bakıyordu bana, Önüne kadar geldim, titreyen ellerini gördüm. Yanakları kızarmıştı utançtan. Omzuna dökülen saçlarını geriye doğru atıp kulağına yaklaştım. “Karım olmaya hazır mısın Dila?” dedim hazır olmadığını göre göre. Bu boyun eğişinden zevk aldım. Bu eve geldiiği günden beri odayı saran kokusunu çektim içime. Kısa bir an kendime hakim olamayıp boynundan öptüm. Korkuyla sıçradı, beline sarılıp kendime çektim. Göğsü hızla inip kalkıyordu. Boynundan kaldırdım başımı ve gözlerine baktım. Hemen arkasındaki yatağa uzandık. Gözlerinden alamadım gözlerimi. Biraz daha ileri gidersem duramayacağımı anladım. Dila gözlerini kapattıktan sonra son bir kez baktım yüzüne,dudaklarına. Derin bir nefes aldım ve kalktım üzerindeb. Kendimi hemen banyoya attım. Kendime gelene kadar oyalandım. Ben çıktığımda Dila yataktaydı, uyumadığı belliydi ama ses etmedim. Sessizce yerime geçip uzandım bende. O kendini güvende hissedip uyuduktan sonra uykuya dalabildim bende.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE