19
Efe, Hakan’ı arayıp olayı anlatınca korkmuştum. Yaren’in babası askerdi ve Yaren ben özgür kızım tarzında takılsa da; bildiğim ev kızıydı bunu Yaren’i görünce anlamıştım. Korkum Efe ve Yaren’in nasıl yakalanmış olduğuydu. Acaba basılmışlar mıydı? umarım düşündüğüm gibi değildir diye dua ederek Hakan ile birlikte gittim.
Ama Yaren’in annesinin tavrını hiç beğenmedim, kızı cici, efe pis kaka mantığındaydı. Kızını ve aile imajını, haliyle kendini korumaya ve hata yapmadığına ikna etmeye çalışıyordu, hem bizi hem kendini.
Hakan ile benim fikrim büyük bir gösteri yaptıklarıydı ve hatta daha önce bu olayı yaşadıklarıydı, kızı okuldan alacaklarına bile inanmadık. Gerçi bu olayı en az bir defa daha yaşayacaklarına emindik. Bence Efe şuan kendini boşuna üzüyordu, bence bu kız ne yapar eder kendini bu olaydan sıyırırdı.
Efe benin kanaatimce kurtulmuştu bile. Yaren’in bizim evde Efe için neler dediğini duyduktan sonra; Efe’ye ailesinin bu kadar hakaret etmesine susuyor olması bendeki değerini yitirmişti.
Sadece Efe’nin çok çocuksu ve çok duygusal olduğunu bildiğimden, sadece Efe’nin şuan yalnız kalmamasını istiyordum. Hakan’a dönüp ‘’Hadi eve gidelim de bir çay demleyeyim’’ dedim ve Efe’yi de alıp eve götürdüm.
İlk defa Efe’yi böyle görüyordum, çok durgundu, sanki ölmüş gibiydi. Efe normalde her daim mutlu, gülümseyen, hayata biraz şakacı bir yanla bakan mutlu ve konuşkan biriydi. Ama şimdi gördüğüm Efe bu anlattıklarımın tam tersiydi. En iyisi yarın Efe’yi dışarıya çıkartmaktı.
20
Geceyi zor geçirmiştim, gece bir ara i********:’dan ‘’Ben Yaren, iyi misin?’’ diye bir mesaj almıştım. Ama mesajı atan gerçekte kimdi bilmiyordum, çünkü tüm Amasya bu olay ile çalkalanıyordu. Bana her gittiğim yerde Yaren’i kötüleyerek ‘’biz seni uyarmak istedik ama yanlış anlarsın diye sustuk’’ diyorlardı.
Neden sustunuz be? Neden ben aşık olmadan uyarmadınız? Neden? Dost musunuz siz? Neden daha çok acı çekmem için beklediniz ki? Diye insanlara içimden isyan ederken telefonum çaldı.
-Hayatım ben Yaren, evden kaçtım otogara gidiyorum beni Amasya otogarından al.
-Hayatım dur, eve dön. Seni seviyorum ve sana zarar gelmesini istemiyorum.
-O zaman akşam yedide otogarda ol.
-Hayatım, sizinkilere söz verdim ve sözümü tutarsam seni okuldan almayacaklarına karşı bana söz verdiler. Hayatın yarım kalmasın. Bir sene sabredeceğiz ve sonra kavuşacağız.
-Aptalsın, babam gece beni bir daha okula göndermeyeceğini söyledi bana. Ben seni görmeden yaşayamam.
-Tamam otogarda olacağım.
-Hakan Abi, Yaren aradı evden kaçmış.
-Ne? Neden?
-Babası okula göndermeyeceğini söylemiş ama dün ailesine söz verdim. Hem sözümü, hem de bana kefil olan sizi ezmek istemiyorum. Ne yapmam lazım.
-Ailesine haber verelim.
-Nasıl ulaşacağız?
-Buluruz bir yolunu…
-Tamam abi. Abi ama Yaren’i üzmeden yapalım ne yapacaksak.
-Efe, şu durumda önce kendini düşün ne olur?
-Abi kızın bir hatası yok, diyelim ki var; o zaman okuldan alındığında ailesine daha çok tepkili olmaz mı? Aynı hatayı bir daha yapmaz mı? Yaparsa elinde diploma ve mesleği yokken başkalarına muhtaç olmaz mı? Ben okulunu bitirsin ve mesleğini eline alsın istiyorum.
-Ah be Efe’m. Sen gerçekten aşk adamısın.
Bir koşuşturmaca başladı ki ne yapacağımı bilmiyordum. Ama Yaren’e kızmıştım, çünkü anne ve babasına ulaştığımda bana ‘’Bu kız ne yapmaya çalışıyor, biz pazartesi okula göndereceğiz demişken; neden evden kaçıyor? Anlayamıyoruz.’’ Demişlerdi. Yaren bana yine yalan söylüyordu.
Hakan Abi ‘’Efe bak sakın Yaren’e kızma, o senin için bir şeyler yapabileceğini ispatlamak istiyor. Aklınca kahramanlık yapıyor. Ama sakın tamam gel kal da deme, ailesiyle arasını açma.’’ Dedi. Ah abi ah, ne diyeyim ki ben şimdi… Kahramanım olması için bir şey yapmasına gerek yok ki, Yaren zaten benim kahramanım ki.. Bir gülüşü, bir konuşması, bir ‘’Düştüm’’ yada ‘’Hayatım’’ demesi kahramanım olmasına yetiyor ki.
Yalan söylemesi beni çok kırıyordu sadece ve artık yalan söylediğini Hakan Abilerde biliyordu. Ben ilişkideki hataları kimseye yansıtmama ve belli etmeme taraftarıydım, ileride ben o hataları affedebilirdim ama bu hataları bilen çevrem benim yüzüme vurabilirdi ve bu olsun istemiyordum. Sırf bu yüzden hatalı kim olursa olsun, annem ilişkim hakkında bir şey sorduğunda hata varsa hep üzerime alırdım. Çünkü yarın bir gün bir sorunumuza denk gelen annem, annem olduğu için içgüdüsel olarak beni savunmak için o hataları sevdiğim kadının yüzüne vursun istemiyordum. Ben böyle düşünürken Yaren bizi herkese ifşa ediyordu.
Yaren’i otogardan Hakan Abi ile aldık, Hakan Abi arabada konuyu bildiğinden ‘’Yaren ne oldu gülüm? Evdekiler ne yaptı da böyle bir karar aldın?’’ diye sordu ve Yaren tekrardan ‘’Beni okula göndermeyeceklerdi’’ dedi. Birileri yalan söylüyordu ama anlayamıyorduk. Kime güveneceğimizi şaşırmıştık. Ama doğru er geç ortaya çıkacaktı ve ben bu sefer beni mutlu edecek olanı değil; doğruyu ve Yaren’i üzmeyecek olanın olmasını istiyordum.
Babası ve annesi gelene kadar Elma Simitte Yaren ile oturmaya başladık, Yaren evdekilerin geleceğini bilmiyordu, bende kimin doğruyu söylediğini…
Babasının arabasını gördüğünde panik yaptı, babası ve annesi yaklaşırken de çok korktu. Sadece sarılıp ‘’Korkma, sana zarar verecek bir şeye izin vermeyeceğim söz veriyorum’’ diyebildim. Yemin ederim ki tek istediğim Yaren’in en az zarar göreceği yoldu. Yoksa kendimi düşünüp Yaren’i otele götürmek benim daha çok işime gelirdi ama ben ayrılmayı düşünsem de, bu güzelin mutluluğunu istiyordum. Keşke beni anlasaydı.
Yaren annesi Ümran Hanım ile konuşurken, babası Ufuk Bey beni kenara çekip özel konuşmak istedi. Yaren’i ne zora sokacak ne de kendimi kurtarıp Yaren’i suçlayacak bir şey söylemedim. Hatta o an Ufuk Abi bana ‘’Sen güzel ve dürüst adamsın, Yaren’de isterse seninle görüşmesine izin veriyorum’’ dedi.
21
-Eeee, ne oldu? Hızlı anlat, akşam oluyor.
-Müjdat abim, anlatıyorum.
-Kardeşim bir iki saatte seni çıkaracaklar merak ediyoruz.
-Sonrası olayın en acı yeri be abi, duymasan daha mutlu olursun. Ben o sonrasını yaşadığımda nefes alamadım.
-Anlat be oğlum, biz hala umutla bekliyoruz. Adını andığında bile hala gözlerinin içi gülüyor. Bu hikaye mutlu sonla bitmeli.
-Bitmedi abi. Acı sonla bitti.
-Nasıl ya?
-Ben de çok mutlu sonla bitmesini istedim, çok ümit ettim ama…
-O zaman nasıl hala adını anarken mutlu olursun?
-Beni çok mutlu etti be abi… Hayatımın kadınıyken, hayatımdan çıktı diye hayat kadını gibi davranmamı bekleme..
-Ah be İrfan.. Seninle rakı içmeliyiz.
-Sarı Zeybek içelim abi.
-O ne?
-Aşkın acının rakısı, güzel bir rakı markası..
-Ah be oğlum üç dört gün kaldın ama bizi dağıttın be yazarım. Neden çıkmak istemediğini anladım, sen cezanın kralını çekiyorsun. Hem de en güzel cellat tarafından.