O gece rüyamda koşuyordum. Elimden kayan bir el… gölgeler arasında kaybolan bir siluet… ardından Lucas’ın yankılanan sesi: “Bana inan…” Uyandığımda kalbim deli gibi çarpıyordu. Ter içinde kalmıştım. Gökyüzü hâlâ karanlıktı. Sabah olmamıştı. Ama içimde doğmak üzere olan fırtınayı hissedebiliyordum. Mira'nın dün geceki sözleri hâlâ kulaklarımdaydı. “Sana güvenmemesi için tek sebep yeterliydi. Ve sen… ona daha fazlasını verdin.” Lucas’a güvenmeye başlamıştım, evet… ama güven dediğin şey tek bir cümleyle darmadağın olabiliyorsa, o zaman zaten hiç sağlam kurulmamış demektir. O an bir karar verdim. Artık beklemeyecektim. Kendi cevaplarımı kendim bulacaktım. Sessizce yataktan kalktım. Lucas hâlâ uyuyordu, yüzü huzurluydu. Öylece baktım bir süre. Bu adam gerçekten beni korumak istiyor muydu,

