Baskın ve Saldırı

1144 Kelimeler
17 Yazar kardeşimizin sohbeti iyiydi ama bugün gidecekti, denetimli serbestliğe çıkıyordu, babası çok hastaydı ve bu yüzden işlemler hızlı ilerliyordu. Kendisine bu söylenmezdi, nasıl denir ki; ‘’Babanın durumu çok ağırmış’’ diye. Neyse demeyecektik, güçlü adamdı ve eve gittiğinde kendisi yüzleşecekti ama bu akşam çıkacağını söylemeliydik. Hazırlanmalı sonuçta. -Ah be yazar, ayıp ettin. -Ne yaptım Nida Abi? -Ben gitmek istemiyorum, sizi sevdim diyordun. -Öyle abi. -Denetimli serbestliğin çıkmış, akşama yolcusun. -Hadi ya… -Oğlum manyak mısın, sevinsene. -Abi sizleri gerçekten çok sevdim. -Dışarıda görüşürüz. Zaten hikayeni merak eder Mehmet Abi’n, devamını öğrenmek için arar seni. -Ben yazarak da anlatırım abi. Zaten birinci kısım bitti sayılır. -Valla yazarım, onlar Özge kısmını daha çok merak ediyorlarmış. -O bölüme daha var abi, birinci kısmı bitireyim ikinci kısımı yazarak anlatırım sizlere. -Tamamdır. 18 Yemeğimizi yemiş, KahveLand’da kahvelerimizi içiyorduk ki, Yaren2in telefonu çaldı… Arayan yurttan arkadaşıydı, yurdun güvenliği Ahmet Abi Yaren’i sorup duruyormuş ve ‘’Ne işler yapıyor bu kız’’ diyormuş. Yaren bunu duyduğunda çıldırdı ve hemen annemi arayayım dedi. Annesini arayarak durumu anlattı, annesi de ‘’sorun yok kızım, kimin ne dediği bizi ilgilendirmez, kimse sana karışamaz’’ demişti. Yaren rahatlamıştı, ‘’Merak etme hayatım sorun yok, anneme söyledim sıkıntı olmaz. Bu gece her türlü beraber uyuyacağız.’’ Dedikten hemen sonra tekrardan arayan annesinin telefonuna cevap verdi. -Yaren, n’oldu hayatım? -Aşkım ya, sorun yok. Ama annem ‘’Yurda git bi, bu güvenlik ne yapmaya çalışıyor bir öğren, gerekirse beni ara’’ diyor. -Tamam Güzelim. -Güzelim diyen diline kurban olurum. Düşüyorum yapma. Bu arada şey… Yarın mı beraber uyusak, şimdi yurda gidince çıkamam da. -Tamam hayatım sorun yok. Ben taksi çağırayım seni yurda bırakayım. -Sen de hemen otele git ve uyu ama. -Dışarıda dolaşma çapkınlık yapma mı diyorsun? -Hayır, odana git ve dinlen diyorum. Çünkü sabah altıda yurttan çıkıp sana geleceğim ve yarın için çok enerjiye ihtiyacın olacak. -Vuuuu.. Nedenmiş o? -Sabah altıdan sevişmeye başlayacağız ve tüm gün o odadan çıkılmayacak. Seni istiyorum. Samsun’a geldiğindeki günün rekorunu kıracağız, yeni rekora hazırlıklı ol. -Sen hazırsan ben her daim hazırım merak etme. -Etmiyorum zaten, istediğin hangi zaman sana hayır dedim ki? -Her istediğimde ‘’Hayır’’ diyorsun. -Ama her istediğinde sevişiyoruz, sen bakma ‘’Hayır’’ dediğime. Ben seni, senin beni istemenden daha çok istiyorum. -Gerçekten mi? -Gerçekten. -Düştüm. -Ben her sevişmemizde defalarca düşüyorum, yatakta çok iyisin. Yine tahrik olmuştum, bu kız beni çıldırtıyordu ve her an bu kızı burada masaya yatırıp… Yok yok, masada olmaz ama kafenin tuvaletine götürüp, sahip olabilirdim ki; taksimiz geldi. Çok tahrik olmuştum ama sabaha kadar bekleyecektim. Yaren’i Ulu Çınar Apart yurdunun önüne taksiyle bıraktım ve pansiyonuma devam ettim. Çok heyecanlıydım ama bir dakika… Ben bu kızdan ayrılmaya gelmiştim… Of Yaren of… Beni ne hallere sokuyorsun ya. Neden ben bu kıza dayanamıyorum ki?  Bir şans daha mı versem diye düşünüyordum ki bir mesaj geldi. Hayatım yurda gel. Neden Hayatım?  Sorunu hallettim, Gel gezelim biraz daha. Hayatım saat on oldu. Bir, iki saat için değmez. Sen yurda geç yarın görüşürüz. Yok hayatım. Gel. Bir şey mi oldu? Hayır, sorun yok. Ama benim için önemli gelmen. Bir şey vardı ama söyleyemiyordu. Yaren kısa mesaj atmazdı, hep w******p’dan yazardı ama şu an kısa mesaj atıyordu. Kesin bir sorun vardı. Önce durdum, sonra tedbir olsun diye Yaren’in bugün yatakta çektiği fotoğraflarımızı sildim telefondan. Taksiyi aradım ve Yaren’e mesaj attım; Tamam Hayatım geliyorum. Ne yapacağız? Sen gel de bakarız. dolaşırız biraz daha. O zaman karar ver. Taksiye gelince, gideceğimiz yere  taksiyle devam edelim. Tamam. ‘’Tamam’’ mı? Hayatım yok, aşkım yok… Kesin bir sorun vardı. Acaba ‘’evdeki sorun çözülmüş, düşündüğüm gibi fotoğrafları annemlere yollamamışlar. Sorun yok, seni seviyorum.’’ Dediği gün, dediklerim doğru mu çıkmıştı. O gün Yaren’e ‘’hemen rahatlama, hareketlerine de bu sene dikkat et. Öncelikle laf getirecek bir şey yapma, öyle akşam gezmelerini bırak. Ne bana, ne ailene laf getirme. Çünkü iki ihtimal var; birincisi annenlere düşündüğün gibi uygunsuz fotoğrafların gitmediği için sana güvenmiş olabilirler ama aynı mesajlar tekrarlanırsa güvenleri sarsılır, ikincisi ise ne annen ne de baban bu durumu yemedi sadece sana suçüstü yapmak istiyor olabilirler’’ demiştim. Çünkü o gün (anne ve babasına mesaj gittiği gün) ‘’babam beni kesin okuldan alacak, eve kapatacak, ben öyle bir hayat istemiyorum’’ deyip duruyor ve çok korkuyordu. Ama Furkan’ın yanından beni aradığında, birden korkusu gitmiş ve her şey yolundaymış ve sanki hiç o sorun yaşanmamış gibi eski ruh haline dönmüştü. Beni hem bu geçiş korkuttuğu için ve önüne geçmezsem aynı hataları tekrarlayacağı için, hem de O’nun gibi yirmi yaşında toy biri olmadığımdan ve baba olsam ne yapardım düşüncesiyle düşünüp iki seçeneği sunmuştum. Muhtemelen ikinci seçenek gerçekleşecek bugün diye düşünürken, yurdun önüne geldim ve Yaren’i aradım. ‘’Taksiyi gönder ve gel’’ dediği an tahminimin gerçek olduğunu anladım. Zaten saniyeler sonra Yaren’in arkasında annesi Ümran Hanım belirdi. Heyecanlanmıştım. Yaren, annesi ve ben cadde üzerindeki çiğ köfteciye oturup konuşmaya başladık. Annesi sinirliydi, bana aradaki yaş farkından hakaret ediyordu ama aramızdaki yaş farkının yirmi yaş olduğunu söyledikleri söylediği an ‘’O kadar da değil’’ diyerek kimliğimi masaya koydum. Ümran Hanım sözüm ona beni araştırmış ve sordurmuş, benim için ‘’Serseri, ne yaptığı belli olmayan biri’’ demişlerdi. Ümran Hanım’da kendisine giden mesajları unutarak, durumu bana yıkmaya çalışıyordu. Bende konuşmayan ve susarak her şeyi kabullenmiş gibi devamlı ağlayan Yaren’im daha çok üzülmesin diye alttan alıyordum. Sonunda kendisinin beni bilmediğini, ‘’Yaren annem senin fotoğrafını gördü ve tatlı çocuk’’ dediğinde bana yalan söylediğini anladım. Artık dayanamadım ve konuşmaya başladım. Konuşmanın harareti geçince, masaya babası Ufuk Bey’de geldi. Ümran Hanım’ın deyimiyle ‘’Babamız psikopat bir asker ve çevresi çoktu. Eli çok uzundu ve Yaren’i takip ettiriyordu. Bugün benim geldiğimi duymuş ve atlayıp gelmişti.’’ Ufuk Bey masaya gelir gelmez, elini sertçe masaya vurarak; ‘’Bak aslanım neler dönüyor anlamıyorum ama ya yarın bu kızla evlenirsin yada ben bana gelen mesaj ve fotoğraflar için savcılığa giderim.’’ Dediğinde artık dayanamadım. ‘’Ufuk Abi, benim niyetim kızınızla ciddiydi zaten, bunu tüm Amasya biliyor zaten, istediğinize sorun. Beni savcılıkla tehdit ediyorsunuz da; ben neden savcılıktan korkayım ben ne yaptım? Sizin iki gün boyunca dayanamadığınız o mesajları ben Yaren ile birlikte olduğum günden beri alıyorum. Ama ben kızınıza güvendim hep, o kadar yalana rağmen. Ben kızınızla evlenirim ama bir şartım var, o savcılığa mutlaka gidilecek. Çünkü evlendikten sonra böyle mesajlar almak istemiyorum. Ben bugüne kadar Yaren’e hep, bilmem gereken bir şey varsa söyle, söyle ki arkanda durayım dedikçe hep yalan söyledi ama ben her defasında affettim. Burada suçlu ben değilim, benmişim gibi yapmayın. Yaren’in hatalı çıkmaması için lütfen beni karalamayın.’’ Dememle adam çıldırdı. ‘’Kalk git lan, bir daha kızımla görüşmek yok, Yaren’i de zaten okuldan alıyorum’’ dedi. ‘’Tamam’’ dedim. Hemen Hakan Abi’yi aradım ne yapacağımı bilmiyordum ama telefonumu temizlediğime sevinmiştim, çünkü babası telefonumu kontrol etti. Yaren’in telefonunda fotoğrafları bulmuştu. Çünkü kızı daha öncede erkeklerle fotoğraf çektirmişti ve babasına bunları atmışlardı. Olay çok büyüyecekti ama benim korkum yoktu, korkulacak bir şey yapmamıştım. Sadece Yaren’in korkulacak şeyler yaptığını biliyordum ama onda da ailesi kendi kızlarını rezil etmemek için susacaklardı.  Sonuçta kızlarını korumak için suçu atabilecekleri bir günah keçisi arayışı içindelerdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE