SHAWN CORNHILL

926 Kelimeler
«Deliliğin bu dünyada vücut bulmuş hali!» Verildiği katolik yurdunda sadece birkaç gün sonra peder’in onun hakkında söylediği tek şey buydu. Cornhill ailesinin unutulmuş ferdi. İstemeyerek değil, tamamen öyle tercih ettikleri için. Dwell’in abisi Shawn Cornhill. Birkaç tahtasının eksik olduğunu daha çok küçükken anlamışlardı. Babasından mesleği öğrenmek yerine tamamen sonuca odaklı davranmaya çalışan bir öğrenciydi. Yediği dayaklar ve işittiği sonsuz nutuk onu bir an olsun değiştirmedi. Henüz altı yaşındayken babası tarafından tarikata emanet edildi. Onun mektubunda ise şunlar yazılıydı; Bu derdi sizin başınıza ördüğüm için üzgünüm fakat onunla başedemiyorum. Çok hızlı öğrenen bir çocuk fakat laf söz dinlemez!   Elbette yurttakiler de bu mektuba göre hareket ettiler. Sadece birkaç gün sonra namını tüm çocuklar duymuştu. Odasında yatan bir oğlana şeytan çıkarma ayini yapmak isterken onu eriyen mumla kör etmişti. Peder’in ona bunu neden yaptığını sorduğunda ise gülerek verdiği tek cevap «Pratik.» idi. Bununla da sınırlı kalmadı elbet. Çabuk öğrenmesi diğerlerinin işine yarasa da ustalık dövmelerini yaptırmamakta oldukça inatçıydı. Ona göre şaman öğretileri manipüle edilebilirdi. Fakat bu düşüncesi bir çaba getirmediğinde onu tecrit altına almışlardı. En kötü ihtimalle dövmeleri o bayıltıldıktan sonra yapılacaktı. O gece bir plan yaptı. İhtiyacı olan tüm kaynak bu yurttaydı. Tüm eski kitaplar, ayinler, büyüler, tılsımlar ve en önemlisi kutsal eşyalar. Ona göre bu «Amatörlere» ihtiyacı yoktu. Gecenin bir yarısı tecritten kaçtıktan sonra alabildiği tüm kaynakları topladı.   O geceden sonrası ise tüm kıtada basına yansıyacak bir olay yaşattı Shawn. Yurdu, içindeki 175 öğrenci, 28 rahibe ve 8 peder ile birlikte ateşe vermişti. Neyse ki ateşi en alt kattaki kaynak bölümünden başlatmıştı. Duman kısa sürede tüm katları sardığından herkes sağsalim kurtulabilmişti. Shawn ise ortalıkta yoktu.   Sadece yedi yaşında sokaklarda yaşamayı öğrendi. Eve gitmeyi hiç istemedi. Bir yandan çöplerde karnını doyururken diğer yandan yanına aldığı kaynaklardan bilgiler elde ediyordu. İki sene boyunca sokakta yaşadıktan sonra bir gün yaşlı bir adam tarafından keşfedildi.   Bir sokak arasında çöpleri karıştırıken arkasındaki adamın varlığı hissetti. Daha ağzındaki lokmayı çiğnerken ona doğru döndü ve gözlerinin içine baktı. Deri yelekli, siyah bandanalı ve her tarafı dövmelerle kaplı bu adam önce onun yüzüne güldü.   «İstersen içerde taze burger var.»   Bulunmaz bir nimetti Shawn için. Adamı takip ederek içeri girdi. Burası bir barın mutfak kısmıydı. Adam onu mutfaktan geçirerek barın içine soktu. Onun gibi giyinen ama yaşları birbirlerinden çok farklı olan onlarca adam vardı. Hepsi aynı anda Shawn’ın yüzüne baktı. Yaşlı adam onu bir masaya oturttu. Diğerlerinin yüzü gülüyordu. Onlar da bir araya gelerek aynı masaya oturdular. Çok geçmeden Shawn’ın önüne taze pişmiş ve kokusu diğer sokaktan bile alınabilecek çok güzel burgerler geldi. Ve yanında da bir bardak kola. Shawn onların yüzüne baktıktan sonra yavaşça ilk burgerini eline aldı. Isırdıktan sonra gözlerini sıkıca kapattı. Bir eliyle de kolasına uzanmıştı ki aniden bardağın hemen arkasında duran birayı kaptı. Daha onlar ne olduğunu anlamadan ve bardağı ondan alamadan Shawn birasını çoktan bitirmişti. Birkaç saniyelik sessizlikten sonra herkes gürültülü bir kahkaha patlattı. Shawn’ın da yüzü gülüyordu. Kendini onlara sevdirmeyi başarabilmişti. Fakat zaman geçtikçe bu adamlar gerçek yüzlerini göstermeye başladı. Onlar bir çeteydi. Sonraki senelerde Shawn her türlü pisliği ve düzenbazlığı öğrenmeye koyuldu. Eğer yaşamak istiyorsa bunları yapması gerektiğine inandırılmıştı. Silah kullanmanın inceliklerini de onlardan öğrendi elbette.   16 Yaşındayken verdikleri borcu almak için bir mekana gitmişlerdi. Gece kulübüne benzeyen bu yer aslında uyuşturucu ticaretinin en fazla olduğu yerlerden biriydi. Birbiri ardına patlayan ışıkların ve kalabalık insanların arasından geçerek müdürün odasına çıkan merdivene vardılar. Merdivenin başında uzun boylu iki kişi bekliyordu. Shawn önden girmeye çalıştığı sırada adamlardan birisi onu bir çırpıda geriye doğru ittirdi. Diğerleri adamın yüzüne bakarken Shawn gülüyordu. Gözlerini kapatıp gülmeye devam etti. Onun bu hareketi adamın sinirlerini bozmuştu. Hızla üstüne yürümeye başladı. Ensesinden tutup havaya kaldırmak için eğildiği sırada aniden donakaldı. Daha adam onu tutamadan Shawn elindeki bıçağı adamın boğazından sokarak ensesinden çıkarmıştı. Yavaşça yere yığıldı. Kan ciğerlerine dolarken aynı anda boğazından dışarı çıkan hava iğrenç bir ses çıkarıyordu. Shawn üstünü düzelttikten sonra ayağa kalktı. Diğer adam oradan hemen uzaklaştı. Diğerleri yerde can çekişen adama bakarken o merdivenlerden çıktı. Ahşap bir kapı tam karşısındaydı. İçerden bir adamın ve iki kadının gülme sesleri geliyordu. Biraz geri giderek var gücüyle kapıya bir tekme attı. Kapı kırılarak odanın içine doğru düştü. Kadınlar aniden yerinden kalktı. Adam ise purosu hala ağzında kapısını kıran bu gence bakıyordu. Silahına sarıldığı sırada Shawn elindeki bıçağı adama doğru fırlattı. Bıçak omzuna saplanmıştı. Büyük bir acı içinde bağırdı. Gözlerinin içine baktı. Eliyle korkmuş kadınlara çıkmaları için işaret etti. Kadınlar korku içinde onun yanında geçerek merdivenlerden aşağıya indi. İşler o zaman karışmıştı. Az önce boğazını deldiği adam kendi kanında boğularak ölmüştü. Kadınların çığlığı gece kulübündeki sesi bastırdığında tüm müzik sustu ve ışıklar aniden açıldı. Adamın ölüsünü gören herkes birbirlerini ezerek oradan kaçmaya başladı. Fırsattan istifade Shawn’ın yanındakiler de oradan sıvışmıştı.   Adamın gözlerinin içine baktı. Gözlerine bakmaya devam ederken palto askısına doğru yürüdü. Kahverengi ve kaliteli deriden yapılmış paltoyu hemen üstüne giydi. Askıda duran şapkayı ise eline aldı. Yavaşça masaya doğru yürüdü.   «Para hazır mı?»   Adam korkulu gözlerle ona bakarken yerinden zorla kalktı ve kasayı açtı. Bir çanta para oradaydı. Çıkardıktan sonra masanın üstüne koydu.   «Al! Hepsini al!»   Shawn yüzüne baktı. Güldü. Masadaki silahı eline aldı. En sevdiği silah türüydü. Altı patlar bir Smith colt. Silahın namlusunu yavaşça burnuna doğru götürdü ve kokladı.   «Çok az kullanılmış.» Silahın simidini açtıktan sonra mermilere baktı ve geri kapattı.   «Ne yapıyorsun! Çıldırdın mı!»   Adam korkmuştu. Shawn yavaşça silahı ona doğru doğrulttu. Aslında bunu yapması için hiçbir sebep yoktu. Silahtan çıkan ilk mermi adamın burnunu parçalayarak içeri girdi ve beynini de parçaladıktan sonra kafasının arkasından çıktı. Arkasındaki duvar beyninden parçalarla doluyken diğer beş mermiyi de vücudunun farklı bölgelerine sıktı. Mermisi bittiğinde önünde yatan adama baktı. Güldükten sonra namluyu tekrar burnuna götürdü ve kokladı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE