15. Bölüm: Şans

1711 Kelimeler
Sonunda eve girdiğimizde Fadime Teyze çok güzel bir çay demlemiş ve yanına da harika kekler yapmıştı. Önceden yaptığı bu hazırlık için ona teşekkür edip biraz da mahcup olmuştum. Zahmet etmişti. Yaşına göre oldukça genç ve dinamik olan Fadime Teyze'ye hayranlıkla bakıyordum. Biz bile bu yaşımızda her şeyden bıkıp şikayet ederken, yorulurken hatta yaşlandım artık derken, Fadime Teyze ise kendini daha genç hissettiğini söylemişti. Onun bu enerjisine hayran kalmaya devam etmiştim. Belki de onu örnek almalıydım. Onunla sürekli zaman geçirip enerjimi bile toplayabilirdim. Beni biraz bile deşarj etse bana yeterdi. Çayımı yudumlayıp göz ucuyla Çağrı'ya baktığımda elindeki çay bardağına bakıp dalıp gitmişti. Her ne kadar morali az önce biraz bile düzelmiş olsa da canı sıkkındı. Babasına olan siniri geçmek bilmiyordu sanki. Fadime Teyze'ye baktığımda onun da Çağrı'ya baktığını gördüm. Sonra gözleri bana döndü ve dudaklarını birbirine bastırıp göz ucuyla bana Çağrı'yı işaret etti. İç çektim ve başımı iki yana salladım. Çağrı hiç konușmuyor, bana bakmıyordu. Sanki bizimle aynı ortamda olduğunu unutmuş gibiydi. Ona bir an için burayı hatırlatmak istedim ve önümdeki sehpaya çay bardağımı bırakıp derin bir nefes alıp verdim. Fadime Teyze'ye bir bakış attıktan sonra ayağa kalktım ve Çağrı'nın yanına gidip oturdum.  "Hey!" dediğimde irkildi ve bana baktı. Şaşırdığı için elindeki bardağı düşürecekken son anda tuttu. Bakışları gözlerimde iken kaşlarımı çattım.  "Çok kötü bir ev sahibisin." Kaşlarını kaldırıp bu dediğimi anlamaya çalıştı. Fadime Teyze'ye baktığımda gülümsedi. Ben de gülümsedim ve tekrar Çağrı'ya baktım. "Bana evini gezdirmeyecek misin? Evinin diğer kısımlarını merak ettim." Bardağını önündeki sehpaya koyup bakışlarını yine benim gözlerime çevirdi. Derin bir nefes alıp verdikten sonra mırıldandı. "Gezdireyim," diye konuştuğunda kaşlarımı çattım. Şu an bana karşı sırıtması gerekiyordu ama öyle olmamıştı. Az önce moralinin düzeldiğini düşünmüştüm. Ama anlaşılan dıştan öyle gözükmüştü. İçten hala oldukça sinirli ve gergindi. Onu daha önce böyle görmediğim için nasıl davranmam gerektiğini de bilmiyordum. Bu haline alışkın değildim. O benim için sürekli eğlenen ve gülen Çağrı olarak kalmıştı. Bir yandan da pişmandım. Çağrı benim her halimi bilirken ben onun çoğu özelliğine yabancıydım. "Çağrı," dedi Fadime Teyze. "Biraz kendune gel da!" Yine şiveli sesine gülümserken göz ucuyla ona bakmıştım. Bakışlarım yeniden Çağrı'yı bulduğunda dudaklarının hafifçe kıvrıldığını gördüm. Neyse... en azından biraz gülümsemişti. Buna da şükür. "İyiyim ben. Bana öyle bakmayın," dediğinde tek kaşımı kaldırdım.  "Bana pek öyle gelmedi Çağrı," dedim homurdanarak. "Hadi beni sinirlendir." Önce bana şaşkın şaşkın baktı. Sonra da başını iki yana sallayarak güldü.  "Duru," deyip nefesini dışarı verdi. "Sen de bana bu teklifi yapıyorsan artık... Dıştan bayağı bitik görünüyorum." Sırıttım. "Eh! Biraz da yaşlandın sanki. Yirmi beş değil de, otuz gösteriyorsun. Yani bana göre öyle." Kaşları çatıldığında içten içe mutlu olmuştum. Onu sinir eden taraf bir anda ben olduğum içindi bu mutluluk. "Niye öyle bakıyorsun? Yalan mı?" dedim kaşlarımı kaldırarak. Onu biraz daha gaza getirip dikkatini tamamen bana vermesini sağlıyordum. En azından babasını düşünüp sinir olacağına beni düşündün. Bence mantıklı... "Ne yaşlanması kızım?" dedi ve ciddi ciddi telefonunun kamerasını açıp kendine baktı. Kaşlarını çatıp kendini incelemesine karşılık dudaklarımı birbirine bastırdım ve gülmemeye çalıştım. Hemen ciddiye almıştı ve kendine bakmıştı. Belki de bu konuya kafayı takıp günlere başımın etini yiyecekti. Ama olsun, ben buna katlanabilirim. "Yakında saçlarına beyaz bile düşer," dediğimde başını hızla bana çevirdi. Gülmemek için kendimi sıktım. Yüz ifadesi bayağı komikti. Demek yaş ve yaşlılık konusunu ciddiye alıyordu. Hem de fazlasıyla.  "Hadi oradan," deyip bana gözlerini kısarak bakmaya başladı bu sefer de. "Omuzlarımı kaldırıp indirdim. "Ben olanı söylüyorum Çağrı. Gerçekleri kabul et. Yaşlanıyorsun." İyice sinir olmaya başladığı belli ediyordu. Hemen Fadime Teyze'ye bakıp konuştu. "Sence de öyle mi Fadime Teyze?" Ben de ona dönünce Fadime Teyze bana baktı ve sonra gözlerini ona çevirdi. Muhtemelen o da benim oyunuma dahil olacaktı.  "Valla oğlum. Başta öyle düşünmedim ama şöyle bir düşününce ve sana bakınca sanki Duru haklı gibi. Yani ben de hak verdim." Dudaklarımı birbirine bastırıp yüz ifademi düz tuttuktan sonra Çağrı'ya bakışlarımı çevirdim. Gözlerini kısarak ikimize de baktı ve ofladı. "Benimle dalga geçmeyin," dedi homurdanarak. Omuz silktim.  "Yoo," dedim kelimeyi uzatarak. "Ne dalga geçmesi? Biz gayet ciddiyiz." Gözlerini devirdi ve uzanıp burnumu sıktı.  "Yemezler kızım. Ben çıtırım çıtır!" dediğinde kahkaha attım.  "Çağrı ya!" dediğimde güldü. "Sen misin çıtır? Cidden öyle mi görüyorsun kendini? Yazık ya sana," dediğimde ise gülüşü hemen soldu. Kaşlarını yeniden çattı.  "Kızım sen niye benim moralimi bozuyorsun? Beni kıskanıyorsun bence. Gayet gencim ve yakışıklıyım. Senden daha dinamik duruyorum." Kaşlarımı kaldırdım ve Fadime Teyze'ye döndüm.  "Sen söyle Fadime Teyze," dedim gözlerimle Çağrı’yı işaret ederken. "Hangimiz daha genç duruyoruz. Çağrı'dan bir yaş küçüğüm. Onu da hesapla. Bir yaş da bir yaştır yani." Çağrı gözlerini devirdi yine. Fadime Teyze ise ikimizi sırayla inceleyip gülümsedi.  "Bence ikiniz de gayet gençsiniz. Şakayı geçelim... İkiniz de oldukça enerjik ve dinamik duruyorsun ve bir de... Birbirinize çok yakışıyorsunuz." O an tükürüğüm boğazımda kaldı ve deli gibi öksürmeye başladım. Çağrı sırtıma hafifçe vurmaya başladığında güldü. Önümdeki çaydan bir yudum alıp kendime geldiğimde Fadime Teyze'nin bana nasıl da gol attığını düşündüm.  Kaşla göz arasında bana golü atmıştı valla. Hem de hiç acımadan. Çayımı yeniden sehpaya koyunca Çağrı elini sırtımdan çekti. Bana sırıtarak bakıyordu. Eski haline geri döndüğü için mutlu olmuştum. Bu uğurda kendimi birazcık feda etmiştim. Ama olsun, en azından Çağrı biraz olsun kendine gelmişti. Önemli olan buydu.  "Fadime Teyze," dedim hem konuyu değiştirmek için hem de asıl konuşmak istediğim konuya gelmek için.  "Efendim güzel kızım?" dedi ve çayını içti. Boğazımı temizledim ve rahatça konuşabilmek için derin bir nefes alıp verdim. Ona karşı kendimi şimdiden mahçup hissediyordum.  "Çağrı seninle ilgili bir şeyler söyledi. Kız kardeşimi sana anlatmıştır," dediğimde tebessüm ederek başını salladı ve cevap verdi. "Evet, biliyorum. Çağrı bana her şeyi anlattı ve ben de her detayını biliyorum. Sormak istediğin ne varsa bana sorabilirsin." Dudaklarım kıvrıldı. Anlayışlı sesiyle içim en azından rahatlamıştı. Gerçekten çok tatlı bir kadındı.  "Kız kardeşimin yani Pelin'in yurt dışında tedavisi başlayacak. İki hafta sonra Çağrı'nın ayarladığı özel uçakla gidecekler. Ben gidemiyorum. Hem buradaki işlerden hem de Pelin böyle istedi diye. Kendi işlerimi ertelememi istemedi. Çağrı da senden bahsetti. Çağrı'nın teklifine ne dedin?" diye sordum merakla.  Çay bardağını elinde tutarken önce birkaç yudum içti ardından gülümsedi. Onun ne diyeceğini heyecanla beklerken Çağrı'ya da bakmıştım. Bana göz kırpıp gülümsedi. Tekrar Fadime Teyze'ye döndüm.  "Ben kabul ettim kızım." Verdiği cevap beni biraz rahatlattı ama biraz da gergin hissettirdi. Kimseyi mecbur bırakmak istemiyordum.  "Fadime Teyze kabul etmek zorunda değilsin. Yani... Ben kesinlikle seni zorlamak istemem. Sonuçta başka bir ülkeye gideceksin. Çağrı senin daha önce orada yaşadığını söyledi. Ama ben yine de senin düzeninin bozulmasını hiç istemiyorum." Sözlerimi dikkatle dinleyip çay bardağını orta sehpaya koydu ve yeniden yerine oturup arkasına yaslandı.  "Ben zaten gitmek istiyorum kızım," dedikten sonra iç çekti. "Yani buradan uzaklaşmak bana da iyi gelecek." Kaşlarımı merakla kaldırıp ona baktıktan sonra Çağrı'ya da baktım. Çağrı bakışlarını kaçırdığında kaşlarım hafifçe çatıldı. Neler olduğunu anlayamasam da Fadime Teyze açısından olumsuz bir şeylerin olduğu ortadaydı.  "Neden?" diye sorduğumda biraz bodoslama girip özel bir soru sorduğumu hissettim ama iş işten geçmişti. Fadime Teyze sessiz kalınca kötü bir hisse kapıldım. Sanki yanlış bir şey söylemişim gibi. Çağrı boğazını temizledi ve konuştu.  "Babam yüzünden," dediğinde ona baktım. Tek kaşımı kaldırdım. "Nasıl yani?" diye sordum merakla. Çağrı elleriyle oynarken aynı zamanda sıkıyor gibiydi. Babasına olan sinirini ellerinden çıkarıyordu sanki.  "Fadime Teyze ile olan bağımız her zaman aynıydı. Babam için de öyle zannediyorduk. Ama birkaç gün önce Fadime Teyze'yi resmen hiçe saydı. Bunca yıllık emeğini çöpe attı. Saçma sapan konuştu. Ağır konuştu," dedi Çağrı. Fadime Teyze'ye bakıp iç çekti. "Ben de benimle kalmasını istedim. Sonra da Pelin ile gitmesinin ona da iyi geleceğini düşündüm. O da hemen kabul etti ve emin ol Pelin'e kendi kızı, torunu gibi bakar. Endişe etme." Çağrı'nın sözlerine karşılık içim burkuldu. Fadime Teyze gerçekten çok üzgün görünüyordu.  "Üzüldüm," diye mırıldandım. Fadime Teyze başını salladı.  "Ben de," dedikten Sonr nefesini dışarı verdi. "Ama yapacak bir şey yok. Böyle olması gerekiyormuş. Ya da böyle olması benim için daha iyi oldu. Halit Bey son zamanlarda kendini iyice aştı. Kendini bilmez bir insan oldu. Sadece bana değil, herkese karşı bir kibir abidesi olmaya başladı. Bu halini hiç anlayamadım." Ne diyeceğimi bilemediğim için sustum. Çağrı da bir şey dememişti. Ama sonra konuşan o oldu.  "Daha çok para kazandı. Karakterini kaybetti. Paradan başka bir şey düşünmüyor. Bu yüzden onunla yollarım hep ayrılıyor. Yurt dışına bile onun yüzünden gittim ben. Sırf onunla çalışmamak için." Şaşırdım. Çağrı'nın neler yaşadığını şimdi öğreniyordum ve nedensiz bir şekilde de suçluluk duygusuna kapılmıştım. Yaşadığı sorunlardan bir haberdim.  "Bunları bilmiyordum," dedim kısık bir sesle. Çağrı bana baktı ve başını salladı. Ardından dudakları kıvrıldı.  "Çünkü benim diğer tarafımı bilmiyorsun Duru. Daha doğrusu o tarafı ben hiç kimseye göstermiyorum. Herkes bilmez. Fadime Teyze beni çözüyor arada. Bazen de anlamadığı için kızıyor." Hafifçe güldüm ve ona yaklaştım. Eline uzanıp tuttum ve okşadım. Bu hareketimle dudakları daha da kıvrıldı.  "Üzülme," dedim ellerimize bakarken. "Babanla olan iletişimin belki düzelir. Belli olmaz." Başını iki yana salladı.  "Düzeleceğini sanmıyorum. Ama en azından biraz sakin olmak isterdim." Yanağımın içini ısırdım. Elimi çekip bu sefer de Fadime Teyze'ye baktım.  "Senin emeklerini de hak etmiyor o zaman Fadime Teyze," dediğimde başını salladı.  "Aynen öyle kızım. Onun dediklerini unutmam. Ve asla affedemem. Yenilir yutulur gibi değil yani. Bir daha da onun evine gitmem. Arkasını toplasın bakalım." Bir an hiddetle konuşmuştu. Halit Bey'in ona tam olarak ne dediğini bilmiyordum. Ama yine de başımı salladım ve onu destekledim.  "Haklısın," deyip ayağa kalktım ve Fadime Teyze'nin yanına gittim. Hemen yamacına oturduğumda ellerini tuttum. "Çok teşekkür ederim," dedim minnetle. "Gerçekten," diye devam ettiğimde sesim titredi. "Pelin benim için çok önemli. Ben de geleceğim. Ama en azından ben gelene kadar sana emanet etmek içimi rahatlatır. Allah razı olsun." Fadime Teyze yanağımı okşadı.  "Ne demek güzel kızım. Ben hem Pelin için hem de kendim için gidiyorum. Göreceksin, orası hem Pelin'e hem de bana iyi gelecek. Neler neler yapacağız biz onunla, kıskanacaksın," dedi gülerek. Hafifçe güldüm. Sonra yanağımı sıktı. "Çağrı için önemli olan insanlar benim için de önemlidir.". Yanaklarım yandı ve göz ucuyla Çağrı'ya baktım. Tatlı sırıtışı yine yüzüne yayılmıştı. Birkaç saniye sonra da konuştu.  "Evi gezdirecektim sana. Duygusal konuşmanıza sonra devam edin," dediğinde Fadime Teyze güldü.  "Deli oğlan." Çağrı ise sırıtmaya devam etti. Ona öylece bakarken aslında hayatımda oluşunun benim için bir şans olduğunu anladım.  Sanki Çağrı benim en zor zamanımda karşıma çıkan bir iyilik meleğiydi. Başta böyle düşünmesem de onun hakkındaki fikirlerim değişmeye devam ediyor ve aynı zamanda yeni yeni şeyler öğrendiğim için onu tanımaya çalışmak bana daha iyi geliyordu.  Belki de gerçek Çağrı’yı öğrenmek aramızdaki iletişimin bambaşka bir boyuta geçmesini sağlayacaktı. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE